'Çöküşe karşı Berlin yumuşarken'

Der Spiegel’de yayınlanan Christiane Hoffmann, Maximilian Popp, Michael Sauga ve Christoph Schult imzalı makalede, Türkiye ile ABD çekişmesinden Almanya ve Euro bölgesi ekonomisinin kötü etkileneceği kaygısıyla Almanya’nın Türkiye’ye karşı tavrını yumuşattığını vurgulandı. 

Berlin’in siyasi çevresindeki yetkililer Türk Cumhurbaşkanı’ndan sık sık şikayet eder.

Erdoğan, 2017 baharında Alman hükümetini Nazi yöntemleri uygulamakla suçlamış, Almanya seçimlerinde, Türk asıllı Almanlardan “Türkiye’nin düşmanı” dediği merkez-sağ Hristiyan Demokratlara (CDU) oy vermemelerini istemiş, Türk medyası Alman Şansölyesi Angela Merkel’i Hitler bıyığıyla manşet yaptığında sessiz kalmıştı. 

Bugün Alman hükümeti üyeleri başka bir devlet başkanını, Türkiye ile dalaşa giren, yaptırımlar uygulayan ve lirayı karmaşaya sürükleyen Donald Trump’ı “ölçüsüz” ve “primitif” olarak nitelendiriyor. 

Şimdi Trump Almanya ve Türkiye’yi yeniden biraraya getiriyor.

Merkel’e yakınlık olanlar "Türkiye istikrarsız hale gelirse, Avrupa'da büyük bir sorunumuz olacak" diyor. Euro bölgesi ve Alman ekonomisi üzerindeki olası etkisinden ve Ankara ile yapılan mülteci anlaşmasının bozulmasından endişe ediyorlar.

Diğer bir yandan Alman hükümeti son dönem kendilerini Nazilerle kıyaslayan bir adama yardım etmeye pek meyilli değil. 

Sosyal Demokratlar'ın lideri Andrea Nahles, Türkiye'ye Alman yardımı olasılığını öne sürdüğünde hükümet bunu hemen reddetti. SPD'li olan Alman Maliye Bakanı Olaf Schol da bu fikre pek ilgi göstermedi. 

Aslında Berlin'deki birçok kişin Nahles'nin önerisinin erken olduğuna ama temelde yanlış olmadığına inanıyor. Hükümet sözcüsü Steffen Seibert de Türkiye'ye yardım olasılığını dışlamadı. Şimdilik herkes, Türkiye'nin “kendi kendini iyileştirme gücü”nden umutlu, ama eğer bu yeterli olmazsa, Berlin'in arkasına yaslanıp izleyemeyeceği ortada. Başbakan Angela Merkel de Almanya'nın istikrarlı ve “müreffeh bir Türkiye'ye olan ilgisini” vurguladı.

Ankara hükümeti ise Berlin’in tavrından memnun, Erdoğan’ın danışmanlarından biri “Merkel’in sözleri bizim için altın değerinde” dedi.

Aynı zamanda Alman Maliye Bakanı Olaf Scholz, Türk meslektaşı ve Erdoğan'ın damadı Berat Albayrak'ı Berlin'e davet etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, dört hafta içindeki ziyaretinden önce Alman Dışişleri Bakanı Heiko Maas Ankara'ya gidecek. Ekonomi Bakanı Peter Altmaier de birkaç hafta sonra Türkiye'ye bir ziyaret planlıyor.

Alman hükümeti, Türkiye'ye yeni bir yaklaşımın, Donald Trump'a ve piyasalara bir mesaj göndermesini istiyor. Fakat Erdoğan'a verilen herhangi bir Alman desteği Merkel’i acayip bir duruma sokuyor. Mülteci anlaşmasından beri Erdoğan’ın kendisine şantaj yapmasına izin vermekle suçlanıyor, seçim kampanyasında Türkiye Cumhurbaşkanı’nı ziyaret ettiğinde de yaygın şekilde eleştirildi.  

Aynı zamanda, Erdoğan kendisini bir yardım isteyen taraf olarak göstermek istememesi Alman hükümetinden herhangi bir mali yardım talebinde bulunma ihtimalini düşürüyor. Almanya'dan gelen sembolik destek, Türk lider için şimdilik daha önemli.

