Tiny Url
http://tinyurl.com/yaavkeou
Eyl 10 2018

Ege Cansen: Kötü olan 'büyüme' devletin tüketim harcamalarıyla gerçekleşti

Türkiye, ekonomik kriz yaşarken bir çok sektörden de zam haberleri geliyor. Enflasyon yüzde 18’lere dayanırken hormonlu tartışmalarına yol açan büyüme rakamları yine şaşırtmadı.

TÜİK, ikinci çeyreğe ilişkin büyüme verilerini açıkladı. Gayrisafi Yurt içi Hasıla ikinci çeyrek ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak (2009=100), 2018 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 5,2 arttı.

Ekonominin duayen isimlerinden Ege Cansen ise büyüme için, "İkinci çeyrekteki büyümenin kötü tarafı, bunun devletin tüketim harcamaları sayesinde gerçekleşmesidir" dedi.

Sözcü'de yer alan habere göre Cansen’in 5.2’lik ikinci çeyrek büyümeye ilişkin değerlendirmesi şöyle:

"Piyasaların asabının bozulduğu bir dönemde, Türkiye'de GSMH'nin 2018'in ikinci çeyreğinde % 5,2 büyüdüğü haberi çok kimseyi şaşırttı. Aslında bu bekleniyordu. Artan döviz fiyatları, yükselen enflasyon, anlı şanlı firmalardan gelen “borç yapılandırma” (borçları erteletme diye okuyun) ve konkordato talepleri yüzünden “ekonomide kriz mi var?” sorusu bir süredir gündemdeydi. Bir süre daha da gündemde kalmaya devam edecek gibi duruyor.

Böylesi karamsar bir havada TÜİK'in “Nisan, Mayıs, Haziran” aylarında Türk ekonomisinin % 5,2 büyüdüğü haberi millete az da olsa bir moral verdi. Yabancı iktisatçılar ise, Türkiye'nin bu kadar hızlı büyümesi yüzünden başının “dövizle belaya girdiğini” söylüyor. Çünkü Türk ekonomisi “ne kadar cari açık- o kadar büyüme” gibi sürdürülemez bir kısır döngü içinde dönüp duruyor."

"İkinci çeyrekteki büyümenin kötü tarafı, bunun devletin tüketim harcamaları sayesinde gerçekleşmesidir" diyen Cansen, "İyi tarafı ise, cari açıktaki izafi daralmadır. Üçüncü çeyrekte bu trend devam edecek ama, hane halkı tüketimi kısmış olduğu için büyüme çok küçük çıkacaktır. Önümüzdeki günlerin ana sorunu enflasyonu dizginlemek olacaktır. Bunu yapmak artan döviz fiyatları yüzünden kolay durmuyor. Yani hep birlikte daha düşük reel gelire razı olacağız" değerlendirmesinde bulundu.