'Bu kur artışı ekonomide denge bırakmaz, her şey alt üst olur'

Doların önü alınamaz bir şekilde yükselmesi, ekonomideki kötü gidişatı perçinlerken uzmanlar da kur artışının bir an önce dengeye oturtulması için atılacak adımlarla ilgili reçeteler açıklıyor.

Dünya Gazetesi köşe yazarı Alaattin Aktaş, Temmuz ayı içinde dolardaki artışın yüzde 6 civarında gerçekleştiğini ancak son bir haftada neredeyse bir aydaki kadar bir artış yaşandığını hatırlatıyor ve ekliyor:

"Bu kur artışına dağ dayanmaz! Bu kur artışı ekonomide denge bırakmaz, her şey alt üst olur."

"Dövizde eşikleri hızla aşıyoruz. Bakın geçen yılı 3.81'den kapatmıştık ve bir süre 4'e ne zaman ulaşılacağını konuştuk. Sıra 5 liraya geldi, onu da bir çırpıda aşıverdik. Ve bugünlerde 6 lira konuşulmaya başlandı bile" yorumunu yapan Aktaş, kimsenin doların 6 TL olmayacağını söyleyemediğine değiniyor. 

Doların tırs değil dörtnala koştuğuna işaret eden Aktaş, doların 5.20 TL seviyesini görmesinin enflasyon tahminini zora soktuğunu ve Merkez Bankası'nın yüzde 13.40'lık TÜFE tahmininin tutması için son beş ayda yüzde 3.31'i aşmamak gerektiğini, ancak dövizin böyle baş döndüren bir hızla seyrettiği bir süreçte, beş aylık artışı bu düzeyde tutabilmenin pek de mümkün olmadığını dile getiriyor.

Ancak Aktaş, Türkiye'yi bekleyen tek sorunun döviz kurundaki artış olmadığını şu sözlerle izah ediyor:

"Akaryakıt fiyatlarını ÖTV'den fedakarlık ederek sabit tutuyoruz ve bu fedakarlığın parasal karşılığı yaklaşık 1.8 milyar lira oldu. Kurun böylesine arttığı, İran'a dönük yaptırımlar yüzünden ham petrol fiyatının daha da yükseleceğinin aşikar olduğu bir süreçte akaryakıt fiyatları üstündeki baskı daha da büyüyecek. Ama zam yapılmadığı için yük bütçeye binecek, enflasyona doğrudan bir etki söz konusu olmayacak.

Ancak, kur artışının zorladığı zam yalnızca akaryakıt değil ki. Öyle olsa sorunu halletmiştik bile...

Yüksek kurun yalnızca tüketim mallarının fiyatını etkileyeceği görüşü eksik bir değerlendirme. Biz sanıldığı gibi yalnızca tüketim malları ithal ediyor değiliz. İmalat sanayimiz büyük ölçüde ithal girdiye bağlı. Bu yüzden üretim maliyetlerimiz de kur artışına yakın hızda artacak. 

Ayrıca akaryakıt fiyatları sabit tutuluyor olsa bile enerjimizin neredeyse tümünü ithal ediyoruz.

İşte doğalgaza ve üretimde ağırlıkla doğalgaz kullanıldığı için elektriğe gelen zam...

Dolayısıyla kur artışının enflasyonu etkilemesinden kaçınma şansımız yok. İşte bu yüzden diyoruz ya son beş ayı yüzde 3.31'lik bir enflasyonla aşma şansımızın çok azaldığını..."

Kur artışının enflasyonu tırmandırması olumsuzluğun yalnızca bir boyutu olduğuna işaret eden Aktaş, reel sektörün Mayıs sonu itibarıyla 119.4 milyar dolar döviz varlığı bulunduğuna ancak bu kuruşların döviz yükümlülüklerinin ise 336.7 milyar dolar olduğuna değiniyor. 

Bu da Mayıs ayı itibarıyla dövizde 217.3 milyar dolar açık anlamına geliyor.

Bu yükü durumu en sağlam görünen şirketlerin bile taşıyamayacağına işaret eden Aktaş, "Bu kur artışı, ekonomide yumuşak karnımızdır. Öyle hamasi nutuklarla üstesinden gelinemeyecek kadar yalın ve ağır bir sorundur" tespitinde bulunuyor.

Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz

Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.