Tiny Url
http://tinyurl.com/y7mg2cpn
Eyl 08 2018

Berat Albayrak: ABD ile ittifakımızın en hayal kırıcı anlarından biri

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, ABD merkezli Foreign Policy dergisindeki makalesinde son dönemde gerilen ABD-Türkiye ilişkilerini kaleme aldı. Albayrak, “ABD’nin küresel ekonomiyi yönetmesine güvenilemez” yorumunda bulundu.

Evrensel’in AA'dan aktardığı habere göre Albayrak'ın yazısında ABD’nin siyasi nedenlerle yaptırım uyguladığı tek ülkenin Türkiye olmadığı belirtti ve “Türk ekonomisine yönelik saldırı, ekonomik gücün siyasi bir silah olarak şuursuzca kullanılmasının nasıl ciddi küresel risklere yol açabileceğinin örneği olarak ele alınmalı. Şimdi, diğer ülkeler Türkiye ile birlikte hareket ederek, gelecek yapay krizlere karşı ortak bir strateji geliştirmeye katkı sağlayabilir” dedi.

“Bu ağustos ayında Türkiye ekonomisi küresel haberlerin ana konusu oldu. Bunun sebebi, global ekonomik sistemdeki en büyük oyuncu olan ABD tarafından Türk ekonomisine yapılan sistematik saldırıydı" diyen Albayrak, "Bu, Türkiye ve ABD arasındaki ittifak tarihinin en hayal kırıcı anlarından biri oldu. ABD Başkanı Donald Trump’ın yönetimi, NATO üyesi bir ülkenin ekonomisine alenen yaptırımlar ve tarifelerle saldırdı" tespitinde bulundu.

Albayrak, TL'deki değer kaybını buna bağlarken "Türk ekonomisinin güçlü temellerini ortaya koyduğunu" iddia etti ve devam etti:

“Türk ekonomisi, negatif propaganda ve finansal sistemine yapılan saldırılar karşısında gücünü ortaya koydu. Türk lirasında geçen ay yaşanan değer kaybına, hiçbir ekonomik göstergenin ya da makroekonomik verinin neden olmadığını vurgulamak önemli. Bu süreçte, Türkiye’nin finansal yapısı ve bankacılık sisteminde, önemli hiçbir değişiklik yaşanmadı.”

Albayrak, makalesinde, ayrıca "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) bağımsızlığının, etkinliğinin ve parasal politikada lider rolünde kalmasının, AKP'nin son 16 yıldaki tüm hükümetleri için olduğu gibi bu hükümetin de öncelikleri arasında yer aldığını" savundu.

Türkiye’nin Uluslararası Para Fonu’na (IMF) başvurmasının gündemde olmadığını kaydeden Albayrak, şöyle yazdı:

“Türkiye, şimdiye kadar olduğu gibi döviz rezervlerini uluslararası piyasalardan sağlamaya devam edecektir. Bizim hedefimiz Türkiye’nin doğrudan yabancı yatırımları çekmeye devam etmesi ve küresel ekonomi için bir inovasyon, araştırma ve geliştirme merkezi haline gelmesidir.”

Albayrak, "Hükümetin serbest piyasa prensiplerine bağlılığının hiçbir finansal kriz veya saldırıyla zayıflatılamayacağını" söyledi, “Biz sermaye kontrollerini hiçbir zaman değerlendirmeye almadık ve gelecekte de asla almayacağız” taahhüdünü yineledi:

“Türk ekonomisine yönelik saldırı, ekonomik gücün siyasi bir silah olarak şuursuzca kullanılmasının nasıl ciddi küresel risklere yol açabileceğinin bir örneği olarak ele alınmalı. Şimdi, diğer ülkeler Türkiye ile birlikte hareket ederek gelecekteki yapay krizlere karşı ortak bir strateji geliştirmeye katkı sağlayabilir.”

Albayrak, makalesinde Türkiye ve AB arasındaki iş birliğini de değindi ve “Dayanışma ruhu, her iki tarafın siyasi ve ekonomik refahı için öneminin kanıtlanmasıyla yeniden canlandı” dedi.

Rahip Andrew Brunson'ı "Türkiye’deki barış ve istikrarı hedef alan teröristlerle güçlü bağları bulunan bir Amerikan vatandaşı" olarak tanımlayan Albayrak, Trump yönetiminin bu dava sürecini, yaptırımlar için mazeret olarak kullandığını savundu. Bakan Albayrak, “Washington’ın ekonomik silahlarını arsızca kullanması dünya genelindeki birçok ülke ve yatırımcı için bir uyarı alarmı oldu. Bu saldırı, sadece Türkiye ile ABD arasındaki ittifakın geleceği için değil küresel piyasalar içinde riskli olarak değerlendirildi” tespitinde bulundu.