Haz 27 2018

‘İktidar ekonomide 2018’i tamamen gözden çıkarabilir’

Türkiye 24 Haziran’da tercihini yaptı ve tartışmalı bir sistem değişikliği ile yoluna devam ediyor. Aslında bu konuda ilk tercih 16 Nisan referandumunda ortaya konuldu. Parlamenter sistemden Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçiş onaylandı. Erken seçime giden yolda ekonomideki derin sarsıntılar etkili oldu. 

Alaattin Aktaş, seçim sürecinde ekonomideki kötü gidişatın seçim sonrası hangi iktidar olursa olsun ciddi yıkıma yol açabileceği uyarılarını yazan analistlerdendi. Aktaş, Dünya gazetesindeki son yazısında, “Şimdi neyi ne kadar farklı yapabileceğiz?” sorusuna cevap arıyor ve iktidarın “yitirilmiş bir yıl” olarak nitelediği 2018’i tamamen gözden çıkarabileceğiniz yazıyor.

AKP iktidarından önceki 15 yılda (1988-2002) iç borç olarak 177 milyar lirası anapara, 123 milyar lirası da faiz için olmak üzere 300 milyar lira ödeyen Türkiye, Bu dönemde ödenen dış borç ise 40 milyar lira ödedi. Döviz karşılığı 532 milyar dolar iç borç, 95 milyar dolar da dış borç.

Veriler, Hazine Müsteşarlığı tarafından oluşturulan resmi veriler…

“24 Haziran’dan, hatta partili Cumhurbaşkanlığı sistemine olanak veren Anayasa değişikliğinden önce arabadan da şikayet ediliyordu, yoldan da” diyen Aktaş, ironi yaparak “Şimdi o eski araba da atıldı ve yerine gıcır gıcır bir araba alındı. Aslında araba değişikliği kararı ta 16 Nisan 2017’de verilmişti de almak ancak 24 Haziran’a kısmet oldu. Arabayı yenilemişken o eski çukurlarla göçükle dolu yolu kullanmak olmazdı, asfaltı da yenileyip kaymak gibi yapıverdik. Artık yol, tüm dikenlerden temizlendi. O dikenlerin ne olduğu da bir muamma gerçi ama diyelim vardı, artık temizlendi” diyor.

“Çok radikal değişikliklere yönelme şansımız iki nedenle pek yok” diyen Aktaş, “Birincisi şunun şurasında dokuz ay sonra bir seçim daha yaşayacağız. Dolayısıyla kısa vadede can yakıcı önlemler duymamız pek söz konusu değil. Yani seçime kadar radikal bir takım kararlar beklemek doğru olmaz. Hatta tam tersine ekonomiyi genişletici, enflasyon açısından zaten yitirilmiş bir yılı tümden gözden çıkarıp 2019’a odaklanmayı öngören politikalara tanık olabiliriz” görüşünü dile getiriyor.

Aktaş’a göre faiz konusu zaman zaman ısıtılacak olsa da müdahale gibi bir adım atılmayacak. Aksi halde kendi ayağımıza kurşun sıkmış oluruz diyor ve ekliyor:

“Biz şimdi mevcut inşaata birkaç kat daha çıkma niyetindeyiz. Ama bunu yapmadan önce temeli biraz sağlamlaştırmamız gerekiyor. Hem zaten temelin pek sağlam olmadığından da şikayetçi değil miydik. O yüzden içinde bulunduğumuz dönemde öncelikle temeli iyice sağlamlaştırmak ve gereken onarımı yapmak durumundayız. Kat çıkmak en kolayı, yeter ki temel sağlam olsun. Ekonomideki bu temele fazla güvenmeye gelmez.”

Yazının tamamı için tıklayın