May 15 2018

Erdoğan'ın seçim sonrası 'yeni faiz düzeni' ilanı, yangını körükleyecek mi?

Mart'ta cari açık 4,1 milyar dolar beklentinin belirgin miktarda üzerine çıkarak 4,8 milyar dolar olarak gerçekleşti.  Böylece 12-aylık toplam açık, Şubat ayındaki 53,7 milyar dolardan rahatsız edici bir şekilde 55,4 milyar dolara yükselerek artış trendine devam etti.  

Çekirdek açık dediğimiz, altın ve enerji dışı cari açık 12-aylık toplam olarak Ekim'deki 6,7 milyar dolarlık seviyesinden Mart ayında 7,3 milyar dolara yükseldi. Kısaca enerji fiyatlarının ötesinde de bozulmanın devam ettiğini izlemek mümkün.

İşin tabi püf noktası finansman tarafında asıl. Finans hesabı Mart'ta 2,9 milyar dolarlık önemli bir çıkış ile dikkat çekti. Böylece toplam açık, yani cari açık ve finans hesabı beraber, 4,8 milyar dolarlık rezerv kullanımı ve net hata noksan dediğimiz 2,9 milyar dolarlık kaynağı belli olmayan sermaye girişleri ile finanse edilmiş oldu

Ödemeler dengesi detaylarından ne anlamamız gerek?  Bakan Mehmet Şimşek’in dediği gibi cari açıktaki bozulma istikrar kazandı ve artık sorun olmaktan çıktı mı? Önümüzdeki aylarda cari açıkla bağlantılı lira üzerinde nasıl bir etki beklemek gerek?

Cumhurbaşkanı Erdoğan BloombergTV’ye konuştu ve sonrası tufan!

Erdoğan İngiltere ziyareti kapsamında Bloomberg International'dan Guy Johnson'ın sorularını yanıtladı.  24 Haziran seçimleri öncesinde birçok konuya değinilen programda, Türkiye piyasalarındaki gerginliği tırmandıran Cumhurbaşkanı’nın seçim sonrası para politikasında daha aktif bir rol oynayacağı sözleri oldu. Mülakatta yeniden yüksek faizi enflasyonun nedeni olarak gösterirken, reel faizi düşürmenin maliyetlerini indirme açısından Türkiye’yi dünya çapında rekabetçi yapacağını iddia etti. Cumhurbaşkanı Londra ziyareti öncesi havaalanında yaptığı konuşmayla da kafaları karıştırmıştı.  

Seçim sonrası başka bir faiz düzeni ve faiz seviyesinden bahseden Erdoğan’ın Bloomberg röportajını da okuyunca ne anlamak gerek? Dediği gibi faizi indirince maliyet baskısı düşünce Türkiye rekabetçi olabilir mi? Faizin yükselmesi ekonominin bir nevi barometresi, yanlışlıklar yapıldığının habercisi değil midir? Lira bu açıklamalardan sonra ne olur?  Faiz artışı beklentisi kısa vadede unutulmalı mı?

Ahval ekonomi yazarı Güldem Atabay Şanlı, bu soruların cevaplarını Yavuz Baydar ile beraber irdeliyor.