Haz 27 2018

Merkez Bankası: Rüya bitti, kredi çekmeyin

AKP’nin başkanlık yolundaki iki önemli viraj olan 16 Nisan referandumu ve 24 Haziran seçimleri öncesinde sübvansiyonlu krediler aracılığıyla uyguladığı para basma politikasını sessizce seyreden, hatta destek de veren Merkez Bankası gerçeklere döndü.

Banka bugün yayınladığı ‘Herkes için Ekonomi’ kliplerinin sonuncusunda fazla kredi kullanımının tehlikeli olduğu konusunu işleyerek ekonomideki yeni döneme ilişkin ipuçları verdi.

AKP 16 Nisan ve 24 Haziran’ı da kapsayan son 16 aylık dönemde Kredi Garanti Fonu aracılığıyla yaklaşık 250 milyar yeni kredi dağıtarak seçim ekonomisini finanse etmişti. Devletin KGF aracılığıyla kefil olduğu kredi tutarı Mart 2017’de 5 milyar TL düzeyindeyken son olarak 260 milyar lirayı geçti. Devlet güvencesiyle kredi kullanan firma sayısı ise 7 binden 400 binini üzereine çıktı. 

KGF’ Dağıtılan krediler teminat eksikliği nedeniyle kredi alma şansı olmayan firmalara likidite enjeksiyonu sağlarken, bu sayede parasal genişleme yani bir başka deyişle karşılıksız para basma politikası uygulandı. Son olarak 24 Haziran öncesinde alınan kararlarla kredilerin geri ödenmesi konusunda erteleme sağlayacak değişikliklere imza atıldı.

Böylece parasal genişleme kalıcı olurken, kredi büyümesiyle yaşanan para bolluğu son aylarda enflasyon ve dolarda hızlı artışlara neden oldu. AKP Hükümeti ayrıca, kriz yaşayan konut sektörüne destek için seçim öncesi piyasa göre yıllık 5 puan daha ucuz faizle konut kredisi dağıtması için kamu bankalarını devreye soktu. 

Merkez Bankası ise bu dönemde AKP’nin uyguladığı karşılıksız para politikasına destek verdi ve giderek artan nakit ihtiyacını karşılamak için bankalara yaptığı fonlama miktarını yüzde 50 artırıp 150 milyar liraya çıkardı. Ayrıca daha sonra Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek tarafından da kabul edildiği gibi zamanında faiz artırımı yapmadı. 

Aynı Merkez Bankası bugün yayınladığı klipte aşırı kredi kullanımı zararlarına yer verdi. Bankaya göre kredilerin hızlı artması nedeniyle tüketim, ithalat, cari açık ve kurlar artıyor. Ayrıca bankaların kredilerinde geri ödenmeme riski artıyor ve birçok firma borcunu ödeyemeyip batıyor.

Merkez Bankası’nın AKP’nin zaferiyle sonuçlanan Başkanlık seçimlerinden sonra sinyalini verdiği politika değişikliği ekonomide acı reçete beklentilerini güçlendirir nitelikte. IMF, Mayıs ayında yayınlanan bir raporda Türkiye’de seçim sonrası bankaların aldığı dış kredilere de sınırlandırma getirileceğini açıklarken bu yöntem kredilerde önemli bir daralma riskini de beraberinde getiriyor. 

İşte Merkez Bankası’nın o klibi: