Ara 26 2017

Ekonomiye güven siyaset yüzünden düşüyor

Yaşanan onca çalkantıya rağmen, ‘elini taşın altına koyan’ iş dünyasından uzun süredir eleştirel bir ses çıkmıyor. Burjuvazi, iktidarın egemenliğine boyun eğmiş bir görüntü veriyor.

Hatta Hürriyet’ten Erdal Sağlam, katıldığı bir turizm kongresinde ,işadamlarının özel sohbetlerde karamsar, basın mensuplarının karşısına çıkınca iyimser bir tablo çizdiğini yazdı geçen hafta. Belki son 15 gün içinde TÜSİAD’ın iki kez yinelediği, ancak Hükümet tarafından yanıt verilmeyen ‘OHAL kalksın’ talebi, patronlar dünyası açısından sergilenen tutumun istisnası sayılabilir. 

Öte yandan artık iş dünyası kuruluşları sussa da susmasa da, ekonomik sorunlar sokağa taşmış durumda. Hesaplamaya başladığı yıldan bu yana en düşük seviyesine inen ve 2018’e de güvenle bakılmadığını gösteren Tüketici Güven Endeksi bunu ispatlıyor.

Dünya’dan Alaattin Aktaş konuya değiniyor. ‘Tüketici güveni 2017’nin en düşük düzeyinde kapattığını gösteriyor. Ve unutmayalım, bu endekste tüketiciye “gelecek bir yıldaki beklentisi” soruluyor. Sıfır ile 200 arasında değer alan endeks, aralıkta 65.1 oldu. Yani iyimser-kötümser dengesinin oluştuğu 100 düzeyine hala o kadar uzağız ki...’ diyor. Yazar bu karamsarlığın nedenini de sorgulamış. 

Bunca büyüme performansına rağmen, neden göğsümüzü gere gere ekonomiye güvendiğimizi söyleyemediğimizi, bir soru işareti olarak dile getiriyor. Aktaş, kendi yanıtını şu sözlerle veriyor:

‘Çünkü hepimiz biliyoruz ki ekonomi, yalnızca ekonomik tercihlerden ibaret değil. Ekonomiyi ülkenin içinde bulunduğu koşullar ve siyasi tercihler şekillendiriyor. Aslında toplum olarak önümüzü görememe sorunu yaşıyoruz. Örneğin istendiği kadar aksi söyleniyor olsun, seçimlerin 2018’e alınmayacağı ve ekonomi politikalarının buna göre biçim değiştirmeyeceği konusunda emin olamıyoruz. Örneğin hukuk sisteminin iyi işleyeceğine, örneğin Merkez Bankası’nın bağımsız çalışabileceğine, örneğin bir iş konusunda liyakatin ön planda tutulacağına, örneğin sınavların düzgün yapılacağına inanamıyoruz.’

Alaattin Aktaş bu durumun Türkiye’niin büyümesi için olan yabancı yatırımın önünde de bir engel olduğunu kaydediyor. ‘Biz bile bu inanca pek sahip olamazken, yabancının Türkiye’ye tam anlamıyla güvenmesini de bekleyemiyoruz’ diye yazıyor.

İLGİLİ YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN