Hormonlu fiyatlarda halciler marketleri suçladı

Tarladan ya da üretimden çıkıp sofralara gelene kadar yedi-sekiz kat fiyat artışına uğrayan, orta ve dar gelirlinin almakta her geçen gün daha da zorlandığı ürünlerle ilgili, AKP iktidarı market zincirlerini suçlarken, Türkiye Halciler Federasyonu Başkanı Yüksel Tavşan da benzer bir iddiada bulundu.

Tavşan, büyük market zincirlerinin nihai tüketim piyasasını ellerinde tuttuklarını iddia etti.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın marketleri işaret ederek, "Oturup konuşacağız" çıkışının ardından, tüm eleştiri okları marketlere yönelmiş durumda.

Soğan depolarına yapılan baskınlara benzer bir anlayışla, bu kez de marketler günah keçisi ilan edilmiş vaziyette.

Türkiye Halciler Federasyonu Başkanı Yüksel Tavşan, büyük market zincirlerinin nihai tüketim piyasasını ellerinde tutuklarını ifade ederek, "Bu, çok tehlikeli bir durum. Piyasa ellerinde olunca her zaman fiyatlarla oynama imkanları oluyor. Bu market grupları, üreticiyi doğrudan kendisi için çalıştırıyor. Alım gücü onlarda olduğu için üreticinin satış fiyatını düşük tutabiliyorlar" iddiasını dillendirdi.

Türkiye'nin gündem maddesi son günlerde ne siyaset ne de siyasetçiler. Dış politika ya da Suriye'ye gerçekleştirilmesi planlan askeri harekat da değil toplumun temel sorunu.

Enflasyon oranının artması ile fırlayan gıda fiyatları yeni bir evreye girmiş durumda. Tarladan düşük fiyatlara alınan tarım ürünleri pazar ve marketleri neredeyse yedi kat fiyat farkı ile geliyor. Böyle olunca da tüketici, ne sebze ne de meyve satın alabiliyor.

Öyle ki, marketler arasındaki fiyat farkları da dikkat çekici. Bir markette beş lira olan bir ürün, bir başka markette 10 liraya satılabiliyor. Vatandaş ise, pazardan ve marketten boş file ve çantalarla eve dönerken en temel gıda maddelerini bile alamaz durumda. Şikayetler ise işe yaramıyor. Zira tam bir rant çarkı sektörü ele geçirmiş vaziyette.

Cumhuriyet’te yer alan habere göre, Ankara’da pazarlarda ıspanağın kilosu 4 TL’yi buldu. Markette ise 10 lira. Bir tas yemek pişirmenin bile zorlaştığı belirtilen haberde, aynı marka aynı gramajdaki ürünlerin farklı marketlerdeki fiyat makasının uçuk boyutlara ulaştığı kaydediliyor. Buna göre ülke genelinde yaygın olan büyük marketler, giderlerinin daha fazla olması sebebiyle, aynı ürünleri yerel marketlere göre 1-2 lira daha pahalıya satabiliyordu. Ancak son dönemde fiyat farkının 25 liraya dayandığına dikkat çekiliyor. 

Açlık sınırının 2 bin TL, yoksulluk sınırının ise 7 bin TL’ye dayandığı bir ülke tablosunda temel gıda ürünlerine gelen fahiş zamlar durumu daha da zora sokuyor.

İstanbul Üsküdar, Şişli ve Avcılar’da yedi  farklı markette yapılan incelemede, fiyat farkının gıdadan temizlik ve deterjan ürünlerine kadar tüm ürünleri kapsadığını gözlemleniyor. 

Haberde aktarılana göre markaları ve gramajları aynı olmasına rağmen iki litre naturel sızma zeytinyağı Şişli’deki büyük zincir marketlerin birinde 65.95 TL’ye satılırken, aynı ebattaki ürün Şişli’deki daha küçük bir markette kampanyalı fiyatla 39.99 TL’den satılıyor. Ürünün indirimsiz fiyatı ise 59.99 TL.

Üsküdar’daki bölgesel bir markette 10.95 TL’den satılan 500 gram süzme beyaz peynirin Avcılar’daki bir marketteki fiyatı, ‘tavsiye edilen satış fiyatı’ etiketiyle 8.95 TL’ye iniyor. Aynı ürünün büyük zincir marketlerdeki fiyatı ise 10.75 TL.

Şişli’de yine büyük zincir markette, 250 gram yemeklik tereyağını 17.90 TL’ye satarken, aynı marka ürün, aynı ilçedeki daha küçük bölgesel markette, ‘tavsiye edilen satış fiyatı’ etiketiyle 12.95 TL’den satılıyor. Zincir marketlerde satılan 500 gram siyah zeytinin fiyatı 20 TL iken, aynı marka ürün yerelde 16 TL’ye düşüyor. 

 

Haberin tamamını buradan okuyabilirsiniz