'Kriz patronlara yaradı'

Ekonomik krizin en büyük zararı toplumun hangi kesimine verdiği aşikar: Çalışanlar.

T24 köşe yazarı Barış Soydan’a göre, enflasyonun yüzde 20’yi zorladığı bir atmosferde, çalışanın refah seviyesini koruyabilmesi için yıl sonunda maaşların yüzde 25 artması gerektiğini belirtti.

Ancak bu zammın yapılma ihtimalinin zor olduğunu dile getiren Soydan, “Birçoğumuz krizde işini koruduğuna şükretmekle yetinecek. Şirketler krizi bahane göstererek ya hiç zam yapmayacaklar ya da enflasyonun çok altında zamlarla geçiştirecekler. Kriz, çalışanların reel gelirinde büyük bir tahribat yaratacak” uyarısında bulundu.

Böylece bu tablodan patronların karlı çıktığına dikkat çeken Soydan, yazısını şöyle sürdürdü:

“Bu açıdan bakılacak olursa krizin aslında  çalışanlardan burjuvaziye servet transferine yol açacağını söyleyebiliriz. Patronlar uzun zamandır bunu bekliyordu. İşçi ücretlerinin yüksekliğinden, işgücü maliyetinin Çin’i fersah fersah geçtiğinden, Bulgaristan, Romanya gibi Doğu Avrupa ülkeleriyle aynı seviyeye geldiğinden şikayet edip duruyorlardı. Dediklerine göre, ‘bu ücretlerle küresel pazarlarda rekabet etmek mümkün değildi.”

2015-2017 yılları arasında, 7 Haziran seçimlerini kaybeden AKP’nin panikle asgari ücreti bin 300 TL’ye çıkardığını hatırlatan soydan, bu hamlenin 1 Kasım seçimlerini kazandırdığını savundu.

Patronların bu artıştan çok rahatsız olduğunu kaydeden Soydan, kapalı kapılar arkasında yakındıklarını belirtti.

Soydan, patronların istediği ücret ayarlamasını enflasyonun yaptığını, enflasyonun 2017’de patlayarak çift haneli rakamlara çıktığını ve bunun da otomatik olarak ücretleri reel olarak düşürdüğünü hatırlattı.

Enflasyonun önümüzdeki dönemde izleyeceği seyre dairse, Soydan şu öngörüde bulundu:

“Enflasyon önümüzdeki dönemde daha da artacak. (Üretici fiyatları artışının yüzde 30’u geçtiği bir ortamda enflasyonda gerileme beklemek hayalcilik olur.) Dolayısıyla reel ücretler daha da gerileyecek. Maaşımız market sepetini doldurmaya yetmez olacak. Yıl sonu geldiğinde patrondan zam isteyeceğiz. “Halimi görüyorsun” diye cevap verecek, “Zar zor ayakta duruyorum… Ne zammı?” Aman şirket batmasın, diye gelirimizin bir kısmından vazgeçeceğiz. Emekçilerden burjuvaziye servet transferi derken işte bunu kastediyordum.

Biz, plazalardaki beyaz yakalı çalışanlar, maaş zammını patronla "bire birde", ama yağ çekerek ama yalvar yakarla halletmeye çalışacağız ama fabrika ve inşaatlarda işler böyle dönmüyor. İnşaat işçisi patronun odasına girip zam isteyecek değil ya... Oralarda iş sendikalara düşecek. Peki patronlar sendikalara, “Halimizi görüyorsunuz, ne zammı?” derse ne olacak?

Hareketli bir döneme giriyoruz. Üçüncü havalimanında olanlar, bana öyle geliyor ki, sadece bir başlangıç....”

Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz 

Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.