Ara 03 2017

Piyasa aldırmazlığı

İçinde bulunduğumuz 2000’li yıllar, özellikle de 2008’deki ekonomik krizin ardından yatırımcı davranışlara ilişkin bilimsel çalışmalar Nobel Ekonomi Ödülleri’ne damga vurdu.

Son 15 yılda ödül ekonomistlerin büyük çoğunluğu ekonomiyi psikoloji ve sosyolojiyle harmanlayan ‘Davranışsal iktisat’ alanında faaliyet göster isimler. Bu akım iktisadi sadece rakamlara göre çözümleyen klasik anlayışın dışına taşıyor ve hatta, bu rakamların oluşmasında insan psikolojisinin ne kadar belirleyici olduğunu inceliyor.

Türkiye’den bu yönde araştırmalar az olmakla birlikte, iktisatçı Mahfi Eğilmez internetteki blogunda dün, bugüne kadar en önemli makalelerden birine imza attı. Nobel Ödüllü iktisatçı ve yaşayan en iyi Keynes yorumcusu olarak bilinen Paul Krugman benzeri bir çözümlemeye giden Eğilmez, ‘piyasa aldırmazlığı’ olarak tanımladığı bir kavramı ortaya attı.

Eğilmez’e göre günümüzde özellikle  Türkiye gibi gelişen ekonomilerde yoğun olmak üzere yeni bir yatırımcı tipi giderek artıyor. Eğilmez bunu ‘Sürekli para kazanmak isteyen A ile, ona para kazandırmayı iş olarak edinmiş yatırım danışmanı B’ olarak tarif ediyor. 

A ve B, yaşadıkları ülkede siyasal, sosyal, ekonomik ne tür değişim olursa olsun hep kazanan tarafta olmak istiyor. Diyor ki Eğilmez, ‘A ve B, büyük bir çelişki içindedirler. Bir yandan beğenmedikleri, desteklemedikleri, içinde bulunulan sosyal, kültürel ve hukuki ortamı bozduğundan şikâyet ettikleri hükümetin gitmesini istemekte, bir yandan da hükümetin gitmesinin yaratacağı boşluğun oluşturacağı para kayıplarıyla karşılaşmak istememektedirler.’.

Bu ikilemin toplumlarda giderek arttığına ve değişimin hep para kazanma tercihi yönünde olduğuna işaret eden Eğilmez, ‘A ve B, piyasada dalgalanma olmaması için, inanmadıkları, beğenmedikleri hükümeti istemeyerek de olsa desteklemekte ve hatta zaman zaman o hükümetin partisine oy bile vermektedirler’ diye yazıyor. 

Mahfi Eğilmez  bu yeni yatırımcı profilinin piyasalarda yaptığı etkiyi, yani yaşamsal açıdan ters olsa bile her şekilde yatırıma devam etme isteğini ise ‘Piyasa aldırmazlığı’ olarak adlandırmış. Şöyle diyor:

Son birkaç yılda bu kadar büyük ve sık şoklar yaşanmasına karşın piyasaların tümüyle çökmemesinin temel nedenlerinden birisi; insanların kazançlarıyla düşünceleri arasında yaşadığı bu çelişkinin genellikle kazançlar lehine çözülmesidir. Bu şekilde çözüldüğü sürece piyasaların şoklardan etkilenerek çökmeye karşı çok daha esnek hale geldiğini görmek mümkün.

Piyasaların ve bu piyasalarda kazanç sağlamak veya aracılık etmek için bulunan insanların şoklara karşı esneklik kazanmış olmaları piyasaların çabuk kırılmasını önlemek açısından iyi bir gelişmedir. Buna karşılık bu esnekliğin işi aldırmazlığa vardıracak bir rahatlık sağlamış olması kötü bir gelişmedir. Çünkü aldırmazlık, yanlışı, eksiği düzeltmeyi engelleyen bir yaklaşım tarzıdır.