Muratoğlu: Geniş halk kitleleri daha önce görmediği fakirlikle boğuşacak

Türkiye, koronavirüsün de etkisiyle ekonomide zor günler geçiriyor. Yüksek işsizlik, yüksek fiyatlar, yüksek döviz kuru ve eriyen rezervler karşısında Türkiye’yi karanlık bir tablo bekliyor. Sözcü yazarı Murat Muratoğlu bugünkü köşesinde “devran bitmek üzere” diyerek “Çok yakında geniş halk kitleleri daha önce hiç görmedikleri bir fakirlikle boğuşuyor olacak” uyarısında bulunuyor. 

Türkiye bir şekilde döviz bulması gerektiğini belirten Muratoğlu, “Her ay milyarlarca dolar ödeme var… En basitinden özel sektörün Haziran ve Temmuz'da 5'er milyar dolar… Türk lirası verip Merkez Bankası'ndan dolar alacaklar… Yahu ülke ekonomisini yıllarca yöneten ekonomi bakanı Ali Babacan çıktı ne dedi? Merkez Bankası'nın net rezervleri negatifte… Yani? Kullanılan para, vatandaşın bankalara emanet ettiği mevduatların Merkez Bankası'na yatan munzam karşılıkları” ifadelerini kullanıyor. 

“Borcunuz var. Ancak bir kısmını ödeyip kalanı çeviriyorsunuz” diyen Muratoğlu, “Hem de borcu gelirle değil yeni borçlarla çeviriyorsunuz. Bir yerde tıkanıyorsunuz… Bu tıkanıklığı kısa vadede aşmak için en azından bir süre daha gitmek için yeniden borç bulmak gerek… Şu anda Türkiye tıkanmış durumda… İçeride para basarak kredi verirsin ama ne yapacaksın dışarıda?” diye soruyor.

Milyarlarca liralık kredinin “batak” olduğunu belirten Muratoğlu, şunları söylüyor:

“İflas etmek zaten yasak! Peki, ne yapsak? Batık krediler arka arkaya yeniden yapılandırılacak. Haliyle batık kredi oranı tabii ki düşük çıkacak! Yalandan da olsa rasyolar bozulmayacak. İyi de bankalar yeni kredi vermek için kaynağı nereden bulacak? Bulamayacak! Yurtdışından ekstra borçlanamıyoruz, mevcut olanı bile eksik döndürüyoruz. Maliyetler her geçen gün yükseliyor. Kimse ucuza kredi alamıyor.

Devletin kurumları özel bankaları zorluyor. Kredi risklerini kontrol etmesi gereken kurum risk almayan bankaları cezalandıracağını açıklıyor! Daha fazla kredi vermezsen cezayı ödersin diyor. Dünyanın gelişmiş ekonomilerinde ve bizim gibi gelişen ülkelerde örneklerini aradım. Bırakın benzerini uzaktan benzeyenini bile bulamadım! Alınan bu karar ne uluslararası kurallarla ne de serbest piyasa ile uyuşuyorlar. Belli ki ülke üzerinde bir şey deniyorlar! Emin olun bu deneylerin faturası hep vatandaşa patlar…”

Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz