Korona alışverişin üçte birini sildi

Koronavirüs nedeniyle Türkiye’de sokağa çıkma yasağı tartışılırken, virüs paniğinin erken safhalarında bile iç tüketimde yüzde 30’un üzerinde rekor bir daralma yaşandığı ortaya çıktı. Ülkede ilk koronavirüs vakası 11 Mart’ta görülürken, salgının hızla büyüdüğü 20-27 Mart haftasında vatandaşlar eve kapanmaya başlayınca ticaret hayatı çöküş yaşadı.

Bu eğilim, kredi kartı ve banka kartıyla yapılan harcamaları bir önceki haftaya göre yüzde 31, Şubat’ın son haftasına göre ise yüzde 37 daralttı.

Haftalık harcama tutarı 20-21 milyar lira düzeyinden 13.5 milyar liraya kadar düştü. Böylece, doların 7,2 TL’yi görüp bazı bankaların kredi kartlarıyla harcamaları sınırlandırdığı 17-24 Ağustos 2018 haftasından sonraki en büyük tüketim şoku görüldü. 

Merkez Bankası tarafından açıklanan rakamlara göre en büyük gerileme yaşayan iş kolu, faaliyetleri geçici olarak askıya alınan içkili restoran ve barlar oldu. Ayrıca havayolu sektörü ile artık sadece paket servis yapmalarına izin verilen restoranlar da rekor düzeyde gelir kaybı yaşadı.

 

Sektörlere göre harcamalarda haftalık daralma (%)

İçkili yerler

-86,4

Havayolları

-70,2

Kuyumcular

-68,4

Yemek

-66,8

Konaklama

-60,2

Giyim

-56,9

Sağlık

-45,8

Akaryakıt

-28,2

Market

-23,8

Çeşitli gıda

-23

Elektronik

-15

İnternet alışverişi

-14,8

 

Banka ve kredi kartıyla yapılan harcamaların oranı günlük ticarette ve ödemelerde giderek artarken, Türkiye’de geçen yılki toplam tutar 940 milyar liraya ulaşmıştı.

Söz konusu rakam hane halkının 2019’da yaptığı 2.45 milyar liralık toplam harcamanın yüzde 38.3, 4.28 trilyon lira olan milli gelirin ise yüzde 22’sini oluşturuyor.  Dolayısıyla kartlı harcamalarda yaşanan hızlı daralma ekonomide başlayan küçülmenin boyutları açısından da önemli bir ipucu durumunda.

Diğer taraftan 20-27 Mart haftasında başlayan birtakım yasakların geçen hafta daha da katılaşarak devam etmesi harcamalardaki azalışın daha da büyüyerek süreceğinin işaretlerini veriyor.

Yaşanan daralmanın artacağına ilişkin endişeler kamudan gelen adımlarla da onaylanmış durumda. Daha önce cari açık endişesiyle kredi kartı harcamalarında önemli kısıtlamalara giden ekonomi yönetimi bu kez tam tersi adımlarla harcamaları artırma isteğinde.

Önceki hafta alınan kart ekstrelerinin üç ay ertelenmesine dönük tavsiye kararının ardından, BDDK geçen hafta da tüketicilerin borçla finansmanını kolaylaştıracak bir dizi adım attı. Bunlar arasında geçen aya kadar yüzde 35-40 oranında uygulanan asgari ödeme oranının yüzde 20’ye indirilmesi var. Böylece tüketici daha az ödeme yaparak borç yani kredi miktarını büyütme imkanına kavuşmuş olacak.

Ayrıca alınan kararlar doğrultusunda kredi kartı ötelenen vatandaşlara yıl sonuna kadar ödemesiz dönem imkanı sağlandı. Daha önceki düzenlemeye göre asgari tutar üç ay üst üste ödenmezse kredi kartı kullanıma kapatılıyordu. 

Kartlı harcamalara bir başka destek de Merkez Bankası’ndan geldi ve Nisan başından itibaren kredi kartları ve kredili maaş hesaplarında aylık faiz oranı yüzde 1.4’ten yüzde 1.25’e indirildi.

Alınan kararların hızla düşüşe geçen tüketim ve kartlı harcamaları ne düzeyde toparlayacak belirsiz. Ancak koronavirüs fırtınasının daha başında yaşanan daralmanın son iki yılda büyük bütçe açıkları veren ve bu yıl ise umudunu tüketim kaynaklı vergi artışına bağlayan ekonomi yönetiminin hedeflerini zora soktuğu bir gerçek.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın hazırladığı 2020 bütçe planına göre Türkiye bu yıl yurtiçi mal ve hizmetlerden 264 milyar TL vergi geliri elde etmeyi hedefliyordu. Tamamen harcamalar üzerinden alınan vergileri gösteren bu tutar, tek başına vergi geliri hedefinin üçte birini oluşturuyor. Oysa tüketici harcamalarına karşı büyük bir hassasiyet taşıyan bu vergilerin  toplanmasının artık o kadar kolay olmayacağı anlaşılıyor.

Ve elbette bu da bütçe gelirleri üzerinde doğrudan azaltıcı bir etki demek. Bu da yılın ilk çeyreğinde düşen ihracat ve turizm geliri nedeniyle cari açığı artmaya başlayan ülke için uzun süredir unutulan ‘ikiz açık’ tehlikesinin tekrar gündeme gelmesi anlamını taşıyor. Literatürde cari açık ve bütçe açığının birlikte yaşanması anlamına gelen ‘ikiz açık’ tabiri, ülkenin kısa süre içinde bir ekonomik krizle karşılaşacağının en önemli göstergesi kabul ediliyor.


© Ahval Türkçe

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar