Korona salgını, İşsizlik Fonu ve Ahilik Sandığı

Korona salgını nedeniyle faaliyetlerine ara veren işyerlerindeki çalışanlara, günlük brüt ücretin yüzde 60’ı oranında ‘kısa çalışma ödemesi’ yapılacak. İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanacak kısa çalışma ödeneğine şu ana kadar 1 milyon işçi için başvuru yapıldı. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine göre işçi statüsündeki kayıtlı istihdam 14 milyon. En iyimser senaryo, ekonomi tamamen durmasa da 3 milyon işçinin kısa çalışma ödeneğine başvuracağı. 

İşini kaybedenlerin tamamını kapsamasa da kriz döneminde kısa çalışma ödeneğinin önemli bir işlev gördüğü ortada. Bu tablo, ödemelerin yapıldığı İşsizlik Fonu’nun önemini açık şekilde gösterdi. Fon, kara gün dostu olarak milyonlarca çalışanın imdadına yetişti. 

Diğer yandan İşsizlik Fonu’ndaki paranın hiç bitmeyecekmiş gibi harcanmasının ne derece hatalı bir yaklaşım olduğu ortaya çıktı. Korona salgınında 3 milyon kişinin kısa çalışma ödeneği alması durumunda aylık 5 milyar TL’lik bir ödeme söz konusu olacak. Üç ay olan ödenek süresinin altı aya kadar uzamasıyla birlikte yapılacak ödeme 30 milyarı bulacak. 

Korona salgınının işsizlikte önemli bir artışa yol açacağı da neredeyse tüm dünyanın ortak görüşü. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), 7 Nisan 2020 tarihli son raporuyla ilk tahminini revize etti. Korona nedeniyle işsiz kalacak kişilerin sayısının 25 milyondan çok daha fazla olacağı tahmin ediliyor.

ILO’ya göre toplam 3,3 milyarlık küresel işgücünün yüzde 81’i, daha şimdiden işyerlerinin tamamen veya kısmen kapanmasından etkilenmiş durumda. Dünya genelinde 2 milyar insan kayıt dışı çalışıyor ve bu grup özellikle risk altında.

Türkiye’de ise geçen yıl zirveye çıkan işsizliğin daha yukarılara tırmanması kaçınılmaz görünüyor. Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) tarafından hazırlanan araştırma notunda işsizliğin izlediği kronik seyir ve koronavirüs etkisi ele alındı. 

Bu araştırmaya göre; korona salgını patlak vermeden önce işsizlik, 2018 yılından itibaren artışa geçerken 2019 ortalarında doruk noktasına erişti. Ayrıca son iki yılda işsizlik sürelerinde belirgin bir artış yaşandı. Bir yıl ve daha uzun süredir iş arayıp bulamayan işsizlerin sayısı, ikiye katlanarak 1 milyonu aştı. 

Uzun süreli işsizlerdeki artışın, ağırlıklı olarak yükseköğrenim mezunları ile düşük eğitimli kesimde ortaya çıktığı görülüyor. Bu artış, kadın işsizler arasında oldukça yüksek. Özetle uzun süreli işsizler grubunda zaten var olan cinsiyet eşitsizliği iyice derinleşti. İşgücü piyasasına yeni giren gençlerden oluşan ‘daha önce hiç çalışmamış’ grubunda uzun süreli işsiz sayısı artışı da dramatik boyutlarda. 

Mart ayının ortalarından itibaren Türkiye’yi etkisi altına alan korona salgınının bu tabloyu ağırlaştıracağı aşikâr. Yine BETAM’a göre korona salgınının ekonomi üzerinde yarattığı şokun işsizlikte büyük bir tsunami etkisine yol açacağına şüphe yok. İşsiz kitlesine birkaç milyon daha eklenecek. 

İşsiz sayısındaki artış, doğal olarak işsizlik maaşı alanların sayısının artması demek. İŞKUR verilerine göre Ocak ayında 610 bin işsize 712 milyon TL ödendi. Geçen yıl yapılan işsizlik ödemesi 10 milyar TL’yi aştı. Korona salgını ise 2020 yılı için en iyimser tahminle 20 milyar TL’yi bulan bir işsizlik maaşı ödemesine yol açacak.  

Fondan yapılacak ödemeler kısa çalışma ödeneği ve işsizlik maaşıyla sınırlı değil. Geçen yıl işverenlere istihdam teşviki olarak 19 milyar TL ödendi. Asgari ücret desteği olarak ifade edilen bu teşvikler, 2020 yılında da sürecek. 

Dolasıyla korona salgınının istihdama vurduğu darbe, doğrudan ve dolaylı desteklerle İşsizlik Fonu’na yaklaşık 70 milyar civarında yük getirecek. İşçilerin maaşından 20 yıldır yapılan kesintilerden oluşan Fon’un varlığı, bu krizde önemli ölçüde eriyecek. 

Bu tablo, İşsizlik Fonu’ndaki paranın ne kadar çabuk suyunu çekebileceğini, bu nedenle kaynakların gayet itinalı kullanılması gerektiğini açık şekilde gösterdi. Ayrıca 1999 yılında, Bülent Ecevit’in Başbakanlığı döneminde kurulan İşsizlik Sigortası Fonu’nun Türkiye’de işçi-emekçi kesim için önemini, bir kere daha hep beraber anladık.  

Korona salgınının en çok etkilediği diğer bir kesim de küçük esnaflar. Yüzbinlerce işyeri salgın nedeniyle kapalı. Esnaflar, İşsizlik Fonu kapsamında olmadıkları için kısa çalışma ödeneği ve işsizlik maaşı alamıyor. Bu kesim için İşsizlik Fonu işlevi görecek olan Ahilik Sandığı 2017 yılında kurulmuştu. 2018 yılından itibaren prim toplamaya başlayacak ve ihtiyaç durumunda küçük esnaf için devreye girecekti. Ancak Ahilik Sandığı uygulaması, önce 1 Ocak 2020’ye, geçtiğimiz günlerde kabul edilen torba yasayla da bir kez daha ertelenerek 1 Ocak 2021’e bırakıldı. Ahilik Sandığı devreye girebilseydi 2 milyon 100 bin esnaf ve serbest meslek mensubu için işsizlik maaşı ve kısa çalışma ödeneği imkânı doğacaktı. 

Korona salgını, İşsizlik Sigortası Fonu’nun önemini ortaya koyduğu gibi, esnaflar için aynı işlevi görecek olan Ahilik Sandığı’nın gerekliliğini de gösterdi. Bu salgından gerekli dersleri çıkararak, İşsizlik Fonu’ndaki paranın amaç dışı kullanımına son verilmelidir. Aynı zamanda Ahilik Sandığı hızla devreye sokularak milyonlarca küçük esnafa koruma sağlanmalıdır. 


© Ahval Türkçe

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir 

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.