Dilek Gül
Oca 30 2018

Halk tüketemeyince esnaf banka kredisini ödeyemiyor

Son yıllarda halkın alım gücünün azalması ve bu durumun giderek derinleşmesi Türkiye esnafının belini bükmeye devam ediyor. Ekonomideki çalkantılar özellikle küçük esnafı etkiliyor. 

Varlığını sürdürmek için ya bankalara ya da devlet destekli kredilere yönelen esnaf umduğu rahatlığı bulamıyor. Esnaf ya kriterleri yerine getiremediği için kredi çekemiyor ya da çektiği krediyi artık ödeyemiyor.
 
Mustafa Özçelik 29 yıllık pastane ustası. Bundan iki yıl önce, biraz birikmiş parası biraz da çektiği kredi ile İstanbul’da Beyoğlu’nun ara sokaklarından birinde bir pastane kurdu kendisine. 

Umutluydu çünkü artık kendi işinin sahibiydi. Ama ne çektiği krediler ne de kenara attığı birikmişi yetti düze çıkmasına.

‘‘İlk etapta Türk Ekonomi Bankası’ndan 1.90 oranında faizle 30 bin TL kredi çekmek zorunda kaldım. 15 bin lirayı dükkan sahibine kalan 15 bin lirayı da dükkanın onarımına verdim. 

Aradan çok zaman geçmemişti ki ikinci 30 bin için bankanın yolunu tuttum. Çünkü elimdeki nakit, dükkanı kurmak için yeterli olmadı. Çektiğim ikinci krediyle de dükkanın malzemelerini aldım. 

Şuan her ay bankaya 2. 150 TL borç ödüyorum. Elektrik, su, doğal gaz ile birlikte aylık dükkan masrafım da 2.500 TL’yi buluyor. Büyümek için kendime iş yeri kurdum ama borç batağının içindeyim.’’ 

Yaklaşık iki yıldır iş yerini düzene koyamayan 43 yaşındaki Özçelik, dört kişilik ailesine de bakmakta zorlanıyor. 

‘‘Dükkandan kazandığım her şey kredi borçlarına gidiyor. Ev ve iş yerim de kira olduğu için sadece borç ödüyorum. Kenara attığım beş kuruş yok. 

Benim iş yerim cadde üzerinde olmasına rağmen, işlerim durgun. Sadece ben değil, herkes aynı durumda. Mesela önceleri dükkanda iki kişi çalışıyorduk ama şuan tek başınayım. 

Hem ürünleri hazırlıyorum hem de satışı yapıyorum. Sabah beşte işe başlayıp akşam sekizde dükkanı kapatıyorum.’’ 

Peki işlerin böyle gitmesindeki sebep ne diye sorunca başlıyor anlatmaya Özçelik... 

‘‘Çünkü ihracat olmuyor, satış olmuyor. Alınan malların hepsi de ithal mallar ve çok pahalı. Buna rağmen, biz burada fiyatları da artıramıyoruz.

Bunun yanı sıra alım gücü de düşük, millet bir simit almakta zorlanıyor. Şu an sadece müşterinin istediklerini çıkarmış olmama rağmen zarardayım. 

Çünkü ürünlerin yarısını satıyorum yarısı da çöpe gidiyor. En kötüsü bu kadar masraf yapınca bırakıp gidemiyorsun.’’ 

mustafa özçelik

Günde on beş saat çalışmasına rağmen sıkıntıda olan esnaf Mustafa Özçelik, ek iş bulma telaşında. 

‘‘Dükkanı kurmadan önce Sarıyer’de bir iş yerinde pasta ustasıydım. Şimdi iş çıkışlarında yeniden orada çalışmak için eski patronumla görüşme yapıyorum. Sabahları kendi dükkanımda, iş çıkışlarında da eski iş yerimde çalışacağım. Çektiğim bu krediyi başka türlü kapatmam zor.’’ 

Mustafa Özçelik’in şimdiki hedefi ne büyümek ne de ikinci dükkanı açmak. Özçelik, borçlarını kapattıktan sonra memleketine dönmenin hayalini kuruyor. 

