Prof. Alkin: Küresel beklentileri revize edecek miyiz?

Koronavirüsü ile ilgili son gelişmeleri aktarmaya çalışmıştım. Bugün ise konuya küresel ticaret ve büyüme açısından dokunacağım. Enseyi karartmadan elbette. 

Çarşamba itibarıyla Avrupa'daki büyük organizasyonların da koronavirüsü sebebiyle ertelendiğinin haberini aldık. Hele ki, dünyanın en büyük GSM Fuarı olan MWC Barselona'nın iptal edilmesi oldukça dikkat çekici oldu.

En büyük geliri Turizm olan bölgelerin virüs sebebiyle büyük bir gelir kaybına uğramalarının yanı sıra, markaların yeni ürünlerinin piyasaya sürülmesinin gecikmesi de firma karlılıkları üzerinde olumsuz etki yaratacağı görülüyor.

Eğer bu virüs ortaya çıkmasaydı 2020 yılında küresel büyümenin yüzde 3.3 civarında olacağı düşünülüyordu. Güney Doğu Asya'nın büyümesi ise ortalama yüzde 4.7 civarında bekleniyordu. Açıkçası son bir aydır yaşadıklarımız üç ay daha devam ederse tüm büyüme beklentilerinden 0.2 ile 0.4 puan arasında tırpanlamamız gerekecek. 

Dünya Ticareti ile ilgili de beklentiler çok olumluydu. Geçen yıl küresel ticaret miktar bazında %0.3 büyürken değer bazında % 3 geriye gitmiş. Yani daha fazla mal daha ucuza satılmış. Bu yıl ise virüs ortaya çıkmadan beklentiler şöyleydi: Miktar bazında % 2.5 artış, değer bazında % 3 artış.

Demek ki, uzun bir zamandan sonra ihracat fiyatlarında artış bekleniyordu. Ancak şu anki durumda bu rakamları da revize etmek gerekecek. Burada da miktar bazında 0.5 puan ama değer bazında 1 puan gerileme ortaya çıkabilir. 

Corona Virüsü neticesinde Çin'de duran üretimin Türkiye'ye kayacağı, bunun da büyümeye 0.5 puan katkı vereceğini söyleyen uzmanlar var. Dün özellikle hazır giyim ihracatçılarının bazılarıyla görüştüm. Ciddi bir talep artışı olduğunu teyit ettiler ancak kapasite olarak hazırlıksız yakalanmışlar.

Fiyatı göreceli olarak ucuz markalar ve zincirlere mal üretenler ise daha umutlu bir bekleyiş içinde. Katma değeri yüksek olmayan basit üretimlerin Türkiye'ye kayması büyük bir olasılık. Ancak, bu üretimi yapacak olan firmaların hammadde ve aramalında dışa bağımlı olduğunu da biliyoruz.

Normalde Çin'e söz konusu hammaddeyi ya da aramalını satan Avrupalı firmalar, henüz satışlarını kaydırmamış gözüküyorlar. 

Özetle, virüs dolayısıyla Çin'deki üretim yavaşlaması devam ederse, yakınlık avantajını kullanarak yükselecek bir çok sektör Türkiye'de bulunuyor. Ancak bu sektörlerin çok yüksek katma değer yarattığını söylemek zor. Bahsettiğimiz yüksek teknoloji ürünleri değil maalesef. Yine de ekonomideki zorlu virajları dönerken bu gelişmelerin bize faydası olacağını ummak istiyoruz.

Bu arada dün açıklanan sanayi verilerinden önce 2019 yılını % 0.4 ile % 0.7 arasında büyümeyle bitireceğimizi söylemiştim. Şimdi bu beklentimi % 0.6 ile % 1.0 arasına yükseltmiş bulunuyorum.


Bu yazı Prof. Emre Alkin'in kişisel internet sitesinden alınmıştır.