'Öyle bir sürece girdik ki, satacak dövizi bulmakta bile zorlanacağız'

Ekonomik kriz sürerken TL'de yaşanan değer kaybı her geçen gün artıyor. Koronavirüs salgını nedeniyle turizm sektörü de darbe alıyor. Turizmdeki kayıp aynı zamanda döviz girişini de etkileyecek.

Dünya gazetesi yazarı Alaattin Aktaş, yazısında dövizi tetikleyecek etkenlerin giderek çoğaldığına değiniyor.

Aktaş, "Bir yandan başta turizm olmak üzere döviz gelirini azaltacak olumsuzluklar... Diğer yandan döviz girişini sekteye uğratacak faiz indirimi gibi adımlar... Döviz kurunda yükselmeye yol açacak etkenler sanki giderek çoğalıyor. Bunlar ekonomik etkenler. Adı konmamış bir savaşın içinde olduğumuz gerçeğini de unutmamak gerek" diyor.

Aktaş'a göre "kurun sakin seyretmesini sağlayan başlıca etken hiç kuşku yok ki dövize olan talebin azlığıydı. Döviz talebi zaman zaman arttığında ise kamu bankaları devreye sokuldu ve bu talep anında karşılandı. Bu operasyonların ne pahasına olduğu apayrı bir konu. Sonuç önemliyse ve amaç kurun çok fazla artmamasıysa, ki öyle, bu sağlandı."

"Ama deniz bitiyor!" diyen Aktaş, "Öyle bir sürece girdik ki, bir süre sonra satacak dövizi bulmakta bile zorlanacağız. Hem bir yandan döviz arzı azalacak, hem bir yandan talep artış gösterebilecek" diye ekliyor.

Aktaş'ın yazısı özetle şöyle:

"Turizm cephesi bizi çok etkileyecek. Zaten şimdiden bunun işaretleri alınıyor. Kaldı ki, virüs yüzünden seyahatlerin azalmasının ötesinde bazı ülkelerden gelmek isteyen olsa bile biz kabul edecek durumda değiliz. Birkaç yüz bin Çinli ya da İranlı turist için milyonları bulan Rus ve Alman ziyaretçiyi riske atar mıyız? Bizim bazı ülke vatandaşlarına kapıyı kapatmış olmamız da yetmez ki. Tüm dünyada bu yıl daha az seyahat olacağını, daha az turizm hareketi yaşanacağını öngörmek için kahin olmak gerekmez. Dolayısıyla bizde bu virüs hiç olmasa bile genele yayılacak olumsuzluktan biz de etkileneceğiz.

Hızlı faiz indirimiyle çok iyi para kazanan yabancılar bu yıl Türkiye’yi terk etmeye başladı. Yılbaşından şubat ayının ortasına kadar olan bir buçuk aylık dönemde yabancı yatırımcılar tam 1.6 milyar dolarlık devlet iç borçlanma senedi satarak Türkiye’den çıktı. Bu dönemde hisse senedinden çıkış da 694 milyon doları buldu.

Yabancı faiz yüksekken almak, faiz düşünce de satmak ister. Şimdi faiz düşük. Faizin daha da düşeceği dile getiriliyorsa da bu pek gerçekçi bir yaklaşım değil. Dolayısıyla bu faiz düzeyinden yabancıların DİBS alması pek beklenemez. Yabancılar şu dönemde olsa olsa yüksek faizden aldıkları DİBS’leri satıp çıkar. İşte nitekim olan da bu. Ayrıca yabancı yatırımcı Türkiye’den çıkarken TL ile gitmeyeceğine göre, buyurun size bir döviz talebi daha... 

Ve biz faizi indirmeye devam ediyor, sonra da döviz bekliyoruz. Sanılanın aksine vatandaş dövize hücum ediyor değil. Geçen yıl sonunda 175 milyar dolar olan yurtiçi yerleşiklerin mevduat bankalarındaki döviz hesapları şubat ayı ortasında 176.4 milyar dolara çıktı. Artışın 633 milyon doları gerçek kişilerin, 774 milyon doları da tüzel kişilerin hesaplarından kaynaklandı. Kuşkusuz bankalardaki hesaplar vatandaşın aldığı dövizin tümünü yansıtmaz. Yastık altı olarak tanımlanan dövizin tutarını ve buradaki dövizde ne boyutta bir hareket yaşandığını bilme şansımız yok. Ama şunu gözlemek mümkün, vatandaş döviz büfelerine hücum ediyor değil."