Emre Alkin: Kalkınma Planı, Fitch ve Merkez Bankası...

Kredi notumuz kırıldı geçen hafta. Büyük ihtimalle bir kere daha kırılacak. Sebebini Youtube hesabımdan anlattım. Yeni TCMB Başkanı'nın açıklamaları dengeli. Faiz inecek, o kesin. Kalkınma Planı ise ciddiyetle analiz edilmeli.

Fitch'in notu hala S&P ve Moody's kredi değerlendirmelerinden bir kademe yukarıda. Yani bir kez daha indirim gelecek. Zaten notu hem düşürdü hem de negatif izlemeye aldı. 

Merkez Bankası Başkanı bana göre dengeli mesajlar vermiş. Reel büyüme konusunda daha proaktif bir görüntü çizeceğini ima eden yorumlar yapmış. Anlaşılan 200 baz puandan daha yüksek bir faiz indirimi geliyor. İnsanların döviz alacak kadar TL likiditesi olmaması, döviz alanların da gırtlaklarına kadar almış olması sebebiyle muhtemel indirimin ardından dövizde yükseliş beklemedikleri kesin.

O zaman geleceğe bakalım. Yani 11. Kalkınma Planına: 

Her şeyden önce daha önce yapılan kalkınma planlarına göre 2023 hedefleri konusunda daha muhafazakar yaklaşımlar seçilmiş olduğu gözüküyor. Buna rağmen bazı hedefler hala oldukça cesur şekilde belirlenmiş diyebilirim.

"Bir önceki plana göre daha elle tutulur yaklaşımlar var.."

Öncelikle milli gelir beklentilerinden bahsedelim: Daha önce 2013 yılında tamamlanan 10. Kalkınma planında 2023 yılında 2 trilyon dolar olacağı öngörülen GSYH, yeni planda oldukça mütevazı şekilde 1.1 trilyon dolara revize edilmiş. Bir önceki plandaki cesurdan öte cüretkar belirlenmiş olan rakamın sebebi, o zamanlardaki paradigmanın 500 milyar dolarlık ihracata göre kurgulanmış olmasıydı. O zamanki planın sunuşu esnasında milli gelirin yüzde 25'i kadar ihracat yapılması hedefleniyordu. Aslında bu oran neredeyse bugün yakalandı ama ihracat beklendiği gibi bir sıçrama yapamadı. Yine de 11. Kalkınma Planı'ndaki 2023 yılında 1.1 trilyon dolarlık GYSH hedefinin mantıklı bir hedef olduğunu söyleyebilirim. IMF, Türkiye'nin 2023 yılında 950 milyar dolar ile 1 trilyon dolar arasında ekonomiye sahip olacağını düşünüyor. Yani mantıksız bir hedef belirlenmemiş. 

Kişi başına düşen milli gelirin yukarıdaki hesaba göre 2023 yılında 12.244 dolar olması bekleniyor. Bu rakam neredeyse 2013 yılındaki seviyeyle aynı. Yani 10 yıl boyunca yerimizde saymış gibi olacağız. Bu rakam aynı zamanda orta gelir tuzağından kurtulamayacağımızı da gösteriyor.

İhracat hedefi 2013'te 500 milyar dolar olarak belirlenmişti. Ancak söz konusu hedef belirlenirken 2023 yılında küresel ticaretin 32 trilyon dolar olacağı tahmin ediliyordu. Türkiye'nin küresel ticaretten yüzde 1.5'luk bir pay alma hedefi vardı. Dolayısıyla 500 milyar dolarlık İhracat mantıklı gözüküyordu. Ancak 2014-2018 yılları arasında küresel ticaret olduğu yerde saydı.  Bu yıl ise 20 milyar doları aşıp aşamayacağı merak konusu. Özetle, bir önceki plandı ihracat hedefinin küresel ticaretteki olumsuz gelişmeler sebebiyle "tutarsız" hale geldiği gözüküyor. Bu seferki hedef 226,6 milyar dolar. Yani ilk hedefin yarısından da az bir rakam. Bana göre mantıklı. Belki bundan da fazlası gerçekleşebilir.

İşsizlik öngörüsü yeni planda yüzde 9.9 olarak gerçekleşmiş. Açıkçası 2013 planındaki yüzde 5'lik hedef zaten tutarsızdı. Elimizdeki büyüme modeliyle işsizlik platosunu yüzde 9.5 'ten aşağıya düşürmek mümkün değil. Bu sefer daha mantıklı davranıldığı gözüküyor. Dolayısıyla bu öngörünün moral bozucu olsa da gerçekçi olduğunun altını çizmek istiyorum.

Bir önceki planda enflasyon hedefi biraz muğlak bir şekilde tariflenmişti: "Enflasyonun tek haneye indirilmesi". Yeni Planda ise enflasyon hedefi yüzde 5 olarak belirlenmiş. Bu hedefi Türkiye'de ezberlemeyen kalmadı. Dolayısıyla bir gün olacağına eminim. Hatta 2023 yılından da önce gerçekleşme ihtimali var. Ancak, iç ve dış konjonktürün müsaade etmesi gerekiyor.

Sonuç olarak, yeni kalkınma planının bir öncekine makro parametrelerin daha realist bir yaklaşımla kaleme alındığı görülüyor. Bu durum  2023 yılına 2013 yılına göre daha yakında olmamızdan kaynaklanıyor olabilir. İtiraf etmeliyim ki bir önceki planın birçok açıdan talihsizliği olmuş. Örneğin döviz kurlarının bu kadar sert yükseleceği, dünyanın bu kadar karışacağı tahmin edilememiş. Dolayısıyla bir önceki planın hedefleri oldukça tutarsız gibi gözüküyor. Bugünkü hedeflerin hepsi olmasa da büyük bir kısmı biraz daha elle tutulur gözüküyor diyebilirim.


Bu yazı Emre Alkin'in kişisel blogundan alınmıştır.