'Güzel kardeşim o not öyle düşmüyor'

Türkiye'nin ekonomisinin 'küresel güçlerin saldırısı altında' olduğu tezi, AKP ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan yönetimi tarafından güçlü bir şekilde sunulsa da, krizin ayak seslerinin 24 Haziran seçimlerinden önce geldiği ve uzmanların önlem alınması için sık sık uyarılarda bulunduğu biliniyor.

Böylesi bir ortamda kredi derecelendirme kuruluşları S&P ve Moody's Türkiye'nin notunu düşürdü. Fitch ise kararını yakında açıklayacak ve yine benzer bir not düşürme adımı bekleniyor.

Tablo böyleyken, Sözcü Gazetesi köşe yazarı Murat Muratoğlu, Fitch'in not düşürme kararının eli kulağında olduğunu belirtiyor ve soruyor:

"Ülke zaten “yatırım yapılamaz”, “çöp” kategorisinde daha neyini düşürüyor?"

Not düşürmelerinin topluma sunuluş biçimine itiraz eden Muratoğlu, yazısını şöyle sürdürüyor:

"Lakin Amerika ile papazız ya, millet bu not düşürümlerini o sebeple sanıyor. Şöyle ki; Başkan Trump'ın attığı tweet şirketlerin önlerine düşüyor, “Mesajını aldım başkanım, Türkiye'yi batırmaya ben de hazırım” diyor.

Hop not düşüyor. Sistemin Türkiye'deki gibi yürüdüğünü kabul ediyor. Millet ciddi ciddi buna inanıyor! Güzel kardeşim o işler öyle olmuyor. Kısa geçmişimize dönelim… Ülke bir zamanlar yükselen yıldızdı. Öve öve bitiremiyorlardı. Ortada ne dış güçler vardı ne de faiz lobisi lafı…Tarihler 5 Kasım 2012'yi gösterdiğinde Fitch Türkiye'nin yatırım yapılabilir notunu arttırdı. Gazeteler 'Fitch bayramı' diye manşet attı."

Muratoğlu, 27 Mart 2013'de S&P'nin de benzer biçimde Türkiye'nin notunu artırdığına değiniyor ve genel görüşün kararın 'geç kaldığı' yönünde olduğuna dikkat çekiyor.

16 Mayıs 2013'de Moody's şirketinin Türkiye'nin notunu yatırım yapılabilir seviyeye yükselttiğini hatırlatan Muratoğlu, "Türkiye 1992 yılından beri ilk defa iki kuruluştan “yatırım yapılabilir” kredi notunu aldı. Bu duyguyu son kez tattı!" diye de ekliyor.

Krizin yavaş yavaş geldiğini ve Türkiye'nin bu duruma kulak vermediğini ise şöyle anlatıyor Muratoğlu:

"Ya sonra? İlk kez 22 Mayıs 2013'de dünyada parasal gevşemenin biteceğine dair açıklamalar gelmeye başladı. Türkiye duymazlıktan geldi bu kararı. Harcadıkça harcadı. Daha çok borçlandı. “Yap” dedi, “işlet” dedi, “paran eksik kalırsa beni ara” modeline geçti.
Aradan bir yıl geçmişti ki, göstergeler bozulmaya başladı. Türkiye'nin görünümü olumsuzlaştı. Notunuzu düşüreceğiz dediler. Kimse kılını kıpırdatmadı. Yıl 2016'ya geldi. Notlar indi. O günden beri not düşürümlerinin arkası kesilmedi.

Peki, biz bu durumdan ders aldık mı? Yahu belki de bizde bir hata vardır diye hesap kitap yaptık mı? Boş verin, nasıl olsa notlar bizim için yok hükmünde! Yine toz kondurmayacaklar ekonomiye… Yahu ülkenin Merkez Bankası bile faizleri yüzde 17.75 açıklıyor. Yalan söylüyor. Piyasada yüzde 30 faiz ile kredi bulan şirket öpüp başına koyuyor. Sonra da “Türkiye bu notu hak etmiyor!” Görüyorsun işte, milliyetçilik sosuyla vatandaşa 
yedirdiğin kötü ekonomiyi el âlem bizim gibi susuz yutmuyor!

Zira piyasanın halini görmek için nota gerek yok. Türkiye mevcut borçlarını ödeyecek rezerve sahip değil… Yeni borç alacak kredibilitesi azalıyor. Haliyle kredi şirketleri bizimkiler gibi sanki her şey yolundaymış tadında davranamıyor."

https://www.sozcu.com.tr/2018/yazarlar/murat-muratoglu/ekonomi-sinavda-bos-kagit-verdi-2584243/
Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.