Para politikasında faiz kararı sonrası…

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 19 düzeyinde sabit tutulmasına karar verdi.

Ekonomi Gündeminde bu hafta Ahval ekonomi yazarları Güldem Atabay ve Prof Eser Karakaş, faiz oranının sabit tutulmasına ve Mart ayı bütçe rakamlarına  ilişkin konuştu. 

Ekonomi Gündeminde öne çıkan diyaloglar şu şekilde:

Güldem Atabay:

Mart ayı bütçe rakamları açıklandı. Bütçe tarafında ilginç gelişmeler var. İlk çeyrek rakamlarından bahsediyorum; bütçe rakamlarındaki artış hızı geçen yılın ilk çeyreğine göre yüzde 12.6, faiz artışı giderler 10.3. 

Yüzde 16 enflasyon olduğunu düşünürsek, harcamalar tarafında frene basıldığını söylemek mümkün. Mal ve hizmet alımları 7.8 daralmış. Cari transferlerdeki artış 17.6. 

Dikkat çeken, faiz giderlerindeki artışın yüzde 30’a dayanmış olması... Bu genel olarak giderler tarafı ama gelirler tarafında benim açıklamakta zorlandığım bir güçlük var; bütçe gelirleri yüzde 34.6 artmış. 

Her iki dönemde Merkez Bankası kar transferini kapsar nitelikte. Vergi gelirlerindeki artış yüzde 45. Bunun ağırlıklı kısmı KDV ve ÖTV gelirlerinden kaynaklanmış. Kurumlar vergisi oranında ciddi bir artış var.  Ne oluyor Türkiye’nin ekonomisinde ki biz gelirler tarafında bunun yansımasını görüyoruz? 

Eser Karakaş:

Büyük bir iç borçlanma da yok, net 20 küsür milyar liralık iç borçlanma var. Dış borçlanma tam tersi. Daha da ilginci önümde şu an ilk çeyreğin Hazine nakit gerçekleşmeleri var. Hazine nakit gerçekleşmeleri genelde maliyenin açıkladığı rakamlardan daha kötü olur ama aşağı yukarı örtüşüyorlar. Bu da devlet açısından olumlu bir şey.

Güldem Atabay:

Para politikasında ne kadar böyle akıl dışılık varsa, maliye politikası tarafında da aslında biraz daha aklın hakim olduğunu söylemek lazım. Bu kadar kaynak varsa, hükümet neden pandemi desteklerini doğrudan desteğe çevirmiyor…  

Eser Karakaş:

Devlet aklı şunu söylüyor, tek çıta maliye kaldı. Yabancı yatırımcı bizim konuştuklarımız bakmaz yabancı borca bakıyor, onun daha da patlamaması için bütçeyi sıkıyorlar yoksa yatırımcı bulamazlar. Peki her yer kapalı, insanlar tüketim yapmıyor öyleyse nerden geliyor bu KDV artışı mesela?

Güldem Atabay:

Geçen sene krediler indi, insanlar tüketime yöneldi ama bu sene…? Ağbal’ın giderayak faiz artırmasının nedeni de oydu. Oradan Merkez Bankası’na geçelim istersen. Merkez Bankası faizi sabit tuttu ama metnin içinde değişiklikler yaptı… Piyasa neden Ağbal’ın görevden alındığını ve yerine Kavcıoğlu’nun atandığını biliyordu, şimdi de “ne zaman faiz indiririz” tartışmaları başladı. Bana haziran ayında faiz iner gibi geliyor ama ondan sonra nasıl bir senaryo bekler bizi ? 

Eser Karakaş:

Faiz sabit kaldı ama kurlar oynamadı… 

Güldem Atabay:

Kurlar oynamadı ama yerliler üç haftada 11 milyar dolar sattı. Bu hafta açıklanan verilerde görüyoruz ki yerlilerin satışı çok az yavaşlayarak devam ediyor, şirketler döviz almaya devam ediyor ama borsa halka arzları para çekiyor. Ama şimdi faiz inmeye başladıkça ne olacak, o önemli… 

Eser Karakaş:

Büyüme güçlü çıkacak gibi gözüküyor, ben bu kadar beklemiyordum açıkcası ama gerçekten bir şey söylemekte zorlanıyorum. 

Güldem Atabay:

Faiz indirimi burada gerçekten tüketimi mi körükleyecek yoksa Tl’deki devalüasyonu mu körükleyip daha da sert ve olumsuz  bir etki mi yaratacak bunu kestiremiyorum. İzleyip göreceğiz.

Eser Karakaş:

Kavcıoğlu’nun yazılarına baktım, onun faiz indirimine yönelik çok net mesajı var. Piyasa buna bakıyor herhalde…  Yavaş yavaş da 2021’in dördüncü ayına geldik ve 2022’de seçim var gibi. Dolayısıyla seçime yüksek faizle mi girmeyi tercih ederler, kurları ne yaparlar, vatandaş  faize mi daha duyarlı kura mı daha duyarlı siyaseten bilemiyorum… 

Güldem Atabay:

Kura daha hassas gözüküyor ama faiz indirmek iyi bir tercih değil bunu biliyoruz. Evdeki hesap çarşıya uyacak gibi gözükmüyor. 

Ekonomi Gündeminin tamamına buradan dinleyebilirsiniz...

 

Listen to "Para politikasında faiz kararı sonrası..." on Spreaker.