Ara 26 2017

Ekonomi 2018’e kötü miras bıraktı

Türkiye’nin bu yılın ilk üç çeyreğinde olduğu gibi yüzde 7 civarı büyümeye devam edebilecek mi? Hükümet ve muhalefetin ekonomi alanında en çok üzerinde durduğu konu bu.

İktidar kanadı son derece iddialı hem bu yılı yüzde 7 civarında hem de önümüzdeki seneyi de benzer bir büyümeyle kapatacaklarını ısrarla vurguluyor. Cumhurbaşkanı ve Başbakan da bu iddiayı dile getiriyor. Hatta Cumhurbaşkanı’nın Başdanışmanı Cemil Ertem, 21 Aralık’ta yaptığı açıklamada, ‘Türkiye'de yaklaşık yüzde 7'lik büyümenin bundan sonra sürekli olacak.  2018 yılında KGF kullanımı büyümeyi çok olumlu etkileyecek’ diyor.

Öncelikle Türkiye’nin uzun vadeli büyüme ortalamalarının yüzde 5 olduğunu hatırlatalım ve iktidarın dediği gibi yüzde 7’lik oranın sürekli olmasının hızlı zenginleşme olduğunun altını çizelim. Pek denildiği gibi AKP iktidarı kredi sübvansiyonları aracılığıyla ekonomiyi büyütebilir mi?

Bu noktada Dünya yazarı Uğur Civelek’ten itiraz var. Civelek, ‘En kötünün geride kaldığını ve 2018 senesinin daha olumlu gelişmelere sahne olacağını öne süren söylemler pek gerçekçi görünmüyor.

Büyümenin  bir önceki yıla göre yüzde 6,5 düzeyine yakın bir oranda artmış olması önemlidir; fakat nasıl gerçekleştiğinin ve sürdürülebilir olup olmadığının sorgulanması da gereklidir’ diyor.

Bu yılki büyümedeki etkenleri  baz etkisi, gelecek yılların iç talebini öne çeken teşvikler , kredi genişlemesini mümkün kılan uygulamalar ve olumlu dış koşullar olarak sıralayan yazar, bu formülün kesinlikle sürdürülebilir olmadığını vurguluyor. Yazar şunları söylüyor:

‘Makroekonomik görünümü tamamlayan diğer veriler olumlu düşünmeye izin vermemektedir; enflasyon nerede ise hedeflenenin iki katına tırmanırken, işsizlikte gerileme seferberlik çerçevesindeki fedakarlıklara rağmen oldukça sınırlı. Kaynak sıkıntısı büyümeye ve faizler dalgalı şekilde yükselmeye devam etmiş, ekonomideki sorunlar kaçınılmaz olarak ağırlaşmıştır. 2018’ devredilen miras olumlu düşünmeyi zorlaştıran yapıdadır.’

İLGİLİ YAZI İÇİN TIKLAYIN