Kas 20 2017

KHK'lar iş dünyasını da vurdu

 

İSTANBUL-  Geçen yılki başarısız darbe girişiminin ardından art arda çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerini daha çok hissettirmeye başladı.

CHP tarafından hazırlanan, "OHAL, İş Dünyası ve Kaybeden Türkiye" raporu, Olağanüstü Hal (OHAL) nedeniyle ekonomik düzenlemelerin de KHK'lar kapsamına alınması neticesinde performansın düştüğünü, yatırımın gerilediğini ve yatırımcının tedirgin olduğunu ortaya koydu.

Rapor, 15 Temmuz'dan bu yana 1020 şirketin TMSF aracılığıyla devlet kontrolüne geçtiğini, yabancı yatırımcının yatırımlarını başka ülkelere kaydırdığını, uluslararası şirket yöneticilerinin Türkiye'ye ekonomi odaklı ziyaretlerini askıya aldığını ve turistlerin de tatil tercihlerini başka ülkelere yönlendirdiğini gözler önüne serdi.

TMSF'ye aktarılan 1020 şirketin toplam aktif büyüklüğü yaklaşık 41 milyar lira, özkaynak toplamı 18.2 milyar, ciro toplamı ise 22 milyar lira. Bu şirketlerde çalışan toplam kişi sayısı ise 46 binden fazla. 

Raporda şu tespitler yer aldı: 

  • Türkiye'den ithalat yapan kimi şirketler el konulması korkusuyla üretimlerini başka ülkelere taşıyor.

 

  • Kimi uluslararası firmaların OHAL düzenlemelerinin yürürlükte olduğu ülkelerle iş yapmama prensibi bulunuyor.

 

  • Yine aynı şekilde bazı sigorta şirketleri, Türkiye'de seyahat ve sağlık sigortasını kapsam dışı bırakıyor.

 

  • Yabancı yöneticiler Türkiye'yi gözden çıkarmış vaziyette. 

 

  • Ekonomik düzenlemelerin KHK kapsamına alınması yatırım yapma planı yapan şirketler için caydırıcı bir etki yaratıyor.

 

  • Yabancı şirketler iş yapacakları yerli şirketlerden "terörle bağlantısı yoktur" raporu istiyor.

Rapor aynı zamanda OHAL sonrası bozulan ekonomik göstergelere de dikkat çekti. Bunlar arasında artan dış borç, özel sektöre yüklenen ekstra yük, döviz kurundaki artış nedeniyle yaşanan ekonomik kayıplar, cari açığın yükselmesi, eflasyonun olumsuz etkisi ve işsizlik tespitler arasında ilk sıralara oturdu.

TÜSİAD Başkanı Erol Birecik: Pek çok talihsiz olay yaşadık ama artık bunları geride bırakmamız ve normalleşmemiz gerekiyor. Güven eksikliğini telafi edemezsek, yatırımcının önüne açık ve net bir yol haritası koyamazsak yüksek büyümeyi sürdüremeyiz.