Daha önce Taksim’deki kafesini kapatıp, Kadıköy’de yeni bir işletme açan Ufuk Hasgül ise esnafın borçlarla ayakta kalmaya çalıştığını belirtiyor. 

‘‘Kadıköy’de açtığım bu yeni kafe için de borçlandım. Her ay 5 bin lira dükkan giderim oluyor. Yaklaşık 2 bin dolaylarında kredi borcu ödüyorum. Ekonomik kriz yok deniliyor ama insanlar içtikleri çayı bile kredi kartlarıyla ödüyor. 

Eskiden maaşını alan yediğini içtiğini nakit öderdi şimdi o bile kalmadı. 2 yıllık esnafım ama her geçen gün ekonomik dar boğaz çok daha fazla hissediliyor. İnsanlar borçla yaşamını devam ettirmeye çalışıyor.’’ 

Devlet teşvikli esnaf kredilerinden faydalanamadıklarını söyleyen Hasgül; ‘‘15 yıllık tanıdığım esnaflar var, defalarca başvurmuş olmalarına rağmen bu kredilerden faydalanamadılar. İşi yokuşa süren kriterleri var. Biz de bilmiyoruz açıkçası hangi esnaf yararlanıyor bu kredilerden, birilerine veriliyor. Ama benim etrafımda olan yok’’ şikayetinde bulunuyor.

Hasgül

Hasgül, bu kredilerden yararlanabilmek için bir dizi şartın arandığını belirtiyor ve örneklendiriyor:

‘‘Örneğin kefalet kooperatiflerine kredi borcu olan ve daha önce KOSGEB kredisi kullanan hiçbir esnaf bu faizsiz kredilerden faydalanamıyor. Bunu ben değil ama işletme sahibi arkadaşlarım yaşadı. Ticari sicilleri temiz olmasına rağmen alamadılar bu kredileri. Haliyle dükkanın kapısına kilit vurdular.’’

Esnaf Mustafa Özçelik ve Ufuk Hasgül devlet destekli kredilerden faydalanamadı. Ama bir kaç gün önce Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, 2017 yılında esnafa ne kadar kredi verildiğini açıkladı. 

Buna göre esnaf 2017’de 13 milyar liralık kredi kullandı. Kooperatifler aracılığıyla 188 bin esnaf ve sanatkara kullandırılan bu kredi miktarında, geçen yıllardan devirler de hariç. 

Buna göre 2002'de 153 milyon lira olan toplam kredi hacmi 85 katına çıktı. Ekonomist Erol Katırcıoğlu bu desteklerin bir çözüm olmadığına ve hükümetin yama ile bir büyüme seçtiğine dikkat çekiyor. 

Özellikle, 3. çeyrekte yüzde 11.1 dolaylarında büyüme oranının şaşırtıcı olduğuna belirten Katırcıoğlu, ‘‘Esnafın kredilerle ayakta kalması takdir edersiniz ki övünülecek bir durum değil. Biraz ayrıntıya bakılacak olursa daha farklı bir durum söz konusu. Özellikle büyüme oranı üzerinden gidecek olursak; bu büyümenin arkasında kredi garanti fonundan verilen krediler olduğu anlaşılıyor’’ diyor.

‘‘Normal bir mekanizma çerçevesinde kredi bulamayan küçük esnaf ve işletmeye, devlet bütçede açık vermeyi göze alarak kredi vermeye başladı. Böylelikle de ekonomik büyüme ve gelişme sağlıyor. Ama bu yöntem çok sürdürülebilir değil. 

AK Parti iktidarının bu zamana kadar bir başarısı varsa bu da Kemal Derviş’in geliştirdiği program üzerinden giderek ‘bütçe açığı’ vermemeye yönelik dikkatleriydi. Bu disiplini sağlamaya çalışıyorlardı ama anlaşılıyor ki bundan vazgeçtiler.’’ 

Katırcıoğlu, iktidarın bütçe açığı vererek bir tür büyüme alternatifini seçtiğini de sözlerine ekledi. Bu durumda iktidarın oluşan enflasyona da razı olduklarına dikkat çeken Katırcıoğlu; ‘’Enflasyonun yükselmesi kimseyi rahatsız etmiyor, halkın da bir tepkisi olmayınca atılan adımlar buna göre belirleniyor’’ dedi. 

