Ekonomik kriz küçük esnafı boğuyor, büyükler suyun üstünde kalıyor

Büyük ayakkabı firmaları peş peşe konkordato ilan etti. Peki ayakkabı üretim dünyasında neler olup bitiyor. Neden köklü firmalar art arda ekonomik krize teslim oluyor.

Birgün Gazetesi'nden Sultan Soysal'ın haberine göre, Gedikpaşa'daki atölyelerde ayakkabı üreten küçük işletmeler, devletin büyük firmaları koruduğundan, küçük esnafın iflasa terk edildiğini savunuyor. 

Büyük ayakkabı firmalarının hızla batmasına dair yorum yapan küçük işletmeler, bunun dolardaki ani artıştan ve plansız büyümeden kaynaklandığına inanıyor. 

Aynı atölye sahipleri, krizin küçük esnafı yok edeceği görüşünde neredeyse hemfikir.

Gedikpaşa’daki en eski esnaflarından Sabri Şener, sektör olarak hep geriye gittiklerini, tekstilden diğer alanlara kadar krizin pek çok işletmeyi vurduğunu ifade ediyor. 

"Perakendecilerden artık vadeyle mal alamıyorsun ayakkabı imalatçıları da zorlanıyor. Hatta mal alamadıkları için çoğu şu an kapalı. Onun için bizde %30 düşürdük üretimi böyle devam ederse de kapatacağız. Dışa bağımlı olduğumuz sürece bu böyle gider" yorumunu yapıyor Şener. 

Bir diğer esnaf ise Fuat Kahraman. 36 yıldır bot yapan Kahraman bu yıl müşteri çıkmadığı için bot yapımına başlayamadıkların belirtiyor ve ekliyor:

"Başladığımızda malzemelerin şu an fiyatları neyse alınacak. Biz de kendi fiyatımızı çıkaracağız. Ama önemli olan satabilecek miyiz? Biz geçen sene elli liraya veriyorsak imalat çıkışına şimdi en az seksen lira olacak onu da kaç kişi alacak Allah bilir.

Eskiden vadeli alıp vadeli veriyorduk. Şimdi ise peşin olarak aldığımız ürünü peşin vereceğiz. Şu an imalathane açık ama tam çalışamıyoruz. Bu zamlardan dolayı kimse gelip gitmiyor, çoğu imalathane çalışmıyor."

Suriyeli göçmen Zeki Ali de bu sektörde çalışanlardan. İç savaştan kaçıp Türkiye'ye gelen ve burada ayakkabıcılık yapan Ali, kimsenin kart ve çek kabul etmediğini, İkitelli'deki daha büyük işi küçülterek Gedikpaşa'ya gelmek zorunda kaldıklarını anlatıyor. 

20 senedir bu sektörde çalıştığını söyleyen ayakkabı ustası Kasım Saray ise, böyle giderse her yerin kapanacağını, Şu an herkesin bot yapması gerekirken doların yüksek olmasından dolayı şimdi herkesin beklediğinden bahsediyor.

1982’den beri ayakkabı tabanı üretimi yapan Ahmet Saray ise en dertli olan isimlerden Şunları söylüyor Ahmet Usta:

"Cumhurbaşkanı diyor ben esnafa, tarımcıya kredi desteği veriyorum doğru veriyor. Örneğin bana diyor senin üç tana makinan var ben sana 7 makina alacak kadar kredi vereyim, sen üretimi yükselt diyor.

Ancak Çin’de iş gücü ucuz, ham madde ucuz. Benim ülkede üretip 13 liraya sattığım ürününü Çin beş liradan getirip karşıma koyuyor. Bu şekilde yüz tane makinamızda olsa üretim yapma şansımız olmuyor. Çin malıyla yarışamıyoruz. Yarışmadığımız için esnaf krediyi de ödeyemiyor. Devlet gelip verdiği yedi makina ile beraber üç makinayı da alıp gidiyor. Sonra birde bankaya borçlanıyoruz. Çiftçiye de aynısı yapılıyor."

Çocukluğundan beri bu işi yaptığını belirten İlker Özcanlı ise yaşadıklarını şöyle ifade ediyor:

"Böyle giderse karanlık bir gelecek bizi bekliyor. Bu politikalar yüzünden Arap ülkeleri ile aramız bozulde ve ticaret yapamıyoruz. Bir de kriz olunca, halimiz harap oluyor” diye durumu özetliyor. İktidara yönelik eleştirilerini dile getiren Saray şöyle devam ediyor: Böyle mantığa sahip bir devlet yöneticisi, akıl hastanesine gitse psikiyatrist bir devlet büyüğü olmasından çekinmese,‘bu adam insanlara zararlıdır bu kafayla’ deyip tımarhaneye kapar.

Büyük firmaların konkordato vermesi tamamen uyanıklıktır.100 liraya bizden aldıkları ayakkabıları 300’den satıyorlardı. Bu firmaların işçisi yok. Ayakkabıda bir patlama çözülme olsun imalata geri iade ediyorlar. Bu şekilde iş yapan firmaların batması mümkün mü! Meclis var, 600 adam var orda ne yapıyorlar anlamdım. Eksikler var hatalar var bununla ilgili çözüm üretmeliler."

Haberin tamamını buradan okuyabilirsiniz