Kas 27 2017

Dolar fırladı, sinirler zıpladı

Dolar kuru Merkez Bankası’nın müdahaleleri ve Hükümetten  gelen ‘ekonomimiz güçlü’ açıklamalarına karşı dolar son 2 ayda yüzde 15 yükselince, siyasette de sinirleri gerdi. Kısa süre önce faizlerin indirilmesi gerektiğini belirterek Merkez Bankası’na ‘Faiz lobisine’ çalışıyorsunuz diye suçlama getiren ve kurların hareketlenmesinde önemli pay sahibi olan Cumhurbaşkanı Erdoğan bile son iki günde konuşmalarını kurdaki hareketlere ayırdı.

Dün Ankara Ticaret Odası’nda olağan agresifliğin de dışına taşan bir konuşma yapan Erdoğan, ‘Bugün 'döviz 3 kuruş yükseldi, akaryakıt 2 kuruş arttı diye karalar bağlayanlar, 15-20 yıl öncesinin Türkiye’sini bilmeyenler olabilir. Şimdi konuşuyorlar 'kur şöyle arttı böyle baskı yaptı' bütün bunları konuşuyorsunuz da bir doların 7500 (7 bin 500) liralara çıktığı günleri neden konuşmuyorsunuz?' dedi. Ve belli ki dış siyasi gelişmeler ile ekonomideki olumsuz gidişatın yarattığı stres dalgası, Erdoğan’ın  bir anlık dalgınlığına neden oldu.

Böylece 2001’deki ekonomik kriz sırasında ortaya çıkan rakamları karıştırdı. Çünkü dolar kuru daha önce 7500 lirayı hiç görmedi. 2001 krizi sırasında dolar 685 bin liradan 1 milyon 300 bin liraya (Bugünkü TL değeriyle 68.5 kuruştan 1.3 TL’ye), gecelik faiz ortalaması ise kamu bankalarının piyasaya olan borçlarını ödeyememesi yüzünden ortalama 7,500’lere çıkmıştı.

Erdoğan ATO’da yaptığı konuşmasını "Döviz kurlarındaki suni şişkinliğin kısa sürede ortadan kalkacağına inanıyorum. Borsa rekor üzerine rekor kırıyor. Birilerinin faizdeki anlayışına katılmıyorum. Yüksek faizle borçlanmamız lazım anlayışını doğru bulmuyorum" sözleriyle sürdürdü.

Cumhurbaşkanı’nın  kurdaki artışı gündeme getirenleri bir muhalefet partisine seslenircesine eleştiriyor. Fakat sokaklarda durum piyasalarda durum biraz daha farklı. Halen 3.90 TL ile rekor seviyesinin hemen altında seyreden dolar kuru özellikle akaryakıt fiyatlarına ani bir artış olarak yansırken, 5.5 TL’ye ulaşan benzin ile 5 TL’yi geçen motorin fiyatları enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı yapıyor ve geniş bir tüketici kesimin tepkisine neden oluyor.

 Diğer taraftan kurdaki artıştan şikayet edenler arasına bugüne kadar Erdoğan iktidarına destek veren ekonomi örgütleri de katılıyor. Geçen hafta MÜSİAD’ın ‘Kurdaki artış yüzünden şantiyeler durabilir’ açıklamasının ardından haftasonunda Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi, ‘Dövizdeki oynaklıktan ihracatçının yarısı rahatsız’ açıklamasını yaptı.

Dün ise 412 marka 70 bin mağaza ve 400 bin'in üzerinde çalışanla ekonominin ağır toplarından biri olan Birleşmiş Markalar Derneği'nin (BMD) Başkanı Sinan Öncel’den ‘Kurda can yakıcı bir artıış var. Dövizdeki yükseliş nedeniyle markalar mağaza kapatma seviyesine geldi’  sözleri duyuldu. TL’nin hızlı değer kaybı nedeniyle ekonominin başat aktörlerinden peşi sıra alarm zilleri gelirken Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım’ın son 24 saat içine gündeme getirdiği "Yıllık büyümemiz yüzde 7’yi aşacak" açıklamalarının nasıl gerçeğe dönüşeceği ise bir soru işareti olarak Türkiye’nin önünde duruyor.