Ekonomist Korkut Boratav ise kredi desteklerinin ekonomiye genişletici etkisi olduğunu düşünüyor. Ancak burada kredilerin tahsisinde bankacılık sistemi ile ilgili objektif ölçütlerin uygulanmasının önemli olduğuna da bir parantez açıyor. 

‘‘Hiç şüphesiz kredi teşviklerinin ekonomi üzerinde önemli etkileri var. Devlet bütçesinin bir kısmının kredilere aktarılıyor olmasında bir sakınca yoktur. 

Hatta o mega denilen projelerin bütçelerinin ne büyük israflar doğurduğunu biliyor ve bunu sık sık bir şekilde gündemimize alıp, eleştiriyoruz. Esas bu gibi durumlar devlet bütçesinde kaynak bozukluğu yaratıyor. 

Ama bir yerlerden kısılan bütçelerin esnafa dağıtılmasında bir sakınca yoktur. Tabi şunu da görmek gerekir, bizim ekonomimiz ile ilgili başka sorunlarımız olduğu için bu tarz iyileştirici ve güçlendirici adımlar sürdürülemeyebilir. Esas sorunda budur.’’

Bu kredilerin devletin yükümlülüğü altında olduğunu söyleyen Boratav, esnafa dağıtılan kredileri, bankaların verdiği kredilerle benzetmemek gerektiğine vurgu yaptı. 

‘‘Yani devlet, bankalar gibi dışarıdan alınan borç parayı içeriye aktarmıyor. Ya da bankalar gibi mevduatı aşan krediler kullanmıyor. Yani dağıtılan bu krediler devlet yükümlülüğündedir. Ama burada da eğer dışarıdan alınan bir borcu içeriye aktarma varsa bu sakatlıktır.‘’ 

Her ne kadar meseleye iyimser baksa da Korkut Boratav, Türkiye’nin bu şekilde adımlarını atmaya devam etmesi halinde ekonomik sıkıntıların başka hesaplar üzerinden doğacağına da özellikle vurgu yapıyor. 

Neredeyse her yıl esnafın ayakta kalabilmesi için hükümet tarafından bazı düzenlemeler yapılıyor. Geçtiğimiz günlerde basına, hükümetin 2.5 milyon esnafın kalkınması için yeni bir Eylem Planı hazırladığı yansıdı. 

Bu eylem planın yakında CumhurbaşkanıErdoğan tarafından açıklanması bekleniyor. Peki bu eylem planının içinde kabaca ne gibi başlıklar yer alıyor ?

"Yeni nesil esnaf" modeli ile küçük işletmelere, esnaflıktan gelen Koç, Sabancı, Eczacıbaşı gibi büyük holdinglere dönüşmeleri için 10 önemli adım atılacak. 

 

  • Esnafın bu yıl için 140 milyar liralık kredi hacmi öngörülen devlet garantili krediye ulaşması için her türlü kolaylık sağlanacak. Yani esnafın yakındığı bazı kriterlerde esneklik sağlanacak. 
  • Bir diğer adım da Alışveriş Merkezlerindeki esnafa kiralar konusunda imtiyazların sağlanması noktasında olacak. Örneğin; esnafın alışveriş merkezlerinde rayiç bedel üzerinden yaşadığı sorunlar ve ortak giderler konusunda düzenleme yapılacak. 
  • Ayrıca, ‘Eylem Planı’ kapsamında, esnafa özel düzenlemelerle kargo hizmetleri ve ulaşımda maliyetler aşağı çekilecek. 

Uzmanlar, yeni eylem planın esnafı düzlüğe çıkarıp çıkarmayacağı konusunda pek umutlu değil. 

Zira şuanda devam eden bir Afrin operasyonu söz konusu. Türkiye’nin Afrin’e yönelik alacağı tavrın ekonomiyi şekillendireceğini söyleyen ekonomistler, özellikle ABD ve Rusya ilişkilerinde yaşanan problemlerin Türkiye’yi daha önceki ekonomik sıkıntılara sokacağı görüşünde.