Ekrem Onaran
Ağu 29 2019

Krizin maliyeti büyüyor: 1 milyon istihdam kaybı, 49 milyar TL bütçe açığı!

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), sigortalı sayılarıyla bütçe ve sağlık verilerini sekiz aylık aradan sonra kamuoyuna açtı. Normalde aylık olarak yayınlanan istatistikler, 2018 yılının Aralık ayından bu yana güncelleme gerekçesiyle açıklanmıyordu. 

SGK’nin yayınladığı istatistik bülteninde, 2019 yılının Ocak-Mayıs dönemine ilişkin detaylı veriler yer aldı. Ekonomik kriz nedeniyle sigortalı çalışan sayısının azaldığı, buna bağlı olarak prim gelirinin düştüğü ve bütçe açığının tavan yaptığı görülüyor.

2019’un ilk beş ayında kurumun geliri 170 milyar TL, gideri 190 milyar TL oldu. 2018 yılının tamamında 15,7 milyar TL açık veren SGK bütçesi, bu yıl 5 ayda 20,2 milyar TL açık verdi. 

SGK’nin açıklarını geçmiş yıllarla kıyasladığımızda ekonomik krizin sosyal güvenliğe maliyeti daha net görülüyor. Ancak dikkatlerden kaçan önemli bir nokta daha var. 2008 yılından itibaren SGK’ye, Hazine tarafından bütçe açığını kapatmak için prim gelirinin yüzde 25’i kadar kaynak aktarılıyor. Bu para, devlet katkısı olarak aktarıldığı için açık kaleminde görünmüyor.

Esasında SGK bütçesindeki gerçek açık, devlet katkısı dâhil edilmediğinde daha ortaya çıkıyor. Yılbaşından bu yana, Sosyal Güvenlik Kurumu’na ‘devlet prim katkısı olarak’ olarak 29 milyar TL aktarıldı. Böylece SGK’nin beş aylık dönemdeki bütçe açığı 49 milyar TL. 

Sosyal güvenlik parametrelerinin en önemlilerinden biri, prim gelirlerinin emekli maaşını karşılama oranıdır. Geçen yıl yüzde 75,9 olan prim gelirlerinin emekli maaşını karşılama oranı, bu yılın ilk beş ayında yüzde 69’a geriledi. Yani SGK’nin prim tahsilatı emekli maaşı ödemelerine bile yetmiyor. 

Sigortalı çalışan sayılarına baktığımızda ise ekonomik krizin istihdam piyasasında yarattığı yıkım açık şekilde görülüyor. SGK verilerine göre, 4-a sigortalı çalışan sayısı 2018 yılının Eylül ayında 14 milyon 809 bin kişiyken 2019 yılı Şubat ayında 13 milyon 807 bin kişiye geriledi. Yani altı aylık dönemde kayıtlı istihdam 1 milyon azaldı. 

Şubat ayından itibaren SGK’ya kayıtlı istihdamda kısmi iyileşme görülüyor. Çalışan sayısı Mayıs ayı itibariyle 14 milyon 324 bin kişiye ulaştı. Ancak Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri, SGK’nin istatistiklerini teyit etmiyor. Örneğin SGK verilerine göre Nisan ayında 14 milyon 226 bin kişi olan kayıtlı çalışan sayısı, Mayıs ayında 14 milyon 324 bin kişiye çıktı.

Artış 98 bin kişi. Aynı dönemde 4-b statüsündeki esnaf ve çiftçi sayısında 77 bin, memur sayısında ise 5 bin kişilik artış görülüyor. Dolayısıyla Sosyal Güvenlik Kurumu’na kayıtlı çalışan sayısı Nisan’dan Mayıs’a 180 bin kişilik artış gösterdi. 

Aynı aylara bir de TÜİK verilerinden bakalım. Nisan ayında istihdam edilen kişi sayısı 28 milyon 199 bin kişiyken bu rakam Mayıs ayında 28 milyon 269 bin kişiye yükseldi. Çalışan sayısı 70 bin kişi arttı. Bu verilere göre TÜİK’te 70 bin olan istihdam artışı, SGK’de 180 bin! 

Normalde böyle bir durum imkânsız. Zira TÜİK’in istihdam verileri, kayıtlı-kayıtsız, sigortalı-sigortasız bütün çalışanları kapsıyor. Ayrıca TÜİK idari kayıtları da dikkate alarak istihdam rakamlarına ilişkin veri açıklıyor. SGK ise kuruma kayıtlı sigortalı sayılarını duyuruyor. Yani TÜİK’in istihdam rakamları, SGK verilerini de kapsıyor. Bu yüzden SGK’de 180 bin kişilik istihdam artışı söz konusu ise TÜİK’te de en azından bu kadar artış olmalı.

Sigortasız çalışanlarla birlikte daha yüksek olması da mümkün. Ama düşük olası imkânsız. Lakin burası Türkiye! Artık bunlara şaşırmıyoruz. Umarım yetkililer bu yaman çelişkiyi izah eden bir açıklama yaparak bizleri ve kamuoyunu aydınlatırlar. 

Bütün bu çelişkileri bir yana bırakıp açıklanan verileri gerçek kabul etsek bile, ekonomik krizin istihdam piyasasında yol açtığı hasarın işsizlikle sınırlı kalmadığı, devletin prim gelirleri azalırken sosyal güvenlikteki açığın arttığı görülüyor. Gelir gider dengesi bozulurken Hazine’den SGK’ye aktarılan kaynak katlanıyor. İşsiz maaşı ödemelerini de dikkate alırsak fatura kabarıyor. İstihdamdaki toparlanma ise henüz mevsimsel etkiyi aşacak bir nitelik göstermiyor. Sonbahar ve kış aylarının daha büyük bir işsizlik dalgası ve buna bağlı olarak yeni bütçe açıklarına hazırlıklı olmak gerekiyor.


© Ahval Türkçe

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.