Kas 08 2017

'Bugün ucuz dediğiniz et, yarın çok pahalıya gelecek'

Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, vatandaşa ucuz et yedireceklerini söyledi. Fakıbaba, bir başka açıklamasında ise "benim gariban halkımın da nasıl ucuz et yiyeceğini bütün Türkiye'ye göstereceğim" dedi.

Bunun üzerine ucuz et satışı kapsamında iki market ile anlaşma sağlandı. Bu marketler, Et ve Süt Kurumu tarafından tedarik edilen ayda toplam 6 ton eti tüketiciye ulaştıracaktı. Ancak ilk etapta satışa sunulan et stokları yetersiz kaldı. Sabah başlayan et satışları, gün ortasına ulaşmadan saat 11.00'de tükendi. Fakıbaba, gerekirse et satışlarını 6 tondan 10 tona çıkarabileceklerini belirtti.

Etler 11.00 gibi tükendiği için, ucuz et almak için tüketici, markete sabah erkenden gitmek zorunda. Ayrıca tüketici, kişi başına 2 paket yani toplamda 1 kilo et alma hakkına sahip.

Ucuz et satışı görünüşe göre pek çözüm olabilmiş değil. Ali Ekber Yıldırım'a göre beraberinde daha büyük sorunları da getiriyor. Yerli üreticiyi, maliyeti karşılamadığı için üretimden vazgeçirebilir. Kasaplar da mağdur edilecek:

Satılan ucuz etin faturası ülkeye çok ağır olacak. Ucuz et satışı nedeniyle besici hayvanını kestiremiyor. Aylardır beslediği hayvanını maliyetin altında satmak zorunda kalıyor. Daha da önemlisi besici üretimden kaçıyor.

Devletin kredi ve desteği ile 2010 yılından sonra kurulan binlerce besi işletmesi boş. Yatırım yapanlar zararda. Bütün bunları üst üste koyunca ucuz etin faturası gerçekten çok ağır olacak. Vatandaşa bir kilo eti ucuz yedireyim derken, üretim bitiriliyor. Türkiye, her geçen gün daha çok ithalat yapmak zorunda kalacak. Üretimi bitirirseniz yarın paranız olsa dahi ithal edecek et bulamazsanız. Bugün ucuz dediğiniz et, yarın çok pahalıya gelecek.

Bakanlığın her yıl 20 bin işletmeye, işletme başına 5 damızlık düve ithal ederek dağıtması hayvan hastalıklarının yayılması tehdidini de beraberinde getiriyor. Hayvanla birlikte hastalıkta ithal edilmiş olacak. Mevcut sürülerin sağlığı da tehlikeye atılıyor.

'Ucuz et' adı altında ülkemiz canlı hayvan ve et ithalatının cenneti yapılıyor. Bunun faturası çok ama çok ağır olacak. Çözüm; 2010 yılından bu yana sonuç alınamayan ithalatta değil, üretimde aranmalı. Üretim, üretim, üretim.