İmamoğlu ekonomide 'dış finansman'ın da umudu mu oldu?

23 Haziran İstanbul seçimlerini kazanan Ekrem İmamoğlu, sadece İstanbul'un geleceği için umut veren bir figür olmanın da ötesine geçerek Türkiye siyaseti ve ekonomisi için de önemli bir umut kaynağına dönüştü

Dünya Gazetesi yazarı Osman Ulagay, "Ekrem İmamoğlu’nun açtığı yeni sayfa" başlıklı yazısında, İmamoğlu'nun İstanbul aracılığıyla Türkiye'ye dış finansman ve proje desteği sağlanmasında önemli bir rol üstlenebileceğini yazdı.

Ulagay beklentisini şu satırlarla ifade etti:

"İstanbul’un dünyanın ilgisini ve hayranlığını çeken kentlerden biri olduğunu herkes biliyor. Şimdi bu muhteşem kentin yönetimini üslenecek olan Ekrem İmamoğlu’nun sergilediği siyasetçi profili, ortaya koyacağı büyük projelere ciddi boyutlarda dış finansman ve proje desteği bulmasını kolaylaştırabilir. Bunun gerçekleşebilmesi için Türkiye’nin Batı ile ve finans dünyasıyla ilişkilerinin kabul edilebilir düzeyde olması gerekir. Biraz iyimser olabilirsek İmamoğlu’nun İstanbul’da açacağı yeni sayfanın Türkiye’nin geleceğini de önemli şekilde etkileyebileceğini düşünebiliriz."

Ulagay, İmamoğlu'nun İstanbul'un geleceği için yeni bir sayfa açmayı vaat ettiğini hatırlattı ve bu söyleminin, onu ülkeyi ekonomik krize sürükleyen iktidarın duyarsızlığından yakınan seçmen kitlesinin umudu haline getirdiğine değindi.

İmamoğlu'nun 'buyurgan' lider modelini reddeden yaklaşımının Batı'nın da ilgisini çektiğini ifade eden Ulugay, Batı'nın desteğinin neden önemli olduğuna dairse şu tespitleri sıraladı:

"Türkiye’de 2002’den beri iktidarda bulunan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin her bakımdan en başarılı olduğu dönemin, Türkiye’nin Batı ile ve özellikle Avrupa Birliği ile sıcak ilişkiler içinde bulunduğu 2003-2007 dönemi olduğu herkesin bildiği bir gerçek. Halen 10 bin doların altında sürünen fert başına milli gelirimizin ilk kez 2008 yılında 10 bin doları geçtiğini, Türkiye’ye giren doğrudan yatırım sermayesinin o dönemde 20 milyar doları aştığını, sıfırlarını atan Türk lirasının o dönemde istikrara kavuştuğunu da unutmamak gerekiyor.

O günlerden bugünlere nasıl gelindiğini herkes biliyor. Türkiye şu anda ne yazık ki dış kredi riski çok yüksek olan, yatırım sermayesi çekemeyen ve resesyon tehdidi altında bulunan bir ülke konumunda. Öte yandan Batı dışındaki ülkelerin küresel ekonomideki payının Batı’nın payını geçtiği bir dünyada yaşıyoruz ama küresel sermaye hala büyük ölçüde Batı’nın ve uluslararası finans kuruluşlarının kontrolü altında."

https://www.dunya.com/kose-yazisi/ekrem-imamoglunun-actigi-yeni-sayfa/448402

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar