Haz 16 2019

Ekonomide 'anayasa kitapçığı fırlatma' hatırlatması: Bardağın taşması için bir damla yeter

2001 yılında, dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Başbakan Bülent Ecevit'e Anayasa kitapçığı fırlatmasıyla birlikte gün yüzüne çıkan ekonomik kriz bir yandan toplumda büyük maddi kayıplar ve sosyal patlama yaratırken, öte yandan da AKP iktidarının tek başına ve güçlü bir şekilde iktidara gelmesi için gerekli zemini oluşturdu.

Türkiye şimdi de derinden sarsan bir ekonomik krizden geçiyor ve bir patlama için zaten dolmuş olan bardağa bir damla düşmesinin yeterli olacağı yorumları yapılıyor.

Onlardan biri de Aydınlık Gazetesi yazarı İsmet Özçelik. 

Özçelik, Türkiye'nin geçmişte yaşadığı ekonomik krizlerden ders alınmadığını, "2001 krizinde “anayasa kitapçığının fırlatılması” çok konuşuldu. Oysa konu “anayasa kitapçığı” değildi. Bir damla bardağı taşırmıştı. Bugün de benzer bir durum yaşanıyor.  Bir damla birçok şeyi mahvedebilir" uyarısında bulundu.

İlk beş aylık bütçe verilerine göre, ocak-mayıs arasında nakit dengenin 66,74 milyar açık verdiğini ifade eden Özçelik, "Geçen yıl 11,5 milyar TL idi. Yaklaşık altı kat artmış. Faiz dışı dengedeki açık da 22,20 milyar TL" diye yazdı.

Özçelik, ekonomideki negatif tabloyu şu satırlarla ortaya koydu:

"Bütçe gelirlerinde tahakkuk-tahsilat makası açılıyor. Tahakkuk eden vergiler ve para cezaları tahsil edilemiyor. Bütün kalemlerde ciddi düşüşler var. Motorlu Taşıtlar Vergisi’nde bile durum vahim. Her üç araçtan ikisi vergisini ödeyememiş. Ekonomik kriz geniş bir kesimi yere sermiş durumda.

Nakit açığının milli gelire oranı yükseliyor. Son 12 aylık oran yüzde 3,2. Son aylarda bu oranda sıçramalar görülüyor. Yıl sonu için yüzde 4 tahminleri öne çıkıyor. “Tehlikeli nokta”ya geliniyor. Bundan sonra dışarıdan kredi bulmak daha da zorlaşacak. Tam anlamıyla “alarm” durumu var.

Türkiye içeriden dışarıdan sıkıştırılıyor. Elbette kurulan kumpaslar da etkili. Ama yapılan hatalar ortada. Ekonomi dış müdahalelere açık hale getirilince sonuç böyle oluyor. Krediye dayanan büyümede deniz bitti. Üretim esas alınmayınca iş giderek vahimleşti. Ama hâlâ hatalardan ders alınmış değil. Ama ekonomi yönetimi hâlâ pembe tablo çiziyor. Bir bakıyorsunuz “cari açık düştü” diye zafer ilan ediyor. Bir bakıyorsunuz, iki-üç ay sonrası için tek haneli enflasyondan söz ediyor. Her yer güllük gülistanlık havası veriliyor. Ekonomistler ise şaşkın. “Her şey ortada, bu kadar kör olunmaz” diyorlar. “Mutluluğum cehaletimdendir” sözüne dikkat çekiyorlar."

https://www.aydinlik.com.tr/ekonomide-cikmaz-sokak-ismet-ozcelik-kose-yazilari-haziran-2019