Merkez Bankası artık altınlarını satıyor

Her geçen gün artan doları durdurmak için kamu bankaları aracılığıyla gizli satış müdahalesi yapan Merkez Bankası sonunda döviz rezervlerini bitirdi ve altınlarını satmaya başladı. Merkez Bankası verilerine göre bankanın kendisine ait döviz varlığını gösteren net pozisyon rakamı 18 Mart’ta 17.1 milyar dolara indi. Bu rakam ay başında 28.1 milyar dolardı ve Merkez Bankası’nın sadece bu ay en az 11 milyar dolarlık döviz satışı yaptığını gösterdi.

Öte yandan söz konusu 17.1 milyar dolar Merkez Bankası’nın kendi varlığı gibi gözükse de aslında bu doğru değil. Çünkü banka geçen yıldan bu yana rezervlerini güçlendirmek için piyasalardan swap yoluyla döviz borcu alıyor. Yapılan son hesaplamalara göre toplam swap miktarı Şubat sonunda yaklaşık 26.3 milyar doları buluyor. Bu rakamın 6 milyar doları Katar ve Çin gibi ülkelerin merkez bankalarıyla yapılan anlaşmalar, 20.3 milyar doları da iç piyasadaki bankalarla yapılan işlemlerden kaynaklanıyor.

Merkez Bankası söz konusu swap tutarını bilançonun yükümlülükler kısmına kaydetmediği için borç alınan bu paralar sanki kendi rezerviymiş gibi görünüyor. Buna karşın son veriler döviz rezervlerinin 26.3 milyar dolarlık borca karşın 17.1 milyar dolarlık seviyeye inmesi, aslında Merkez Bankası’nın gerçekte eksi rezerve düştüğü anlamını taşıyor. Yani banka bir nevi dövizde açık pozisyon yaparken bu açığın tutarı da 9.2 milyar dolar düzeyinde. Merkez Bankası’nın döviz rezervinin negatif bölgeye düşmesi ise 2001 krizinden sonra ilk kez olan bir durum

Diğer taraftan Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinde eksiye düşmesi aynı zamanda bir başka sonucu da gündeme getiriyor. Merkez Bankası dolaylı olarak kara gün parası olarak biriktirdiği altınlarını satıyor. Bankanın verilerine göre net altın rezervi 20 milyar doların biraz altında bulunurken, dövizdeki açık düşünüldüğünde gerçek rakamın 12 milyar doların altına sarktığını söylemek mümkün. Eldeki altınların da satılması Türkiye’nin zor günler için önem verdiği bir dayanağın erimesi anlamına geliyor.

Bütün bunlara karşın Merkez Bankası’nın dövizle mücadelesinin başarılı olduğunu söylemek de mümkün değil. Banka yılbaşından bu yana döviz fiyatlarını kontrol altında tutmak için 25-30 milyar dolar arasında satış yaptı. Ancak bu deli yüksek müdahaleye rağmen doların TL karşısında yüzde 10’dan fazla değerlenip 6.55 TL’ye çıkmasına engel olamadı. TL’deki bu değer kaybı üretim ve tüketimde büyük ölçüde ülke dışı kaynaklara bağlı olan Türkiye’de enflasyonla mücadeleyi zorlaştırırken, aynı zamanda iktidarın ekonomiyi canlandırmak için uyguladığı düşük faiz politikasını da çıkmaza sokuyor. Ayrıca koronavirüs krizinin henüz başında olan bir dünyada eriyen döviz rezervleri ekonomide çöküşe yol açacak bir krizin tetiklenmesi ihtimalini de artırıyor.


© Ahval Türkçe

 

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.