Oca 07 2018

Bu sanayiyle ihracat artmaz, cari açık düşmez

Türkiye son 15 yılda küresel piyasalardaki uygun koşulara karşın ekonomisini yeterince modernize edemedi. Bunu birçok veriyle ispatlamak mümkün. Mesela en çok dövize ihtiyacımız olduğu bu dönemde ihracat istediğimiz ölçüde artmıyor. Sebebi yeterli katma değere ulaşmış ürünlerin üretilememesinde.

Geçen yıl ihracat yüzde 10.1 artarken bunun 8 puandan fazla bölümü miktar olarak daha fazla satışla elde edildi. Fiyatlar sadece yüzde 1’in biraz üzerinde arttı. O da dünya hammadde fiyatlarındaki artış ve uluslar arası paritede Euro’nun dolara karşı yükselmesiyle elde edilen bir fiyat avantajıydı. Dediğimiz gibi, sorunun temeli üretimde yatıyor. 

Dünya’dan Tevfik Güngör Türk sanayisinin bu açmazını kaleme alıyor. Güngör 2010-2016 dönemine ait sanayi üretim verilerini yan yana getirip  ‘Sanayide genel olarak üretim artıyor. Ancak sanayinin yapısı değişmiyor. Yüksek teknolojiye dayalı, dünya pazarında rekabet şansı olan malları üretemiyoruz’ tespitini yapıyor.

Sanayide 2016 yılında üretimden satışlarda tüketim mallarının ağırlığının yüzde 26.6, dayanıklı tüketim mallarının ağırlığının yüzde 5.1 olduğunu, ikisinin toplamı olan doğrudan tüketiciye dönük üretimin toplamda yüzde 31.7 ağırlığa ulaştığını söylüyor.

Kalan üretimin yüzde 45.9’unu ara mallar, yüzde 18’ini ise üretim yapmaya yarayacak  sermaye mallarından oluştuğunu vurguluyor. Sanayileşmenin önemli bir göstergesinin toplam üretimde sermaye malı üretiminin payı olduğunu ifade eden Güngör, ‘Son 6 yılda sermaye malları üretiminin toplam üretimdeki ağırlığı yüzde 15.7’den yüzde 18.3’e yükseldi’ diyor..

Güngör şunları söylüyor:

Sanayide son 6 yılda dikkati çekecek bir yapı değişikliği gerçekleşemedi. 2016 yılındaki üretim yapısı 2010 yılındaki yapının benzeri. Özlemimiz, bekleyişimiz, sanayide, ithal ikamesine dönük, yurt dışında talebi olan ürünlerin üretimine dönük bir yapısal değişmenin gerçekleşmesi. İthalatı azaltmak, ihracatı artırmak için buna mecburuz.