Ara 25 2017

Bu KHK’lardan sonra kredi notu artmaz

Hükümet ekonomiyi siyasete yapışık bir argüman haline getirdiğinden beri uluslar arası mali kuruluşlar ve onların açıklamaları bir yerde ‘maksatlı’ ve hatta ‘haram’ statüsüne konuldu.

Ancak yaşanan tüm menfi gelişmelere rağmen o kuruluşlar hala yerinde duruyor ve geniş etkilerini koruyorlar. Kim bunlar? IMF, Dünya Bankası, uluslarası kredi derecelendirme şirketleri, küresel yatırım bankaları vb. Siyasilerimiz hala onların uyarılarını dikkate almasa da o uyarıların başladığı 2013 ortasından sonra Türk ekonomisisnde işlerin iyi gitmediği de kesin.

Örneğin döviz 2 kattan fazla arttı, işsizlik ve enflasyon yeniden çift haneye çıktı. Yani bizim onların Türkiye hakkındaki açıklamalarını kabul etmememiz günlük hayatta karşılığını bulmuyor. Bu nedenle ne demişler diye kulak vermekte fayda var.

Hürriyet yazarı Erdal Sağlam da uluslar arası mali kuruluşlardan son günlerde gelen uyarıları sıralıyor. Hafta sonunda Dünya Bankası ve derecelendirme şirketlerinden gelen açıklamaları hatırlatmış. ‘Bu açıklamaları “uluslararası ekonomi çevrelerinden gelen 2018 yılına ilişkin ilk ekonomik uyarılar” diye okursak, sanıyorum hata yapmış olmayız’ diyor.

Yazar bu açıklamaların özet ortak noktası olarak, ‘Dünya ekonomisinde bir canlanma yaşandığı, Türkiye’nin 2017 yılında bu yaşanan canlılığın da ötesinde çok yüksek büyüme rakamına ulaştığı hatırlatılıyor. Küresel ekonomide canlılığın süreceği ama Türkiye’deki büyüme oranlarının, çeşitli nedenlerle, düşeceğinin altı çiziliyor’ diye yazmış.

Söz konusu uyarı ve açıklamaları 2018’in ilk aylarından başlayarak tümünde devam etmesinin beklendiği vurgulayan Sağlam, yeni yılda yapılacak uyarıların üslup ve piyasalarda yapacağı etki açısından daha sert olacağının da altını çizmiş. Haftasonunda Moody’s’ten gelen açıklamayı hatırlatıp şöyle sürdürüyor:

‘Moody’s Kıdemli Başkan Yardımcısı Kristin Lindow ise kendi notlarının negatifte bulunduğunu, not artımının pek olasılık dahilinde olmadığını ifade etmiş. Lindow, kurumsal ortamın düzenlenip rekabetçiliğin artırılması ve kırılganlıklarda yapısal bir değişim halinde not artırımının düşünülebileceğini de sözlerine eklemiş. Son KHK’ları, dış ilişkilerdeki tehlikeleri göz önünde bulundurduğumuzda, sizce 2019’da iki seçime giden Türkiye, kırılganlıkları azaltıp kurumsallaşmayı sağlayacak, mali ve parasal disiplini koruyacak iradeye sahip olabilir mi?’

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN