Mar 21 2018

'Erdoğan, 2019'dan önce ekonomik yavaşlamayı kabul etmez'

Uluslararası Para Fonu (IMF), bir süredir Türkiye’nin büyümeyi düşürüp, vergileri artırması ve faizleri yükseltmesi gerektiğini ifade ediyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın  ekonomi Başdanışmanı Cemil Ertem ise, bunun tam tersini yapacaklarını paylaşarak, IMF'yi "başarısız ekonomik teoriler" ortaya atmakla suçluyor.

İngiliz Financial Times (FT) gazetesi, Türkiye'deki hızlı büyümenin "aşırı ısınma" sinyalleri verdiği uyarıları karşısında ekonomistlerin kaygılı olduğunu yineledi.

FT'nin Ankara muhabiri Laura Pitel'in kaleme aldığı yazıda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "yaklaşan seçimler nedeniyle yavaşlamaya müsamaha göstermediği" öne sürüldü.

IMF'nin geçen ay Türkiye ekonomisinin 'fazla ısındığı' ve yüksek enflasyonun devam edeceği yönündeki uyarısı hatırlatılan yazıda IMF ile Moody'a gibi kredi derecelendirme şirketlerinin uyarıları nedeniyle oluşan senaryonun ekonomistleri endişelendirdiğine değiniliyor.

Yazıdaki bazı satırbaşları şöyle:

"Türkiye'nin gayrisafi yurtiçi hasılası (GSYH) geçen yıl tahmini yüzde 7 büyümeyle beklentilerin üstüne çıktı. Bunda 2016'daki darbe girişimi sonrası hükümetin ekonomiyi canlandırmak için getirdiği teşviklerin etkisi oldu. Ama bu büyümenin bir bedeli oldu."

"Moody's Türkiye'nin siyasi gelişmeler ve dış ticaret finansmanına bağımlılığını gerekçe göstererek Türkiye'nin kredi notunu düşürüken, Goldman Sachs Türkiye'nin 'aşırı ısınan ekonominin tipik belirtilerini gösterdiğini' söyledi.

"Erdoğan uzun süredir yüksek enflasyona neden olacağı gerekçesiyle yüksek faiz oranlarına şiddetle karşı. Şimdi ise, asıl endişe büyümenin yarattığı dengesizlikler."

Nomura yatırım bankasında analist olarak görev yapan İnan Demir, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) olası faiz artırımının ne olacağı ve Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) parasal genişleme programının ne zaman sonlanacağının belirsizliğini koruduğunu paylaşıyor. Demir’e göre Türkiye gibi bir yükselen piyasa ekonomisi için yüksek enflasyon ve cari açık kaygı yaratıcı.

Merkez Bankası'nın tarafsızlığına ilişkin soru işaretlerine de değinilen yazda faiz oranlarını sabit tutan Merkez Bankası’nın geçtiğimiz Aralık ayında geç likidite penceresi (GLP) borç verme faizini yüzde 12.25'ten 12.75'e çıkarttığı hatırlatıyor.

Merkez Bankası'nın bağımsız olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Başdanışmanı Hatice Karahan, şu değerlendirmede bulunuyor:

"En kötü senaryoda bile sermaye akışının kuruyacağını düşünmüyorum. Eğer faiz artırımını gerekli görürlerse, bunu yapacaklardır. Erdoğan'ın faizlerle ilgili güçlü görüşleri olduğu doğru. Ama Merkez Bankası'nın bağımsız olduğuna inancım tam."

 

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar