May 09 2018

Hükümet, krize önlem alma gayretinde: Faiz ve döviz baskısına tedbir alınacak

Türkiye 24 Haziran seçimlerine hazırlanırken ekonomiden kötü haberler gelmeye devam ediyor. Özellikle döviz, hızla yükseliyor. Dolar, 4.37'i gördü.

Uzmanlara göre Türkiye, hızla büyük bir ekonomik krize doğru sürükleniyor. Enflasyonda nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 1.87, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 10.85 ve on iki aylık ortalamalara göre ise yüzde 11.06 artış gerçekleşti. Enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesinin ardından dolar kuru 4.23 liranın üzerine çıkarak rekor kırdı.

Enflasyonda artış beklentilerin üzerinde geldi; manşet ve çekirdek enflasyonda yükseliş piyasa tahminlerini aştı. Kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor's (S&P) ise önceki akşam Türkiye'nin notunu indirdi.

Bir süredir piyasalar ciddi bir ekonomik kriz beklentisi içerisinde ve bir tedirginlik durumu söz konusu. Türkiye ise 24 Haziran'da erken seçime gidiyor. Seçim kararının arkasında ise bir türlü ertelenemeyen ve yaklaşmakta olan ekonomik kriz olduğu ifade ediliyordu. Yapılan yorumlarda, ekonomide krizin artık ötelenemediği ve bunun olası sonuçlarından kaçınmak isteyen hükümetin de seçimleri erkene alma yoluyla ekonomik kriz anında olası oy kaybını önlemeye çalıştığı belirtiliyordu.

Hükümet de yaklaşmakta olan krize karşı önlem alabilmeye çalışıyor. Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında 2 saat 35 dakika süren bir ‘Ekonomi Koordinasyon Toplantısı’ gerçekleştirildi.

Toplantı sonrasında yapılan açıklamada ise Türkiye'nin mali disiplininden asla taviz verilmeyeceği belirtilerek, "Harcamalarda ortaya çıkan artışları telafi edecek önlemler hayata geçirilmektedir. Orta ve uzun vadede kamu maliyesinde bozulmaya yol açmayacak bir yaklaşımla hareket edilecektir.  Faiz ve döviz kuru baskısını azaltmak, bununla birlikte enflasyonla daha etkin mücadele etmek için gereken tedbirler alınacaktır.  Bunun için Merkez Bankası elindeki araçları etkin şekilde kullanmaya devam edecektir" ifadelerine yer verildi.

Kur rejimi, döviz tevdiat hesapları ve kambiyo rejimi başta olmak üzere hiçbir konuda, piyasa mekanizması dışında yöntemler kullanılmasının 'asla söz konusu olmadığı' paylaşıldı ve "Türkiye, büyüme odaklı ekonomi politikaları sayesinde bugünkü seviyesine gelmiştir. Ülkemiz, önümüzdeki dönemde de yine büyüme esaslı ekonomi politikalarıyla yoluna devam edecektir" denildi.

Büyüme politikalarının odağında, 'kamunun yönlendiriciliği, desteği ve teşvikiyle' özel sektörün bulunmasının devam edeceği paylaşıldı. Bankacılık sektörünün, 'sermaye yeterliliği, aktif kalitesi, likidite düzeyi ve uluslararası piyasalara erişim imkanı bakımından tarihinin en güçlü seviyesinde' olduğu değerlendirmesinde bulunuldu.

Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, şu ifadelere yer verildi: 

"Toplantıda, hükümetin, para ve maliye politikaları konusundaki hedeflerine ulaşma kararlılığı teyit edilmiştir. Bu çerçevede; ülkemiz ekonomisinin en önemli çıpalarından olan mali disiplinden asla taviz verilmeyecektir. Harcamalarda ortaya çıkan artışları telafi edecek önlemler hayata geçirilmektedir.  Orta ve uzun vadede kamu maliyesinde bozulmaya yol açmayacak bir yaklaşımla hareket edilecektir.  Faiz ve döviz kuru baskısını azaltmak, bununla birlikte enflasyonla daha etkin mücadele etmek için gereken tedbirler alınacaktır.  Bunun için Merkez Bankası elindeki araçları etkin şekilde kullanmaya devam edecektir. Açık piyasa ekonomisi politikalarına sıkı sıkıya sahip çıkılacaktır. Kur rejimi, döviz tevdiat hesapları ve kambiyo rejimi başta olmak üzere hiçbir konuda, piyasa mekanizması dışında yöntemler asla söz konusu değildir.

Türkiye, büyüme odaklı ekonomi politikaları sayesinde bugünkü seviyesine gelmiştir. Ülkemiz, önümüzdeki dönemde de yine büyüme esaslı ekonomi politikalarıyla yoluna devam edecektir.  Büyüme politikalarımızın odağında, kamunun yönlendiriciliği, desteğiyle ve teşvikiyle özel sektör bulunmayı sürdürecektir.  Uluslararası yatırımcılar açısından ülkemizin cazibesini artıracak adımlar atılacaktır.  Bankacılık sektörümüz, sermaye yeterliliği, aktif kalitesi, likidite düzeyi ve uluslararası piyasalara erişim imkanı bakımından tarihinin en güçlü seviyesindedir.  Bir süredir mevduattaki artış, kredilerdeki artış oranının üzerinde seyretmektedir. Reel kesimin finansmana ihtiyacını kolaylaştırmaya yönelik adımlar atılacaktır. Bankalara, ekonomimizin en önemli itici güçlerinden olan gayrimenkul sektörüne yönelik kredilerde kolaylık sağlamaları tavsiye edilmiştir. Mevcut döviz ve altın varlıklarının etkin kullanımına yönelik çalışmalar gerçekleştirilecektir. Varlık Barışı uygulaması, yurt içi ve yurt dışı birikimleri kapsayacak şekilde genişletilecektir."