Dünyada kış durgunluğu başladı

Dün akşam Wall Street’te hisse endeksleri tarihi bir rekora daha imza attılar, ABD’de Covid-19 vaka sayısı da yeni bir rekora.  Nerdeyse tüm uzmanlar 2021 Gelişmekte Olan Ülkeler’in (GOÜ, Piyasalar = GOP) yılı olacak derken, Hindistan ve Rusya ardından Breziya’da da 2ci Dalga başladı.  Ossun, aşı var nasıl olsa, bir iki aya kadar hepimiz aşılanacağız ve dünya bu ifret virüsten kurtulup eskisi gibi şen-şakrak büyüme devam edecek.

Bu manzarayı satın alan fonlar aslında ucuz para bolluğundan kaynaklanan bir testeron zehirlenmesi ve öforiya yaşıyor.  Gerçek tam zıttı, dünya kış resesyonuna girerken, global çıktının %320’nden %365’ne varan borçların ödenmesi de ciddi bir sıkıntı yaratacak.

Dünya ekonomisini en güncel olarak PMI verileri ile takip ediyoruz. Bu hafta yayınlanan Kasım öncü verileri Japonya, İngiltere ve Euro-bölgesi’nde (EB) resesyon teşhisini koydu bile. Artık yazmaktan parmaklarım karga pençesine döndüğü için size durumu grafiklerle izah edeceğim. Japonya’da Tokyo’da Covid vakaları yeniden azarken, bileşik öncü PMI da 3Ç2020 büyümesinin ters-yüz olduğunu gösteriyor.

Virüsten kıvranan EB’nde PMI daha da beter.  Anketi düzenleyen IHS-Markit’e göre, EB bu sene %7.3 daralıyor, seneye de sadece %3.7 büyüyecek. Dün de Almanya’dan Ifo güven endeksi geldi, 4 aylık dipte. Anketi yorumlayanlar Kıta’nın Yıkılmaz Üretim Makinası’nın 2 çeyrek sürecek sığ bir daralmaya gireceğini ilan ettiler.

İngiltere?  Sizlere ömür. Mayıs’dan bu yana en sert daralmasını yaşadı. Brexit başlasın, öncü sarsıntılar ekonomik depreme dönecek.

ABD’de gelelim. Ekonomi tüm belirsizliklere rağmen adeta patlıyor. Vatandaşta tasarruf birikmiş, hala harcıyor.

Ama ABD de acı kaderden kaçınamayacak. Çünkü, Nordea’dan aşağıda sunduğum grafiğe göre, orada da kapanma ve kapatmalar hızlanırken, Biden’ın 2i Mali Teşvik Paketi en erken Şubat’ta ceplere girer. Size bir grafik daha göstereceğim.  Bu sene 7 milyon Amerikalı daha sefalet sınırının altına düşmüş. Yalnız Ekim’de 1 milyon yaralı var. Sizce ne kadar dayanır bu ülke?

Çin ve (Japonya dışı) Asya resesyona direniyor.  Fakat, Çin’de son 2 günde 16 yeni Covid vakası tespit edilrken, Beijing anında milyonlarca insanı karantinaya alıp herkese test yaptırıyor.  Beijing’in parası ve askeri bol yapar, üretime de fazla bir zarar vermez bu karantinalar. Fakat  tüketici güveni üzerinde müthiş olumsuz etkisi var.  İkincisi, Beijing resesyondan sıyrılınca derhal radarı kredi furyasına çevirip frene bastı.  Yuan cinsi tahvil pazarında temerrüte düşmek serbest artık. Yani, hükümetin zımni geri ödeme garantisi kalktı.  Bunların hepsini bir teraziye koysam da Çin resesyona girmez, fakat yavaş büyür. Yavaş büyüyünce de ona mal ve emtia satan herkesin canı yanacak.  Bu benim açımdan ciddi bir kaygı.

Size yukardaki PMI anketlerinin detaylarını vermedim, fakat hepsinde imalat sanayi hizmetlerden önde gidiyor.  Alıcı büyük ölçüde Asya ve birbirine mal satan Gelişmiş Ülkeler… Çaktınız mı manzarayı?  Asya yavaşlarken, Gelişmiş Ülkeler de resesyonda. Sanayide aşırı envanter birikmesi ve imalat sanayi üretiminin kış aylarında göçerek ek işsizlik dalgası yaratması kaygım var.

