Kas 23 2017

'Hükümet oy, piyasa uzmanları para için susuyor'

 

Ekonomi analistleri arasında bir görüşün giderek netleştiği anlaşılıyor, o da şu:

Giderek kötüleşen ekonomik göstergelerle ilgili hem hükümet yetkilileri hem de piyasa uzmanları üç maymunu oynuyor.

Ciddi bir ekonomik dalgalanmaya rağmen ilk oy uğruna ikinci kesim ise daha fazla para kazanabilmek adına gerçeklerin üzerini örtme yoluna gidiyor. İkisinin de buluştuğu ortak nokta, ekonomik göstergelerin kötüye gittiğini ve bu kez durumun farklı olduğunu gizleme.

Hürriyet Gazetesi ekonomi yazarı Erdal Sağlam, bu tutumun tehlikelerine dikkat çekiyor ve tarafları bir an önce çözümler üretmeye çağırıyor.

Bakanların, Türkiye'nin daha önce de benzer ekonomik şoklardan geçtiğini ve bu dalgayı da atlatabileceğini söylediğini aktaran Sağlam, bankacıların da aynı üslupla, yakında bu kötü tablonun üstesinden gelineceği yaklaşımı içinde olduğuna dikkat çekiyor.Sağlam'a göre iki tarafın tavrının arkasında da çıkarlar sözkonusu:

Piyasa uzmanlarını dinlediğinizde, “Para kazanmak için olumlu görünme ihtiyaçları”nın öne çıktığını, iyimser tahmin ve yorumlara öncelik verdiklerini görüyorsunuz. “Ama bak şurası şöyle” dediğinizde ise yine “Orası öyle ama düzelebilir, bu koşullarda da para kazanmak mümkün” diyerek, öneri getiriyorlar.

Herkes işini yapıyor; piyasa uzmanları para kazanmak için, hükümet üyeleri oy almak için umut satmaya çalışıyorlar. Bu her zaman böyle oldu ama bu kez inandırıcı olmakta zorlanıyorlar.

Burada ikircikli bir yaklaşımın da altını çiziyor Sağlam.,

Zira, hem bankacılar hem de siyasetçilerle girişilen samimi sohbetlerde iki taraf da işlerin kötüye gittiğini, bu kez yaşanan ekonomik şokun öncekilerden farklı olduğunu itiraf ediyor ancak buna çözüm üretecek iradenin yokluğundan dem vuruyorlar. Bu da mevcut ekonomik şoku öncekilerden ayırt eden ön önemli özellik.

Aslında ekonomi artan enflasyon, mali disiplinin gevşemesi ve diğer teknik açılardan önceki ekonomik dalgalanmalara oranla daha kırılgan bir yapı oluşturuyor. 

Sağlam'a göre, Merkez Bankası'nın (MB) faiz arttırımında bir yıldır başvurduğu oyalama taktiğinde sona gelinmiş vaziyette. Hükümetin isteğine göre faiz değiştirmenin bedelini yakında herkes ödeyecek gibi görünüyor.

Bir diğer sorun da artan kur. Bu trendin devam etmesi demek daha büyük sorunlar demek. Bu nedenle Sağlam, "Gelen kazayı önlemek için, faiz artışı, batı ile uzlaşma, siyasi tansiyonun düşürülmesi gibi radikal siyasi adımlara ihtiyaç var" çağrısı yapıyor ve ekliyor: Kötümserliğin en önemli nedenlerinden biri; gereken adımların atılacağına ilişkin güvenin kaybolması.