Haz 08 2018

Ekonomist Gürses: Bu sözü Merkez Bankası'nın kapısına asmalı

Merkez Bankası, 7 Haziran'daki toplantının ardından faizleri 1.25 puan daha arttırıp yüze 17.75'e çıkardı.

Ancak ekonomi uzmanlarına göre, MB'nin faiz artırma kararı geç kalmış bir karar ve bedeli de ağır oldu. 

Hürriyet Gazetesi'nden ekonomist Uğur Gürses, 8 Haziran Cuma günkü yazısında, J.C. Stamp'a ait, "Sorumluluklarımızdan kaçınabiliriz, ama kaçınmanın sonuçlarından kaçamayız" sözünün bronza kazınıp MB'nin kapısına asılması önerisinde bulundu. 

MB'nin faiz kararının, Türkiye'nin fiyat ve finans istikrarının uçurumun kıyısına geldiğini anlamasından sonra geldiğine değinen Gürse, "Geç kalmanın bedeli çok ağır oldu. Hala da izleyen aylarda ilave hasarın ne olacağını bilmiyoruz. Ama olacak. Son günlerin metaforlarından hareketle; hız limitlerinin çok üzerinde gidip, duvara yaklaşırken zamanında ve yeterince frene basamayıp duvara çarpmakla sonuçlanan araç yolculuğu gibi. Hep beraber ağır çekimde bunu izledik" yorumunu yaptı.

Faiz artışının, piyasalarda olumlu karşılandığına değinen Gürses, piyasalarda artış beklentisinin 1 puan olduğunu, o nedenle ekstra artışın bir rahatlama sağladığına değindi.

Bu tabloya rağmen, Gürses hala eksik bir şeyin olduğu görüşünde:

"Merkez Bankası kredibilitesinin altını boş tutan biçimde “tepki fonksiyonunu” paylaşmıyor. 'Enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar para politikasındaki sıkı duruş kararlılıkla sürdürülecektir. Enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlardaki gelişmeler yakından izlenerek ihtiyaç duyulması halinde ilave parasal sıkılaştırma yapılabilecektir” diyor. “Belirgin iyileşme”seviyesi nedir? Yine “idare edilen” bol likidite günlerindeki yüzde 8-9’lar mı? Hangi durumda “ilave parasal sıkılaştırma” yapılabilecek? Kredibiliteyi getirecek olan duruşun netleşmesinde."

Gürses, son birkaç ayda MB'nin ve ülkenin pahalı bir ders aldığını, mali parametreleri “zembereğinden boşaltma” durumunda eski dengeyi sağlamanın zor olduğunu ya da ağır bir bedelin ödenmesinin zorunlu olacağını kaydetti.

Siyasi iktidarı ve özelde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı, faiz konusunda geri adım attıran durumu da sorgulayan Gürses, yazısını şöyle sürdürdü:

"Para otoritesinin işini yapması mümkün olmadığında kurun ateşlenmesi kaçınılmazdır. Bunun seyredilmesi işi daha da alevlendirir. Öyle de oldu. Kur artışının seyredilmesi “fısıltı gazetesini” harekete geçirdi; “normal araçlarla müdahale edilmediğine göre kambiyo rejimine, sermaye hareketlerine dair adımlar gelir” fısıltısı yayıldı.

Türkiye’nin açık bir ekonomi, sermaye hareketlerinin de son derece serbest olduğu, bundan geri dönüş olamayacağını gerçekliğine karşın “şüyu vukuundan beter” bir endişe dillendirildi. Ne yazık ki mülkiyet kaygılarının OHAL altında beslenmiş olması da bu endişelerde önemli bir etken. Geç kalıp sonra faiz artışı yapsanız, üst üste de yapsanız toparlamak oldukça zorlaşıyor."