Türkiye’nin de dahil olduğu Gelişmekte Olan Ülkeler hakkında konsolide büyüme verisi bulmak nerdeyse imkansız.  Asya dışında hepsinin teklediğini biliyoruz. Fakat, sıcak para girişlerinin hızlanması acıyı kısmen telafi ediyor.  Fonlar “aşı gelecek, bundan da en fazla Covid-19’dan kırılan ve sağlık sistemine fon ayıramayan GOÜ kazanacak” düşüncesiyle GOP’a akın ettiler.

Düşünce yanlış değil de, erken.  Aşılar bittabiki insanlığın hizmetine girecek. Ama bu kışa yetişmezler. Ancak 2021 kışını kurtarırlar. Aşılar konusunda oldukça kapsamlı bir literatür taraması yapıp, kısa vadeli pürüzleri şöyle özetledim:

  • Aşıların ortak özelliği soğuk hava dağıtım zinciri gerektirmeleri, bu zinciri kurmak zaman alacak ve çok pahalıya malolacak.
  • Aşılar en fazla 6 ay bağışıklık sağlayabilir, peki sonra ne olacak?
  • Aşılar bireyleri hastalıktan koruyor, ama bulaşıcılığı önlüyor mu? Bu konuda henüz test yapılmadı. Belki de aşı olup hastalıktan korkmayan bireyler virüs taşıyabilecek.
  • Dünyanın her yerinde aşıya dini veya sağlık nedenleri, ya da okuyup inandıkları komplo teorileri yüzünden direnen çok geniş azınlıklar var. Bu oran ABD ve Türkiye’de %40 civarında olabilir.

Şimdi gelelim kış resesyonunu uzatacak/derinleştirecek risklere.  İlki, girişte arzettiğim borç yükü.  GOÜ açısından bu borcun ödenebilmesi için dolar cinsinden nakit akımının borcun faizinden daha hızlı büyümesi ve/ya Dolar Endeksi’nin değer kaybetmesi lazım. İlki zor, ikincisi mümkün, ama garanti değil.  GOÜ’de temerrütler resesyonu uzatır ve mali panik (bulaşma) vasıtasıyla tüm dünyaya yayabilir.

Wall Street de beni çok endişelendiriyor.  Fonların “nasıl olsa aşı 2021 kışını kurtarır” diye sabırla bekleyeceğini düşünenler hayal aleminde yaşıyor. Fonlar en fazla 1-2 ay malda bekler, kar edemezse, şutingen. Takvime baktığımda da mali paniğe yol açabilecek bir dizi olay görüyorum:

  • Biden Senato’yu geniş çaplı bir sosyal harcama programına ikna edemez.
  • ABD’de sokağa çıkma yasakları yaygınlaşıp tüketici güvenini düşürebilir.
  • Aşıların yan etkileri ancak zaman içinde, insan deneyleri ilerledikçe ortaya çıkacak. Umarım bir sakatlık çıkmaz.
  • Pis ve kavgalı bir Brexit geliyor.
  • Aşı herkese yapıldı, ekonomi iyileşti, Fed ve AMB para musluklarını kapatmayacak mı?
  • EN KÖTÜSÜ: Dünya 2021’de toparlanır da uzun yıllar eski haline dönemez. Bu durumda şirket karlarının artışlarını sürdürmeleri de teorik olarak zor.

Sunacağım son grafik IMF websitesinden.

a

Bakın, dünya 2025’te bile 2010 yılında yakaladığı tempoya erişemiyor.

Geleceğin tarihçileri önümüzdeki ayları “Azrail’in Kışı” olarak kayda geçirecek. Azrail baharda gider mi?   Yoksa, insanlığın tek çıkış yolu Coviz-19’la  kıç-kıça yaşamak mı olacak? Ben 2025’ten önce evden çıkabilecek miyim?

 

Bu yazı Para Analiz'den alınmıştır