Dış ticaret açığı azaldı, iyi mi, kötü mü?

Türkiye’de  ekonomik veriyle ilgili haberler at yarışı ciddiyetiyle yayınlandığı için, okurların kafası her daim karışıktır. Örneğin, “Temmuz’da dış ticaret açığı daraldı” derken, “neye göre daraldı?” sorusuna cevap bulamazsınız. “Niye daraldı?” diye sorma hakkınız yoktur, çünkü yazan bilmez.

Yeni Favorim  ve Liderim Albayrak size bu daralmanın yeniden dengelenme stratejisinin açıklanmadan bir ay önce  sonuç vermesi olduğunu anlatır, iyice kafayı yersiniz.   Dış ticaret  açığının daralması iyi midir, kötü müdür, onu dahi anlamazsınız. Aşağıda Halk Yatırım Araştırma Ekibi’nin analizini kullanarak, bu sorulara cevap bulmaya çalışacağım:

Dış ticaret açığı neye göre daraldı?

Haziran’da dış ticaret açığı aylık 5.5 milyar dolardı, Temmuz’da 5.98 milyar oldu. O zaman neye göre daraldı?  Bir yıl öncesine göre daraldı diye söze başlayıp, topu Halk Yatırım’a atayım:

Temmuz ayında dış ticaret açığı beklentilerimiz doğrultusunda 5,98 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Böylece yıllık dış ticaret açığı, büyümedeki yavaşlama sinyalleri eşliğinde ithalattaki azalmanın belirginleşmesi ile Haziran sonundaki 86,6 milyar dolar seviyesinden 83,7 milyar dolar seviyesine geriledi.

Yıllık dış ticaret açığının, büyüme hızında yavaşlama, altın ithalatında normalleşme ve kurdaki sert değer kaybı ile baz etkisine bağlı olarak da, ikinci yarısında düşüş trendini sürdürmesini ve yılı 80,5 milyar dolar seviyesinde tamamlamasını bekliyoruz.

Niye daraldı?

Daralmanın bir kısmı suni. Bu kısım altın, aslında ticari değil servetle ilgili bir kalem (Rıza Sarraf Abi’ye sorun, o jüriye çok güzel anlattı)  olan altının sermaye hesabına girmesi lazım da, neyse. Bakalım Halk Yatırım ne diyor:

Kümülatif altın ithalatında azalma, Temmuz ayında daha belirgin hale geldi. Ocak ayında 2 milyar dolar üzerine yükselen ve Şubat-Mayıs ayında 1,0-1,5 milyar dolar bandında gerçekleşen altın ithalatı, Haziran ayının ardından Temmuz ayında da 1 milyar dolar seviyesinin altında kaldığını gördük (Nisan: 1,36 milyar dolar; Mayıs: 1,65 milyar dolar; Haziran: 0,58 milyar dolar; Temmuz: 0,72 milyar dolar).

Açığı yüksek tutan neydi? Enerji ithalatının ise, 2014 yılının ardından ilk kez 4 milyar dolar seviyesine yükseldiğini görüyoruz. Enerji ithalatındaki artışta, petrol fiyatlarında yaşanan yükselişin gecikmeli etkisi ve yaz sezonu nedeniyle artan tatil talepleri nedeniyle yükselen benzin talebinin etkili olduğunu söyleyebiliriz. Enerji ithalatı, Ocak-Haziran döneminde 3,1-3,7 milyar dolar seviyesinde kalmıştı.

Petrol fiyatlarının mevcut yüksek seviyeleri, enerji ithalatının yüksek seviyelerde kalmaya devam etmesine neden olabilir.  (Yazarın ilavesi:  Brent 85-90 dolar olursa, yan bastık).

Biz ekonomistler sizden daha zeki, ukala ve anti-sosyal olduğumuzu göstermek için neye  bakarız?  Çekirdek, yani altın ve enerji dışı açığa. Çünkü bunlar bize iç talep koşullarındaki  değişimi simgeler (Aslında iç talep-dış talep dinamiklerindeki göreceli değişimi simgeler, ama boşverin, çakmaksınız). Bakalım o kalemde neler olmuş:

Altın ve enerji hariç dış açığındaki azalmanın ise, Temmuz ayında büyüme hızındaki yavaşlama ile belirginleştiğini görüyoruz (Temmuz: 33,6 milyar dolar; Haziran: 36,4 milyar dolar; Mayıs: 37,0 milyar dolar; Nisan: 37,4 milyar dolar). Ancak, geçen yılın ortasında söz konusu kritik gösterge 26,5 milyar dolar gibi oldukça düşük düzeye kadar gerilemişti.

Peki, bu veri iyi mi, kötü mü?

Ekonomide her nimetin bir külfeti vardır. Bu yüzden de basın tarafından sürekli win-win’e alıştırılan dimağlar verinin quantumsal diyalektiğini kavramakta güçlük çeker, nöron miyaljisi yaşar.

Daralan dış ticaret açığının nimeti döviz çıkışını da azaltacağı içi zamanla TL’nin değer kaybını durdurma potansiyeli taşımasıdır. Özellikle, Temmuz’da cari dengeyi teşkil eden ikinci önemli kalem olan turist  sayısının  da  yıllık bazda %12 arttığı göz önüne alınırsa döviz çıkışı yaz aylarında iyice azalmış, kurdaki patlamının tek açıklaması olarak politik ahlatlıklar kalmıştır sahnede. Kur açısından dış ticaret açığında daralma olumludur.

Ama, ithalattaki bu daralma aynı zamanda vatandaşın artık tüketim ve üretim yapamadığının bir göstergesidir. Zaten TUIK sayfasına giderseniz, sermaye ve tüketim malları kalemlerinde kayda değer daralmalar göreceksiniz.

Yani? Adam Smith’in görünmez eli görevini yapıyor. Dengelemezsen, dengelerler Bebeğim.

*Bu yazı Para Analiz'den alınmıştır.

Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.