'Merkez'in bağımsızlığı için kanunlar yetmiyor, anayasal güvence lazım’

Ekonomi Gündemi’nde Türkiye ekonomisini değerlendiren Güldem Atabay ile Eser Karakaş, Merkez Bankası’nın bağımsızlığı için kanunların yetmediğine dikkat çekti ve “Ekonominin düzenlenmesi için anayasal güvence lazım” dedi.  

 Programda TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarıyla ilgili bilgiler verildi. 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Mart ayına ilişkin tüketici ve üretici fiyat endeks verilere göre yıllık enflasyon 6. ayda da yükselişini sürdürdü ve 2019 Temmuz ayından bu yana en yüksek seviyeye çıktı.

Türk lirasının yüzde 10'a yakın değer kaybettiği Mart ayında üretici fiyatlarındaki yüksek enflasyon da dikkat çekti. 

 Programda Merkez Bankası’nın bağımsızlığı konusunda önemli konulara dikkat çekildi. Eser Karakaş “Merkez Bankası son aylarda en çok tartışılan konu. Anayasa’da merkez bankasının bağımsızlığı bir anayasal güvence haline getirmek gerek. Merkez Bankası başkanının süreci bitmeden görevden alınmasını mahkeme kararıyla tescil edilen yüz kızartıcı suça bağlamak lazım” dedi. 

Güldem Atabay Amerika’dan örnek verdi, “Bir Merkez Bankası başkanı Amerika yaklaşık 14 sene, en azından üç dört hükümet görebilecek şekilde para politikası görevi neyse onu gerçekleştirecek alan buluyor” ifadelerini kullandı. 

 

Özetle şunlar konuşuldu: 

“Bir yargıcın yasamanın takdirine bırakmayacak şekilde açık yazmak gerek. Türkiye’de anayasa var, altında kanun var. "Temel Kanunlar" yok. Bazı kanunları gerçek anlamada temel kanun olarak değerlendirmek gerek. Fransa’da buna organik kanun diyorlar. Mesela İhale Kanunu. Türkiye’de İhale Kanunu en büyük yoksuzluk kaynağı. Bütün pislikler oradan çıkıyor. 

Kamu İhale Kurumu var. Başkanı kim, bilmiyorsun. Kurumun adı yok ortada. Kamu İhale Kurumu başkanının adı Recep Tayyip Erdoğan. İstediği ihaleyi istediğine, istediği şekilde veriyor. O kurumunun başkanından bir itiraz da gelmiyor. Her ihale için kanunda bir şey yaptılar. 

Temel Kanun tanımlaması yapılarak İhale Kanunu bunun altına alınmalı ki yolsuzluk için herkes kendine göre değiştirmesin. 

Belirli kanunların değişmesini 2/3 çoğunluğa getirmek gerek ki kurumsal işlevsellik politikacıların güdümüne girmesin.  İhale Kanunu’nun 200 kere değiştirilmesine izin verilmemeli. 

Son yedi-sekiz senenin tecrübesi kamu kurumlarının yeniden işlevlerini görebilmeleri için anayasal güvencenin şart olduğu. 

Siyasal iktidarın istediği zaman temel yasalara dokunmaması lazım. Omurga oluşturulması lazım, dokunulmaması lazım. Bunun yapılması da çoğulcu, herkesin katkısı olduğu bir ortamda olacak ama Türkiye bundan çok uzakta. Eğitim, sağlık, hukuk ve ekonomide temel kanunlar tanımlayarak ülkenin kimse tarafından değiştirilemeyecek omurgasını oluşturmak gerekli.”