Ağu 22 2019

Kahveci: Sansür ekonomisinde topluma nasıl bilgi ve analiz aktaralım?

Ekonomide tablo ağırlaşırken iktidar medyası toz pembe bir görüntü çizmeye devam ediyor.

Karar yazarı İbrahim Kahveci, “Yani gelişmeler elbette yaşanıyor ama ya hiç verilmiyor, bilgi açıklanmıyor ya da açıklanan bilgiler çok şaibeli” diyor.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) 2019 yılına ait hiç aylık bülten verisi açıklamanmadığını belirten Kahveci, “Kayıtlı çalışan sayısı nedir, emekli sayısı ne oldu; ne kadar prim toplandı, ne kadar emekli maaşı ödendi vs. bilgiler yok” ifadesini kullanıyor.

Yine İŞ-KUR Nisan 2019 sonrası “İşsizlik Sigortası Bülteni”nin de yayımlamadığına dikkat çeken ekonomist, “En son açıklanan nisan bülteninde işverenlerin işsizlik fonuna ödediği primden daha çok parayı istihdam teşviki adı altında fondan aldıkları görüldü. Kısaca, İşsizlik Fonu Patron Fonuna döneli veri açıklanmamaya başlandı” bilgisini paylaşıyor.

Kahveci, TÜİK’in açıkladığı resmi işsiz sayısının İŞ-KUR’a kayıt yaptıran işsiz sayısı sınırına ulaşmasından dolayı İŞ-KUR verisinin önemli olduğunun altını çiziyor ve ekliyor:

“Olayı şu şekilde izah edelim: İŞ-KUR resmi kayıtla başvuran işsiz sayısını açıklıyor. TÜİK ise anket usulü kayıtsız kesimin işsizlerini de buna ekliyor. TÜİK’in açıkladığı en son işsizlik verisi Mayıs 2019’a ait. Burada işsiz sayısı 4 milyon 157 bin kişi. Aynı ayda İŞ-KUR’a kayıt yaptırmış işsiz sayısı ise 4 milyon 085 bin kişiydi. Oysa geçen yıl Mayıs ayında TÜİK işsiz sayısını 3 milyon 136 bin açıkladığında İŞ-KUR’a kayıtlı işsiz sayısı 2 milyon 562 bin kişiydi.

Ya İŞ-KUR’un açıkladığı kayıtlı işsiz sayısı düşecekti, ya da TÜİK’in açıkladığı işsiz sayısı artacaktı. Yoksa TÜİK kayıtsız işsizlerle beraber toplam işsiz sayısını örneğin 4 milyon açıkladığında, İŞ-KUR’a kayıtlı işsiz sayısı 4,5 milyon olsaydı artık komedi ötesi bir tablo oluşurdu.”

TÜİK’in işgücü verisinin soru işaretleri içerdiğini kaydeden Kahveci, “Ekonomistler için verilerin güvenilirliğinin azaldığı ve/veya verilerin hiç yayınlanmadığı bir dönem yaşıyoruz” eleştirisi getiriyor. 

“Topluma nasıl bilgi ve analiz aktaralım?” diye soran ekonomist, “Zaten bilgiye ulaşamayan ve analiz edemeyenler tasarruf sahibinin parasını TL yerine dövize yatırmasından sonucu yaşamıyor muyuz” görüşünü dile getiriyor.


Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar