Can Teoman
Ağu 11 2019

Erdoğan’ın prensi 500 milyon dolar batırdı

Ekonomik kriz nedeniyle yaşanan iflaslar ve batan krediler Türk bankacılık sektörünün karlılığına büyük bir darbe vurdu. Resmi bankacılık otoritesi BDDK’nin verdiği bilgilere göre yılın ilk yarısında sektörün toplam karı geçen yılın ilk yarısına göre ortalama yüzde 14 azaldı. 

Bu kar düşüklüğü yılın ilk altı ayında mali piyasalarda yaşanan dalgalanmalardan kaynaklanıyor. Ek olarak geçmiş dönemde verilen ve artık ödenmesi imkansız hale gelen krediler nedeniyle ayrılan karşılıklar da önemli bir etken.

Bankaların bir bütün olarak yaşadığı bu performans düşüklüğüne karşın, içlerinden bir tanesi, diğerlerine fark atan rakamlarla ilk bakışta dikkat çekiyor. Bu banka ise Türkiye’nin en büyük ikinci kamu bankası konumunda bulunan Halk Bankası...

Sektörde Ziraat ve İş Bankası’nın ardından üçüncü sırada yer alan bankanın net karı bu yılın ilk yarısında yüzde 67 gerileyerek 600 milyon liraya indi. Banka yılın ikinci çeyreğinde 440 milyar TL’lik aktif büyüklüğü ve 355 milyar liralık kredi ve menkul kıymet yatırımına karşı sadece 188 milyon TL gibi şaşırtıcı bir kar elde edebildi.

Bilançosu incelendiğinde bankanın bu karlılık düşüşünde iki ayrı nedenin etkili olduğu anlaşılıyor. Birincisi Halkbank yılın ilk yarısında 1.8 milyar lira kambiyo zararı yazdı. Bu geçen yıla göre yedi kat fazla. Kağıt üzerinde dövizde açık pozisyonu bulunmayan bir bankanın bu kadar fazla kur zararı yazması tabii ki şaşırtıcı.

Ancak Türkiye’de hemen herkes kamu bankalarının Merkez Bankası’nın döviz piyasasındaki operasyonlarında bir arka kapı olarak kullanıldığının farkında. Bunun bir sonucu olarak da kamu sermayeli Halkbank zarar etmiş olması normal bir sonuç.

Öte yandan ülkenin, daha da çok AKP’nin siyasi hesaplarına göre şekillenen -ve elbette bu yüzden kimilerinin savunduğu- kirli döviz operasyonları, Halkbank’ın düşen karlılığını açıklamaya tek başına yetmiyor.

Karlılıktaki düşüşte bir diğer ve daha büyük etken bankanın batan kredileri. Son üç ayda bankanın donuk, yani batan kredileri 3.15 milyar TL (yaklaşık 500 milyon dolar) arttı. Bu batıklarda yüzde 35’e yakın şok bir artış anlamına geliyor. Sektörde ortalama yüzde 12 olan batık kredi artışının üç katı hızda yükselişe işaret ediyor. İşte bu batıklar için yazılan zarar, bankanın kar düşüşünde en büyük payı oluşturuyor.

Peki Halkbank’ın karını yiyen bu denli etkileyen sebep ne? Reuters terminalinde yer alan bir haberde Halkbank’ın düşen karı için aynen şu cümleler kullanılıyor:

"Vakıf Yatırım'ın notunda Halkbank'ın ikinci çeyrekte takibe aldığı büyük ölçekli bir intikal nedeniyle karşılık giderlerinin artmasının net karı olumsuz etkilediği belirtilerek, ‘Karşılıkları muhasebeleştirme yönteminde değişikliğe gitmesi ve 385 milyon TL'lik serbest karşılığını iptal etmesi, karlılık üzerindeki negatif etkiyi sınırlamıştır’ denildi. Notta ticari zararın artmasının da çekirdek gelirlerini olumsuz etkilediği ifade edildi. 

İş Yatırım'ın değerlendirmesinde de "Bankanın öz kaynak karlılığı ise son derece düşük bir seviye olan yüzde 4 seviyesinde sürüyor.

… Notta ayrıca, bankanın aktif kalitesinin de görece büyük bir enerji dosyasının takip hesaplarına atılmasıyla bir miktar bozulma gösterdiği ifade edildi."

Görüldüğü üzere biri kamu olmak üzere Türkiye’nin iki önemli yatırım kuruluşunun Halkbank bilançosuna ilişkin raporunda da karlılığa etki eden faktörler arasında özel ve büyük bir krediden bahsediliyor.

Vakıf Yatırım kar düşüşünün donuk kredilere ‘Büyük ölçüde bir intikal’ ederken, İş Yatırım da donuk kredilere intikal eden bu büyük kredinin enerji sektöründeki bir dosyadan kaynaklandığını vurguluyor.

