İbrahim Kahveci: '128 milyardan bize ne!'

Merkez Bankası’nın 128 milyar dolarlık rezervleri tartışma konusu olmaya devam ediyor. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan muhalefetin ısrarla sorduğu "128 milyar dolar nerede?" sorusuna yanıt verdi. Erdoğan, "128 milyar dolar ne buhar olmuştur, ne de haksız ve hukuksuz yere herhangi birinin cebine girmiştir" dedi.

Erdoğan "Son iki yılda, Merkez Bankası kaynaklarından 30 milyar dolar cari açığın finansmanı için kullanılmıştır. Yabancı sermaye çıkışı için kullanılan rakam 31 milyar doları bulmuştur. Reel sektörün döviz cinsinden borcunu azaltmak için talep ettiği kaynak da 50 milyar dolara ulaşmıştır. Vatandaşlarımız da 54 milyar dolar karşılığı döviz ve altın alarak, tasarruf tercihlerinde değişikliğe gitmiştir. Gördüğünüz gibi, sadece 4 kalemde 165 milyar dolarlık bir rakam ortaya çıktı" dedi.

Ancak bu açıklama da ekonomistleri tatmin etmiş değil. 

Karar yazarı Ibrahim Kahveci konuyu bugünkü köşesine taşıdı, özetleş şunları yazdı:

"….Mayıs 2019’da yüzde 49,5 oy alan Başbakanı sıfır oylu Başbakanla değiştirdiler... Piyasa mı yıkıldı?  

Merkez Bankası başkanlarından Murat Çetinkaya gece yarısı görevden alındı da ne oldu? Hatta yerine getirilen Murat Uysal’da bir gece yarısı görevden alındığında piyasalar bayram havası yaşamadı mı? Gerçi o hafta Hazine Bakanı Berat Albayrak istifası da vardı.  

Ama ne oldu ise Naci Ağbal’ın görevden alınması sonrası yaşandı.  

Hiç beklenmedik şekilde piyasalar alt üst oldu.  

Aslında benzer gelişme 128 milyar dolar işinde de yaşanıyor. Evet, seçim dolayısı ile olsun, ucuz kredi dağıtırken olsun yapılan yanlışları örtmek için ülkenin döviz namına nesi varsa satılıp heba edilmiş. Ama bunun topluma şimdilik kısa vadeli zararı 250 milyar lira civarında.  

Oysa sadece Naci Ağbal’ın değişimi sadece dış borçlarda 450 milyar lira maliyete yol açmadı mı?  

O dövizleri satmayacaktık.  

Piyasa fiyatından sattık derken zaten piyasa fiyatını baskılamak için sattıklarını söylemiyorlar elbette.

Kimseye iltimas geçilmedi ama sadece yabancılar bile döviz alıp giderken ucuz kur yerine daha yüksek kurdan paralarını TL’ye çevirecekti.  

Benzer örnek elbette oldukça fazla verilebilir.  

Ama Merkez Bankası hakkında iki temel yanlışı yeniden belirtelim: 

1- Kasada ne var ne yoksa satıldığı gibi, swap yolu ile yeni döviz borçlanmalarına gidilerek net bakiye eksiye düşmüş oldu. 

2-İhtiyat akçesi namına da kasa tamamen boşaltıldı.  

Bu iki gelişmeyi dikkate aldığımızda karşımıza nasıl bir fatura çıkıyor?  

Kasada para yoksa pandemi de önlem de yetersiz kalıyor. Her gün ortaya çıkan vaka ve vefat artışları bir bakıma ihtiyatsız bir ülkenin beklenen sonuçları oluyor.  

128 milyar dolar olsun, ihtiyat akçesi olsun bütün bunlar günü kurtarma politikası sonucu bugün ve yarın bizi ayazda bırakan yanlışlardı."

Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz