Tem 03 2018

Daron Acemoğlu’na göre ekonominin çakılma riski var

Seçimlerin ardından ekonomi tıkanma noktasına gelirken, tıpkı 2001’de Kemal Derviş örneğinde olduğu gibi krize giren ekonomiyi düze çıkaracak bir Mesih arayışı başladı. AKP’li gazeteci Nagehan Alçı’nın ‘Erdoğan’ın kabinesinde ekonominin başına geçebilir’ sözleriyle ekonomi ve siyasi gündemin önemli isimlerinden biri haline gelen Prof. Dr. Daron Acemoğlu vakasını belki de bu gözle değerlendirmek daha doğru. Ancak ‘Türkiye’nin yetiştirdiği, daha doğrusu Türkiye kökenli olup uluslar arası alanda en çok isim yapmış ekonomist olarak adlandırılan Acemoğlu cephesinden gelen açıklamalar pek de iç açıcı değil. Acemoğlu, Türkiye ekonomisi için pek iyimser mesajlar vermiyor. Cumhuriyet’e konuşan ünlü iktisatçı, Türkiye’nin seçim sonrası hızlı bir iyileşme sürecine girmesinin pek mümkün görünmediğini söyledi. Acemoğlu’na göre Türkiye daha sert bir dalgalanmadan kurtulmak için de gerekenleri yapmıyor.

Röportajda kendisine bakanlık teklif edileceğiyle ilgili ‘Kimse benimle temasa geçmedi. Yani bence bunlar sadece dedikodu’ diyen Acemoğlu, ekonomiyi düzeltmek için bir IMF anlaşmasının ise önemli olduğunu kaydediyor.

Dünyada en çok alıntı yapılan ilk 10 ekonomist arasında gösterilen Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nden (MIT) Prof. Daron Acemoğlu, ‘Türkiye ekonomisi ile ilgili beklentileriniz nelerdir?’ sorusuna şu yanıtı verdi:

"Seçim belirsizliği ortadan kalktı. Türkiye ekonomisi hızlı bir şekilde iyileşecek mi? Ben öyle düşünmüyorum. Türkiye ekonomisinin yapısal sorunları olduğunu düşünüyorum. Yüksek enflasyona, düşük yatırım oranlarına ve doların değer kazanmasına neden olan seçimle ilgili belirsizlik değildi. Yapısal sorunlar, son 10 yılda Türkiye’nin ekonomik büyümesinin krediler ve gayrimenkul sektörü tarafından körüklenmesi gerçeğiyle ilgili. Türkiye ekonomisinde, son 10 yılda, çok fazla verimlilik artışı olmadı. Teknolojik gelişme veya gayrimenkul sektörü dışında yatırım artışı yaşanmadı."

Ekonomide sert ‘sert iniş’ riski olduğunu da kaydeden Acemoğlu, Türkiye gibi gayrimenkul ve inşaat sektörleri üzerinden, tüketimle körüklenen ve dış ticarete konu olmayan büyümenin yaşandığı gelişen ekonomilerin bu sert inişleri çokça yaşadığını kaydetti. Bu şekilde bir büyümenin daha sonra ani duruşlar bazen negatif büyüme ve bazen enflasyon, bazen bankacılık sektöründeki problemleri beraberinde getirdiğini vurguladı. Acemoğlu, ‘Türkiye, ümit ediyorum ki, negatif büyümeyi, özellikle inşaat sektöründe birçok şirketin iflasını ve daha sonra bankacılık sektörüne ve ekonominin geri kalanına yayılan riskleri içeren sert inişten kaçınır. Ancak ‘sert inişi’ önlemek için gerekli olanı yaptığımızı düşünmüyorum’ dedi.

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar