Kas 13 2017

'İnşaat sektörü çökebilir, seri iflaslar yaşanabilir'

 

İSTANBUL- Türkiye'de son dönemde yaşanan ekonomik dalgalanmalarla ilgili peş peşe uyarılar gelmeye başladı.

Artan enflasyon, dış borçlanma miktarında yükselme, döviz kurlarındaki keskin dalgalanmalar ve artan maliyetler nedeniyle tehlike sinyalleri veren Türkiye ekonomisine dair bir uyarı da Japon kredi derecelendirme kuruluşu JCR Eurasia Rating Başkanı Orhan Ökmen'den geldi.

Ökmen, inşaat sektörü öncelikli olmak üzere seri iflas riskinin arttığı uyarısında bulundu. 

Ancak ekonomide giderek artan stresin ardındaki gerçek sebep olarak siyasi atmosferdeki kötüleşen tablo görülüyor. Türkiye'yi yakın takibe alan derecelendirme kuruluşlarından S&P geçtiğimiz haftaki değerlendirmesinde siyasi krizlere dikkat çekmiş, bunun ekonomi üzerinde bir gerilim yarattığını açıklamıştı. 

S&P Türkiye'nin yatırım yapılabilir not görünümünü de olumsuzda tutmayı sürdüreceğini açıklamıştı.

JCR Eurasia Rating Başkanı Ökmen de benzer bir kaygıya dikkat çekiyor. OHAL'in kalıcı olduğu algısının istihdam, üretim ve yatırım odaklı sürdürülebilir bir büyümeyi engelleyici bir unsur oluşturduğuna değiniyor. 

Öyle ki, JCR Eurasia Rating üç ayda bir olan şirket incelemelerini haftada bire düşürme kararı aldı. Tespit edilen aksaklıklara dairse Ökmen şunları söylüyor:

 

Türkiye’nin durağanlaşma riski artıyor. Şu anda hem sektörlerde hem de firmalarda ciddi bir nakit tutma arzusu var. Borç ödeme arzusu düşüyor. Bu Türkiye’de ciddi bir likitide krizine yol açabilir. Hatta Türk bankacılık sektörü bazı sektörleri riskli ilan ederek onlara kredi tahsislerinde kısıntılara gittiğini duyuyoruz.

Ekonomi genelinde firmaların nakit tutma eğiliminin artması, ödeme sürelerinin uzamış olması ve ödeme arzusundaki düşüklük halleri, seri iflas risklerini büyütmüştür. Kredi Garanti Fonu ve bankaların toleransı ile ekonomide bir miktar yumuşatılmış olan genel nakit sıkışıklığı, tedarikçi zinciri vasıtasıyla hem yatay hem de dikey olarak sektörler ve firmalar arasına ve ekonominin geneline sirayet ederek kritik boyutlara yükselmiş ve seri iflas olasılıklarını hayli artırdı. Ayrıca, mevcut konjonktürde bankaların riskli ilan ettikleri sektörlere yönelik kredi isteksizliği de bu nakit sıkıntısını artıracak.

Ökmen'e göre 40 milyar dolara ulaşan cari açık finansman kalitesini bozuyor ve hukuksal düzenlemelerdeki geriye girişler risk oluşturuyor. Yabancı sermayenin ülkeye girişini engelliyor.

İnşaat sektöründe nakit sıkıntısının baş gösterdiğine dikkat çeken Ökmen, Türkiye ekonomisinin inşaata bağlı olmasının kırılganlığı arttırdığı görüşünde. Ökmen, TL’nin değer kayıplarının, fonlama maliyetleri üzerindeki olumsuz gelişmeler ve enerji fiyatlarındaki artışların inşaat sektörünün 2017 yurtiçi performansını ve likidite olanaklarını olumsuz etkilediği görüşünde.

Böyle altyapı projelerinin finansmanı giderek zorlaşıyor.

OHAL'in kalıcı hale geldiği algısının da piyasaları tedirgin ettiğine vurgu yapan Ökmen, OHAL'in, yabancı yatırımcıların ülkeden çıkışlarına veya ülkeye gelmeyi ertelemelerine sebep olduğuna da değindi.