Hükümet uzmanları, Ankara için mali yardımın teorik olarak mümkün olduğuna, ancak tek taraflı ve belli koşullarda gerçekleşeceğine inanıyorlar. 

Mevkidaşı Albayrak ile yapılacak görüşmelerde Scholz, Türkiye'yi IMF’den yardım almaya çağırmak istiyor. Bakanlıktaki de, Türkiye için bunun normal bir kanal olduğunu savunuyor.

Erdoğan’a yakın olanlar, Cumhurbaşkanı’nın IMF’den kurtarma talebinde bulunma ihtimalinin olmadığını söylüyor. 2001 krizinden sonra ekonomiyi canlandırmakla övünen Erdoğan için IMF'den kendinden öncekiler gibi yardım istemesi başarısızlığın kabul edilmesiyle eşdeğerdir. Türk hükümetinden bir siyasetçi, "Erdoğan, kendisini IMF'ye teslim etmektense ulusal bir iflası kabul etmeyi tercih eder" diyor.

Bu yüzden Berlin'deki yetkililer, Türk ekonomisine yardımcı olacak başka yollar arıyorlar. Özellikle turizm sektöründe çok sayıda fırsat var.

Ekonominin yarısı psikoloji olduğu için, Alman hükümeti mali piyasaları sakinleştirmek için elinden gelen herşeyi yapmak istiyor. Türk ekonomik krizinin bir sonucu olarak Euro bölgesinin istikrarının bir kez daha tehlikeye girmesinden endişe duyuyor.  Alman bankaları için, liranın zayıflığı büyük bir risk oluşturmuyor çünkü Türk şirketlerine ödenmemiş kredilerde sadece 21 milyar euroya sahipler. Fakat 69 milyar euroluk alacağı olan İspanyol finans kurumları için bu durum tehlikeli. İlk euro krizi, her şeyin yanında, hesap defterlerinde kitaplarındaki kötü kredileri nedeniyle iflas eden bankalardan kaynaklanıyordu.

Fakat Alman hükümeti de desteğinin karşılığında bir şeyler istiyor. Almanya, Ankara'yla, siyasi nedenlerden ötürü tutulan Türkiye'de tutuklu bulunan yedi Almanın serbest bırakılması için çeşitli yollarla iletişim kurdu. Türk-Alman gazeteci Meşale Tolu'nun yurtdışı yasağının kaldırılması bir uzlaşma işareti olarak görüldü. 

Erdoğan'ın baskı altında taviz vermeye istekli olup olmayacağı tartışmalı. Cumhurbaşkanı ekonomik durum daha da kötüye giderse iktidarının zarar göreceğinden şüpheleniyor. Ancak ekonomistlerin önerdiği gibi faiz oranlarını yükseltme ya da devlet harcamalarını azaltma isteğine de sahip değil. Erdoğan, 2019 başlarındaki yerel seçimlerde büyüme rakamlarına sahip olmak istiyor ve bu nedenle büyümeyi engelleyecek her türlü reformu engelliyor. 

Halkı da, Erdoğan'ın Trump ile mücadelede geri adım atmayacağını açıkça gösteriyor. Dış baskı nedeniyle Papaz Andrew Brunson'ı serbest bırakmak, Türk lider için bir zayıflık işareti olur. Benzer şekilde Türk hükümeti, Trump'ı izole etmek amacıyla Avrupa ve Asya'da müttefik topluyor.

Bu bakımdan Almanya, Türkiye için özel bir önem taşıyor. Alman hükümetiyle arasındaki mesafeyi kapatmaya gayret gösteren Erdoğan, ilk adım olarak, bütün bakanlarına Almanya'ya karşı sözlü saldırılarını azaltma talimatı verdi. Türk hükümetinden bir siyasetçi “Erdoğan bir pragmatist” diyor, "Aynı zamanda Avrupa'ya ve ABD'ye karşı çıkamayacağını biliyor".

Maliye Bakanı Scholz ayrıca, jeopolitik nedenlerden ötürü Türkiye'ye yeni yakınlığın gerekli olduğuna inanıyor. Avrupalıların, kendi arka bahçelerinde, Başkan Trump'ın, elini kolunu sallaya sallaya rahatsızlık yaratmasına izin vermeyeceklerini göstermesi gerektiğine inanıyor.

http://www.spiegel.de/international/europe/germany-cosies-up-to-erdogan-to-prevent-economic-collapse-a-1224809.html
Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.