May 20 2019

Ekonomik krizin tohumları ne zaman atıldı?

Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik krizin her geçen gün daha da derinleştiği, IMF'nin bu tabloda 'mecburi' istikamet olduğu yönünde pek çok ekonomist görüş bildiriyor.

Daha fazla iş, aş ve özgürlük sloganı ile yola çıkan, 17 yılın sonunda ekonomi gemisini karaya oturtan AKP yönetiminin uyarılara kulak asmayarak yanlış politikalar izlemesinin bedeli, çoktan şirketlere, vatandaşlara ve iş sahiplerine kesilmiş durumda. 

İktidarın yanlış ekonomik kararları neticesinde ülkenin derin bir ekonomik bunalıma sürüklenmesi, adım adım medya önünde cereyan etmiş olsa da, AKP'nin nasıl olup da böylesi başarısızlığa imza attığı ve hangi kritik noktalarda hatalar yaptığı da analizlerin bir parçası.

T24 yazarı, ekonomist Barış Soydan, AKP'nin 20 kritik hatasının ülkeyi ekonomik krize sürüklediği görüşünde. 

"Bu kriz yaşanmayabilirdi" ifadesiyle aslında iktidarın tercihlerinin ülkeyi uçuruma sürüklediğini de ortaya koyan Soydan, krizin tohumlarının 2017 Başkanlık referandumunda atıldığı görüşünü dillendiriyor. 

Referandum öncesinde 'Hayır' protestolarından bir görüntü

"Referandumun bıçak sırtı geçeceği belliydi. İşte o günlerde normal şartlarda kredi alamayacak KOBİ’lere ve esnafa yönelik Kredi Garanti Fonu (KGF) aracılığıyla 250 milyar liralık dev bir kredi paketi açıldı" hatırlatması yapan Soydan, yazısını şu satırlarla sürdürüyor:

"İnşaatla Türkiye’nin zenginleşemeyeceği, “orta gelir tuzağına” takılıp kalacağı belliydi. Yüksek katmadeğerli üretime geçmek gerekiyordu. Bunun için de yüksek teknoloji ve katmadeğer odaklı bir destekleme politikası izlemek şarttı. Ama politik şartlar elvermiyordu. Çünkü yakında referandum vardı.

2017 yılının sonuna gelindiğinde yüksek oranlı büyüme nedeniyle ekonomi aşırı ısınmıştı. Zira daha çok üretim, daha çok ithalat demekti. Büyüme artınca ithalat, ithalat artınca da cari açık patlıyordu...

Bunun üstüne çift haneli enflasyon eklendi.

24 Haziran seçimleri olmuş bitmişti ama beklenen faiz artırımı bir türlü gelmiyordu. Çünkü heyhat, 9 ay sonra bu kez 31 Mart yerel seçimleri vardı. Merkez Bankası’nın 2018 Temmuzundaki toplantısından da faiz artırımı kararı çıkmadı.

Aynı ay, yani 2018 Temmuzunda açıklanan başkanlık kabinesinde piyasaların iyi kötü güvendiği Maliye Bakanı Mehmet Şimşek yoktu. Ekonominin dümeni artık Berat Albayrak’taydı.

Berat Albayrak

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, 'Yeni Ekonomi Paket'lerinden birini açıklarken (10 Nisan 2019)

O esnada Rahip Brunson krizi patladı. Brunson’ın salıverilmemesi, Trump’ın Türkiye’ye yönelik ekonomik yaptırımları uygulamaya koymasına neden oldu. Yaptırımlar, krizin tetiğini çekti. Ağustos’ta kur depremi yaşandı, dolar 7 TL’ye kadar çıktı.

Andrew Brunson

Türkiye'deki uzun tutukluluğun ardından salıverilen Rahip Brunson, ABD Başkanı Trump ile dua ederken (13 Ekim 2019)

Ankara bütçe dengesini sağlamanın yolunu kimsenin aklına gelmeyen bir yerde buldu: Merkez Bankası’nın normal şartlarda Nisan ayında Hazine’ye devredilmesi beklenen 33.7 milyar TL’lik kâr payı yılbaşında devletin hazinesine aktarıldı. Bu adım, bozulan bütçe dengesinin biraz toparlanmasını sağladı ama yılların teamülü bozulduğu için ekonomi yönetimine olan güven daha da erozyona uğradı.

Komadaki inşaat sektörünü canlandırabilmek için kamu bankaları aracılığıyla enflasyonun altında, yani zararına konut kredileri verilmeye başlandı."

Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz