Osman Ulagay: Davos 2020 hedeflerine varabilir mi?

Dünyanın etkili siyasetçileri ve iş dünyasının önde gelen temsilcilerinin katıldığı Dünya Ekonomik Forumu'nun (WEF) bu yılki zirvesi, "Uyumlu ve sürdürülebilir bir dünyanın tarafları" temasıyla başladı.

Bu yıl 50'ncisi düzenlenecek Davos Zirvesi'nde 117 ülkeden 3 bin iş insanı, siyasetçi, akademisyen ve sivil toplum kuruluşu (STK) temsilcisi yer alıyor.

Dünya yazarı Osman Ulagay "Davos 2020 hedeflerine varabilir mi?" başlıklı yazısında Davos zirvesini değerlendiriyor. 

Ulagay'a göre içinde bulundukları trenin lüks birinci mevki vagonunda dünyanın sorunlarına çare arayan Davos müdavimlerinin, trenin nereye gideceğini belirleyecek konumda olmaması Davos 2020’nin hedeflerine varmasını zorlaştırıyor.

Yazıda, bu yıl Davos toplantılarının 50.’sini düzenleyen Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Avrupalı ve Batılı bir kuruluş olduğunu hatırlatılıyor ve şöyle deniliyor:

"Batı’nın tetiklediği küreselleşme olgusunun güçlü bir savunucusu olarak başta Çin olmak üzere birçok ülkede ilk varlık gösteren Batılı kuruşlardan biri. Ancak sonuçta Avrupa merkezli ve küresel sermayenin desteğiyle ve küresel elitlerin katkısıyla yaşayan bir kuruluş. Bu yılki özel jetleriyle Davos’a gelen 150 milyarderin toplam servetinin 500 milyar doları bulduğu haberini geçen hafta okudum.

Davos 2020’de bu milyarderlerin de katılımıyla tartışılacak konuların başında iklim değişikliği tehdidi geliyor. Bu tartışmaya katılmak üzere Davos’a gelenler arasında geçen yıl dünya çapında büyük ilgi gören iklim değişikliğine karşı kampanyayı başlatan Greta Thunberg ve arkadaşları da var. Dünkü Financial Times gazetesinde, iklim değişikliği ile mücadeleye katıldıklarını açıklamış bulunan büyük finans kuruluşlarının iki yüzlüğünü ortaya koyan AVAAZ adlı küresel aktivizm örgütünün tam sayfa ilanı yayınlandı. 45 milyon online üyesi bulunan AVAAZ’ın kurucusu olan Ricken Patel, daha önce WEF tarafından “genç global lider” seçilmiş biri."

"Davos 2020’de tartışılanlar somut bir sonuç verir mi, başta iklim değişikliği olmak üzere öne çıkan sorunlara çare olacak uygulanabilir çözümler ortaya konabilir mi gibi sorulara çözüm ararken tüm bu çelişkileri hesaba katmak gerekiyor" diye konuya dikkat çeken Ulagay, "Unutmayalım ki iklim değişikliği sorununu ciddiye almadığını önceki gün Davos’ta bir kez daha açıklayan ABD Başkanı Trump’ın bir kez daha itibar gördüğü bir toplantıdan söz ediyoruz. WEF’in, “Davos’a geleceğim” diyen ve Davos’ta seçim propagandası yapan Trump’a “gelme” deme gücü yok" ifadelerini kullanıyor.