Ekonomist Yıldırım: 'Sıcak para dipte'

Son yıllarda AKP yönetiminin izlediği politika nedeniyle Türkiye'ye yönelik yatırımlar dibi görürken, Azerbaycan-Ermenistan arasında patlak veren Ankara'nın Bakü'ye açık desteğini ilan ettiği kriz, Türkiye ekonomisi için de yeni bir tehdit ve istikrarsızlık tehdidi olarak belirdi.

Krizin, Türkiye'nin riskini artırdığına işaret eden Gazete Habertürk ekonomi yazarı Abdurrahman Yıldırım, çatışmanın savaşa dönüşmesi halinde Türkiye'den geçen enerji boru hatlarının da risk altında olduğuna değindi.

"Ermenistan’ın amacına ulaşması veya Rusya’nın sahaya inmesi durumunda enerji hatlarının güvenliği gündeme gelebilir. Ermenistan tarafından çatışmaların çekildiği Dağlık Karabağ’ın kuzeyindeki Tovruz bölgesi üç ana enerji boru hattının geçiş noktasında bulunması nedeniyle stratejik önemde. Bölgedeki çatışmaların Avrupa ülkelerini ilgilendiren boyutu da burada" uyarısında bulunan Yıldırım, Batı ve Rusya'nın müdahalesi halinde gidişatın değişebileceğini vurguladı.

Çatışmaların başladığı günden bu yana TL'nin dolar karşısında yüzde 2.2 oranında değer kaybettiğini hatırlatan Yıldırım, "Doların değer kaybettiği bir günde TL’de meydana gelen böylesi bir kayıp, risk artışına bağlanabilir. Borsa ve tahvilde satışların olması ise risk algısını yabancıların da taşıdığına işaret ediyor" tespitinde bulundu.

Yıldırım yazısını şu satırlarla sürdürdü:

"Öncelikle belirtelim ki, jeopolitik risk artışı dönemine en düşük sıcak para stoku ile giriyoruz. Yılbaşında 74 milyar dolar olan sıcak para stoku 18 Eylül itibariyle 53.2 milyar dolara indi. Stok 9.5 ayda 21 milyar dolar eridi. Buna yakın tutar en son küresel krizin dip noktası olan 2008 sonunda görüldü. Ondan önceki rakam için 2004 yılına kadar gideriz. Zaten sermaye hareketlerinin hızlanması 2003 yılında başladı.

Sıcak para stoku içinde en büyük kısım 21 milyar dolarla hisse senetlerinden oluşuyor. Bu grup ağırlıklı olarak 1989’daki sermaye hareketlerinin serbestleştirilmesi ardından 1990’lı yıllarda Türkiye geldi. Yılbaşından bu yana 6 milyar dolara varan bir çıkış da yaşandı. İlk kez böylesi büyük tutarlı ve uzun zamana yayılan bir çıkış gerçekleşti.

Yabancıların piyasa payları da 12 puan azalmayla yüzde 49’a indi. Belki biraz daha gerileyebilir. Çıkışların devam edebilmesi için, likidite de gerekli, satışı anlamlı kılacak bir fiyat da.

Yabancılar çıkışta kararlı olsalar bile, bir süre sonra satışlara ara vermek durumunda kalacaklar. Çünkü fiyatlar tarihi en düşük düzeylerinde. Borsa endeksi döviz bazında 1.5 doların altında.

Tahvilde ise satacak kağıtlarının tamamı 5 milyar dolar. İtfaları bekleyerek bunu yapabilirler. Yılın 9.5 aylık döneminde yabancıların tahvil portföyü 10 milyar dolar eridi. 5 milyar dolar da birkaç ayda erir gider.

Geriye kalan 26 milyar dolarlık en büyük kısım ise yabancıların mevduatından oluşuyor. Bunun da yarıdan fazlası döviz mevduatı. Sıcak para stokunun tarihi düşük düzeyine inmesi, bu dönemde finansal piyasalarda oynaklığı azaltıcı etki yapabilir."

Yazının kaynağına buradan ulaşabilirsiniz