Fıstık tarlasında çok iş, az ücret

Türkiye'de yaşanan ekonomik giderek derinleşirken, vatandaşların geçim sıkıntısı da artıyor. Geçim derdi, insanların çok az ücretle fazla çalışmasını da beraberinde getiriyor. 

Fıstık hasadına başlayan tarım işçileri, yakıcı güneş altında 11 saatlik emeklerinin karşılığında 70 ila 110 TL arası ücret alıyor.

Urfa’nın Birecik ilçesinde çiftçiler, hasadına başladıkları fıstığın karşılığını alamamaktan yakınıyor. Hasadının başlamasıyla tarım işçileri günlük 70 ila 110 TL arası gün doğumu ve batımı arasında çalışarak geçiriyor. Her sabah kamyonet ve traktör kasalarında fıstık bahçelerine taşınan kadın, çocuk, yaşlı ve gençler, 45 dereceye kadar yükselen sıcağın altında çalışıyor. İşçiler, emeklerinin karşılığını alamadıklarını ve toprak sahibinin zaman zaman hakaretine maruz kaldıklarını anlattı.

Altı çocuğu olan fıstık işçisi Rızket Gümüş, eşi ve çocuklarıyla birlikte akşama kadar tarlada çalışarak geçimini sağlıyor. 2 ay önce Afyon’a kiraz toplamaya gittiklerini söyleyen Gümüş, gittikleri her yerde çalışma koşullarının zor olduğunu, işveren tarafından “Çalışmıyorsunuz” denilerek, hakaretlere maruz kaldıklarını söyledi. “Ne kadar çalışsak da iş sahipleri bize sürekli 'Çalışmıyorsunuz' diyor. Hastalansak da çalışmak zorundayız” diyen Gümüş, “Çalışıyoruz, en azından hakkımızı bize versinler” talebinde bulundu. 

Ailesiyle birlikte Antep’te yaşayan Şevket Ateş, her yıl fıstık hasadının başlamasıyla Birecik’e gelip işçilik yapıyor. “Bu dünyaya çile çekmeye gelmişiz” diyerek sözlerine başlayan Ateş, sabah saat 06.00’dan akşam 17.00'ye kadar çalıştıklarını bunun karşılığında 100 lira yevmiye aldıklarını söyledi. Aldıkları ücretle geçinemediklerini belirten Ateş, “Belki açlıktan ölmüyoruz ama yılda bir kere elbise alabiliyoruz. Çocuklarımızla gidip de bir mağazadan giyinemiyoruz” dedi. 

Günde toplam bir buçuk saat dinlenebildiklerini, günün geri kalanını ise çalışarak geçirdiklerini söyleyen Ateş, şunları dile getirdi:

“Zorlukları hep fakirlikten yaşıyoruz. Bazen içecek soğuk su bile bulamıyoruz. Evden getirdiğimiz domates, biber ve salatalık ile karnımızı doyuruyoruz. Emeğimizin karşılığını alamıyoruz.” 

Aynı koşullarda çalışan bir diğer işçi Ahmet Gümüş, çalışmamaları durumunda aç kalacaklarını, bir gelir kaynağının olmadığını, fıstık, pamuk, biber tarlalarında günlük yevmiyeler karşılığında çalışarak ailesini geçindirdiğini söyledi. Kimi zaman sıcakların 45 dereceye kadar çıktığını kaydeden Gümüş, “Burada 30 kişi rezillik içinde çalışıyoruz. Bu sıcakta çalıştığımızda ister istemez hastalanıyoruz. Ama mecburuz. Bugünkü yevmiyemiz 110 lira. Bu parayla bir torba un alamazsın. Bu para ev kirasıdır, elektriktir, sudur derken neye yetecek?” diye sordu.

30 yıldır tarlalarda çalışarak ailesini geçindiren Mahmut Gümüş ise, “Yoksulluk içindeyiz. Bir metre bile toprağım yok. Evliyim, altı çocuğum var. Yaşadığım ev kira. Geçinemiyoruz. Elektrik, su faturasını ödeyemiyorum. Benim gibi binlerce insan var. Kendi hakkımızı da alamıyoruz. Anlayacağın sürekli yoksulluk içinde yaşıyoruz” dedi. (MA / Barış Polat)