Piyasadan gelen bu yorumlar ise doğal olarak Halk Bankası’nın batan enerji kredisinin kime ait olduğu sorusunu gündeme getiren bir durum. Cevap arayışı ise bizi doğrudan arşive götürüyor ve internette de yer alan Sayıştay Raporu’nun eklerinde yer alan tespitlere götürüyor. 

2012’de kaleme alınan raporda bankanın geçmiş yıllarda YıldızlarSSS Holding (Yıldızlar Holding) olarak bilinen şirkete 450 milyon dolar kredi açtığı belirtilirken, mevcut durumda holding yöneticilerin kredi kartı ekstrelerini bile ödemediği tespiti yapılıyor.

Böylece, AKP döneminde yıldızı adı gibi parlayan Yıldızlar Holding’e Halk Bankası’nın açtığı 450 milyon dolarlık kredinin zorda olduğu Sayıştay tarafından onaylanıyor. Ancak gürültü bundan sonra kopuyor. Çünkü Sayıştay, Yıldızlar’a açılan kredilerin zaten uzun süredir ödenmediğini saptıyor ve banka yönetiminin kredilerin vadesini defalarca uzattığı, hatta geçersiz teminatlarla gruba usulsüz ek krediler açtığını fark ediyor.

Sayıştay’a göre, Yıldızlar’a açılan ek krediler karşılığında alınan teminatlar arasında yer alan bazı arazilerin zaten Hazine malı olduğu tespiti de var.

Sayıştay ayrıca Yıldızlar Holding’in borçlarını ödeyememesinden kaynaklı bir el koymanın imkansız olduğunu, çünkü bu gruba kredi açan özel banka Akbank’ın, tüm mal varlıkları üzerine birinci dereceden ipotek koydurttuğunu ortaya çıkarıyor. Dolayısıyla şirketin iflası durumunda Halkbank’ın kredilerinin doğrudan zarara dönüşeceği kaydediliyor.

Konu 2013 yılında medyaya yansırken, Halkbank Genel Müdürlüğü her seferinde yalanlama yapıyor ve kredide bir sorun olmadığı açıklıyor. Elbette AKP’nin ekonomiden sorumlu siyasi yetkilileri de öyle.

Nihayetinde, üç gün önce açıklanan Halkbank’ın 2019 yılı ikinci çeyrek bilançosundaki rakamlar, bankanın bu dev batığını resmileştiriyor ve bankacılık uzmanları da değerlendirmelerinde buna yer veriyor.

Gelelim Halkbank’ı 500 milyon dolar zarara sokan hikayenin devamı ve kahramanlarına...

Yıldızlar Holding yaşadığı tüm sorunlara rağmen, internetteki resmi sitesine göre, bugün varlığını seramik, enerji-petrol, metalik madenler ve hizmet sektöründe sürdürüyor.

Holding patronu Sebahattin Yıldız son olarak geçen yıl atv’de yayınlanan Ekopazar programında başarılı işadamı olarak övgüyle tanıtıldı.

Parlak döneminde Eti Gümüş’ü de özelleştirmeden alan Holding’in devletten 2 bin 229 maden sahası ruhsatı edindiği ve ruhsata konu olan arazilerin Yalova ilinin 74 katı büyüklüğünde (Türkiye yüzölçümünün yüzde 3.8’i) olduğu belirtiliyordu. Ruhsatların ne olduğu bilinmiyor. Bu ruhsatlardan sağlanabilecek gelire rağmen Halkbank’ın krediyi olduğu gibi batık yazması da ayrı soru işareti olarak karşımıza çıkıyor…

Yıldızlar Holding’e kredi açan bir diğer banka olan Akbank, Osmangazi Elektrik santraline açtığı kredinin tamamına yakınını teminatlara el koymalar ve çeşitli finansal operasyonlarla çıkardı...

Holding’e teminatsız kredi açılması sırasında parayı ödeyen Banka Genel Müdürü olan Hüseyin Aydın şimdilerde Türkiye’nin en büyük bankası Ziraat’in Genel Müdürlüğü ve aynı zamanda Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı yapıyor. Aydın bankacılık sektöründe AKP Hükümeti politikalarının ve iktidara bağlı medyanın da en büyük destekçileri arasında bulunuyor…

Açılan kredi nedeniyle 500 milyon dolara yakın zarar yazan Halk Bankası ise sermayesinin zayıfladığı gerekçesiyle bu yıl devlet tarafından yeniden sermayelendirildi.

Hazine kamu bankalarına sermaye koymak için beş yıl vadeli ve yıllık yüzde 4.60 faizli, 3.3 milyar euro'luk tahvil satarak borç aldı. Bu paranın 900 milyon euro’su Halkbank’a sermaye olarak konuldu. Halkbank’a yapılan sermaye takviyesi 2024 yılında faiziyle birlikte toplam 1 milyar 107 milyon euro'ya ulaşacak.

Yıldızlar Holding’deki kredi vurgununu yıllar önce ortaya çıkaran Sayıştay raporunu yazan ve bunu Meclis’e gönderenlerin ise akıbeti bilinmiyor…


© Ahval Türkçe