Çin de sert oynamaya başladı- Emre Alkin

İşlem haftasının tam ortasındayız ve altından hisse senetlerine kadar neredeyse tüm enstrümanların sertçe dalgalandığına şahitlik ediyoruz. Özellikle hisse senedi piyasalarındaki gelişmeler dikkat çekici seviyede diyebilirim.

Aslına iş şurdan başladı: Çin'in "büyüme planlarına karşı kötü niyetli şirketler" listesi yaptığının haberi piyasalara bomba gibi düşünce, panik neredeyse tüm piyasalara yansıdı. 

Öncelikle HSBC'nin söz konusu listenin içinde yer aldığının söylentisi Hong Kong Borsasında etkili olurken, ardından Londra'da ve AB'deki diğer Hisse Senedi Piyasalarında da negatif seyir sertleşerek devam etti. Dünkü düşüşle birlikte HSBC hisseleri yılbaşından beri % 51 değer kaybetmiş oldu. 

Çin'in ulusal güvenliğe zarar veren şirketleri, kurumları ve kişileri cezalandırmayı hedefleyen "güvenilmez şirket ve kişiler listesi" önümüzdeki günlerde piyasaların üzerindeki baskıyı artıracak gibi gözüküyor. Bu haberin kaynağı Çin Hükümetinin gazetesi olarak kabul edilen Global Times'ta yayınlanan bir makale. Peki neden bu kadar ilgi çekti bu makale ? Hemen anlatayım.

"Çin Pandemiye rağmen güçlü olduğunu biliyor.."

Standart and Poors'un gerçekleştirdiği bir ankete katılan yabancı kuruluşlar "Çin'den tedarik yapmayı düşünüyor musunuz ? " sorusuna şöyle cevap vermişler:

- Devam edeceğiz % 30.9

- Azaltacağız: % 57.2

- Tedariği kesiyoruz: % 11.9

Bu cevapların üzerine bir de Çin'deki ihracat daralmasının bu yılın ilk yarısında sadece % 7.5 civarında olduğunu eklersek karşımıza şu çıkıyor: "Pandemiye rağmen Çin hala çok güçlü ve Çin Hükümeti bunun farkında."

Dolayısıyla "büyüme planlarımızın aleyhinde davrananların başı derde girecek" derken şaka ya da blöf yapmadıklarına eminim. Çin Hükümetinin arzu etmediği bir mal, hizmet ya da para hareketi olursa sorumluların ağır şekilde cezalandırılacağı anlaşılıyor. 

Elbette başka ülkeler de bu yolu deneyebilir ama acaba Çin haricinde hangi ülke bu kadar fırsat, kapasite ve kolaylık sunuyor bilemiyorum. Ayrıca bu kadar teferruatlı entegre çözümleri ve otomasyon altyapısını sunan başka bir ülke var mı onu da bilmiyorum. 

Bana kalırsa, Çin Hükümetinin medya üzerinden yaptığı içi dolu tehditin etkisi geçince piyasalar toparlanacaktır. Ancak, Türkiye'nin birçok konuda Çin'e alternatif olduğunu gösterecek eylem planı hala oluşturulamadı. Çünkü diplomatik konularla boğuşuyoruz ve dönüp bunlara bakacak vakit yok. 

Büyük ihtimalle Çin de bizim meşguliyetimizin farkında, bu sebeple sert oynuyor.

*Bu yazı Emre Alkin’in kişisel sayfasından alınmıştır