Emir demiri kesti, Merkez faizde teslim bayrağını çekti: Bundan sonrası karamsar...

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla görevden alınan Murat Çetinkaya’dan sonra yeni başkanı Murat Uysal Başkanlığı'nda ilk para politikası toplantısını gerçekleştiren Merkez Bankası, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını 425 baz puan indirerek yüzde 24’ten yüzde 19,75’e indirdi.

Ekonomistlerin beklentisi 250-300 baz puan indirim yönündeydi. Merkez kararı sonrası dolarda bir oynaklık oluşurken ilk tepkide 5,78’i gördü. Ancak kısa bir süre sonra 5,65 seviyelerine kadar düşen dolar, 5,69’da dengelenmiş gözüküyor.

Ahval Ekonomi yazarı Güldem Atabay ve Zülfikar Doğan, Merkez’in beklentinin üstündeki faiz indirimini Sıcak Takip’te değerlendirdi.

Zülfikar Doğan, Erdoğan’ın açıklamaları doğrultusunda bir indirimin beklendiğini ancak 425 puanın piyasalarda ciddi etki yaratacağını söylüyor.

Doğan’a göre bankaların kredi vermesi imkânsızlaşacak…

Doğan, önümüzdeki dönemde faizdeki indirimlerin devam edeceğini öngörüyor. Enflasyonda da kısa vadeli bir düşüşün gerçekleşebileceğini söyleyen Ahval Ankara Temsilcisi, “bunun aldatıcı olduğunun” altını çiziyor.

Güldem Atabay da beklentinin üstünde bir indirim olduğuna dikkat çekerken Merkez metnindeki değişikliğe vurgu yapıyor.

Atabay’a göre, 12 Haziran'daki metinde yer alan "Merkez Bankası fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir” ifadesinin değiştirilerek "Merkez Bankası fiyat istikrarı ve finansal istikrar amaçları doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir” denmesi manidar.

Merkez Bankası’nın açıklamasında, enflasyondaki düşüşün hedeflenen patika ile uyumlu şekilde gerçekleşmesi için para politikasındaki temkinli duruşun sürdürülmesi gerektiği de vurgulanıyor ve yıl sonu enflasyonunun öngörülenin altında kalabileceği kaydediliyor.

Güldem Atabay, bütçe açığına da işaret ederek, erken seçim tartışmalarının da göz önüne alındığında Erdoğan’ın büyüme konusunda acil çözümler bulması gerektiğini ve bunu faizi indirirerek sağlamaya çalıştığını ifade ediyor.

“Faizleri indirsek bile ekonomideki büyümeye ne kadar katkı sağlayacak” diyen Atabay, borç yüküne ve kredi musluklarının kısılmasına atıf yaparak, “Önümüzdeki dönemde

Atabay, oynaklığın olduğu bir ekonomi döneminin devam edeceğini kaydediyor ve ekliyor:

“Bugünkü karar çok olumlu değil. Belki yumuşak başlayıp zamanla indirimi devam ettirseydi pozitif sonuçları olabilirdi ama gidişat uzun vadede dövizde yükselişin olabileceğine işaret ediyor.”

Zülfikar Doğan, bundan sonraki süreçte Hazine’nin borçlanarak çarkı döndürmeye çalışacağını belirtiyor.

Doğan’a göre, sonbahardan itibaren AB ve ABD’den gelen yaptırımlarla birlikte Merkez Bankası yeniden faiz artışına gidecek:

"Bu süreçte vatandaşın dövize olan talebi artacak, bankalarla kredi krizi yaşanacak. Faizde ve kurlarda çifte fiyatların oluşacağını görmemiz bana göre sürpriz olmaz. Bir dönem masa altı faizler çok yaygındı. Merkez Bankası'nın piyasa kuruyla resmi kurlar arasında farklar vardı. Bu gibi uygulamaların devreye girebileceği kaçınılmaz hâle gelebilir ki bu da Türkiye ekonomisinin geleceği açısından çok iyiye işaret etmiyor."