'En hızlı batanlar bir Türkiye bir de...'

Hem Arjantin hem Türkiye borsası düşüşte. Semptomlar benzer ama tahinler çok farklı.

Barrons’ta yayınlanan Craig Mellow imzalı analiz borsa ve para biriminde düşüş yaşayan iki ülkeyi, Arjantin ile Türkiye’yi ve ekonomik görünümlerini değerlendirdi. Gelişmekte olan piyasaların yatırımcıları batan geminin mallarını severler. En hızlı batanlar da Arjantin ve Türkiye. 

Geçtiğimiz ay iki ülkenin de borsası yüzden 10’dan fazla, para birimi de yaklaşık yüzde 15 oranında düşüş yaşadı. Nedenleri ortak ve bilindik: yükselen petrol ithalat maliyetleri ve ABD tahvil getirileri karşısında yüksek dış borç, mevcut cari açık, bütçe boşlukları ve enflasyon. Ancak yöneticiler nedeniyle görünümler çok farklı. 

Arjantin Devlet Başkanı Maurice Macri hala küresel finans kuruluşuna karşı bir kahraman olmaya devam ediyor. 2015 yılı sonunda seçilen eski işinsanı, on yıllardır göze çarpan popülist politikayı geri almak için mücadele ediyor ve neoliberalizm ile eski sol arasında kalmış daha büyük Latin Amerikalı komşuları için bir rol modeli oluyor.

UBS Wealth Management’ın gelişmekte olan piyasalar için baş yatırım görevlisi olan Jorge Mariscal “Macri’ni temsil ettiği şey finansal toplumun kolayca vazgeçemeyeceği kadar önemli” diyor.

Yatırımcıların tahminlerine göre, bu sevgi, yakında Arjantin'in gayri safi yurtiçi hasılasının yüzde 5'inden fazlası olan, 30 milyar dolar değerinde bir Uluslararası Para Fonu (IMF) paketi olarak somutlaşacak. Vatandaşların geçmiş kurtarma paketlerine eşlik eden kemer sıkma politikalarıyla hatırladıkları IMF, Arjantin için siyaseten zehirli.

Ama yönetim direktörü Christine Lagarde, “büyümeyi, iş yaratımını ve sosyal uyumu koruyacak” bir paket vaat ederek, kulağa hoş gelmek için çok çalışıyor. Ve sabit gelirli yatırımcı olan TCW'den Blaise Antin IMF’nin muhtemel taleplerinin çoğunu Macri’nin uygulamaya çalıştığını söylüyor: Peroncu öncüllerden miras aldığı sübvansiyon ve gereksiz harcama karmaşasını çözmek, para kısıtlamalarını kolaylaştırmak ve enflasyonu sşahin gibi bir para politikasıyla sıkıştırmak gibi. 

Bu arada küçük boyutlu bir erime değerlendirmeleri daha çekici hale getirdi. Global X MSCI Arjantin borsada işlem gören fonu (ARGT) Mart ayında yüzde 18 ile zirveye ulaştı. Euro tahvili getirileri yüzde 1,5 arttı, yüzde 8’in üstüne çıktı. Antin “Arjantinli varlıklarda çok fazla fiyat tahribatı oldu” diyor, “Yılın geri kalanının görünümünü hoşumuza gidiyor”. 

IMF’nin sihirli asasının Arjantin’i yatırımcıların sevgilisi haline getireceğine herkes inanmıyor. FX broker XE’de kurumsal döviz tüccarı olan Viash Sreemunto “Ekonomi berbat halde” diyor. Enflasyonun geçtiğimiz yıl yüzde 25 seviyesinde olduğuna ve yüzde 4,9 ile gayri safi yurtiçi hasılayı neredeyse ikiye katlayan cari açığa işaret eden Sreemunto “IMF’den bir gecede mucize beklememeliyiz” diyor.

Ama Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın en azından 24 Haziran’daki erken seçimlere kadar ülkesinin mali deliğini daha da derinleştireceği konusunda geniş bir fikir birliği var. Erdoğan bir yandan seçim öncesinde yüksek emekli maaşlarından düşük sübvansiyonlu mortgage oranlarına kadar çeşitli şekerlemeler dağıtırken yüksek faiz oranlarının enflasyonu artırdığı konusunda ısrar ediyor.

Türkiye Merkez Bankası Erdoğan’ın kişisel teorilerine rağmen faiz oranını üç puan artırarak geçen hafta faiz oranını üç puan arttırarak %6.5'e yükseltti. Ancak Antin, Erdoğan’ın uzun vadeli stratejisine dair güvenini baltalayacak bir karışık bir alternatif oranı geliştirmediğini söylüyor.

Türk Lirası’nın 23 Mayıs’taki yükselişi sadece bir gün sürdü ve lira yeniden düşmeye başladı. Antin, “Türkiye’nin görünümü ikna edici ve sürdürülebilir bir politika sigortası istiyor” diyor, “Bu, yatırımcıların psikolojisinde anlamlı bir değişikliğin sadece değerlendirmelerle sağlanacağı bir hikaye değil”.

Eğer ateşle oynamak istiyorsanız Arjantin’i deneyin.